UA-89691712-1
Öne Çıkanlar ağustos ayı Güvenlik Görevliler malatya belediye göbeklitepe

Mevcut Kanunlar Kadınları Korumuyor

Kadın cinayetleri son günlerde ülkenin önemli gündemlerinden biri oldu. Emine Bulut cinayeti ile gündeme geldi bu konu ama Emine Bulut Son 7 ayda öldürülen 285 kadından sadece biriydi. 2018 istatistiğine göre ise 440 kadın cinayeti kayda geçti. Rakamlar çok vahim. Bu 1 haftada 9 kadın cinayetinin işlenmesi demek. Bu yazıyı yazarken dahi kadının kocası tarafından 4 yaşındaki çocuğunun gözü önünde boğazından ve birçok yerinden bıçaklandığı haberini okudum. Her gün en az bir kadın cinayetinin işlendiği bu ülkede gündemden düşecek gibi değil bu konu, maalesef. Çünkü yazının başlığında da zikrettiğim gibi, mevcut kanunlar kadınları korumuyor.

Neden böyle diyorum, çünkü toplum söz konusu olunca rejim, sistem ve bunlardan olan kanunlar belirleyici bir rol oynuyor. Bir olumsuz sonuç varsa mutlaka sebep olarak rejim, sistem ve kanunlar sorgulanmalıdır. Her bir cinayette yenilenen kanunların çözüm üretmediğini gördük, görüyoruz. O halde bir de bu kanunları ortaya koyan sistemi, anlayışı sorgulamalıyız. Bu bağlamda meseleyi birkaç açıdan değerlendirmek istiyorum.

Öncelikle kanunlar, hem kamuoyunda İslami atmosferi oluşturmuyor hem de bireyde Allah korkusunu yerleştirmiyor. Çünkü kanunlar kendini bu manevi konuda sorumlu hissetmiyor. Oysa Allah korkusu olmayan toplumda veya bireyde ne vicdan olur ne merhamet ne sevgi kalır ne de hikmet. Her kişinin başına polis dikebilecek bir durum da söz konusu olmadığına göre bu durum toplumu fesada doğru sürüklemekte. Sonuç olarak da gelen her gün dünü aratır oldu.

Diğer meseleye gelince; kadın cinayetlerinin çoğu kadının kocası tarafından işleniyor. Bu açıdan baktığımızda kanunlar karı koca arasındaki problemi bulup çözüme kavuşturmak yerine çözümü kocayı kadından uzaklaştırmak da buluyor. Belki karı koca arasındaki mesele çözüme kavuşacak bir mesele iken devlet en az 1 ila 6 ay arasında kocaya uzaklaştırma cezası vererek çiftlerin birbirinden uzaklaşıp sorunun öylece kalmasına ya da daha da büyümesine sebep oluyor. Koca bu durumu gururuna yediremeyip öfkelenip eşine karşı kin tutabiliyor.

Kadında devletin gücünü arkasında görüp evliliği konusunda rahat hareket edebiliyor. Bu durum Allah'tan korkmayan kocanın çoğu zaman şiddete başvurmasına sebebiyet vermekte, en iyi ihtimal aileyi dağıtabilmektedir. Şunu da söyleyeyim, bu uzaklaştırma cezası kağıt üzerinde olan bir durumdur. Kadının kapısına polis dikildiği ya da özel koruma tahsis edildiği falan yok. Erkek istediği zaman bu sınırı aşıp kadına istediği şiddeti uygulayabilmektedir. Her zamanki gibi suçu önlemeye yönelik olmayan kanunlar...

Bir diğer mesele de cezaların caydırıcılığı meselesi ki cinayet, tecavüz ya da bunun gibi suçlarda caydırıcı bir ceza olmadığını hepimiz biliyoruz. Kamuoyunda bu tür taciz, tecavüz, cinayet vakalarında sürekli olarak "idam istiyoruz","kısas istiyoruz" söylemlerini duyuyoruz. Evet çünkü toplum olarak bu cezaların katile ya da tacizciye yaradığını görüyoruz. Toplum olarak caydırıcı ceza istiyoruz ve Rabbimizin bu konuda en uygun cezayı verdiğini biliyoruz.Ama bir şey daha biliyoruz ki o da ne milletin istedigi idam gelecek ne de Allah'ın kanunu olan kısas gelecek. Çünkü kanunları uygulayanlar için ne Allah'ın kavli muhimdir ne de milletin ne dediği. Mühim olan AB'nin kriterleri ve memnuniyetleridir!..

Rabbim bizi razi olduğun bir toplum eyle.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
saliha 2 hafta önce

gerçekten günümüzdeki probleme ışık tuttunuz Allah razı olsun aile yapımız gittikçe bozuluyor umarım daha kötü olmadan düzelir Allah sizin gibi duyarlı insanların sayısını artırsın.

Avatar
Abdulcelil 2 hafta önce

Mevcut kanunların kadınları koruyamadığı bir hakikat ancak mevcut kanunlar sadece kadını değil erkekleri ve çocukları da koruyamıyor. Ülkemizde artan boşanma vakaları ortalıkta kalan istismara maruz kalan çocuklar uyuşturucu bataklıgına saplanmış gençler vs. Allah sonumuzu hayreylesin...