Şanlıurfa Barosu tarafından, Adil Yargılanma Hakkına Erişim Derneği (AYHED) paydaşlığında ve Avrupa Birliği desteğiyle yürütülen “Şanlıurfa Bölgesinde İnsan Hakları İhlallerine Karşı Hukuki Mücadele Kapasitesinin Geliştirilmesi” projesi kapsamında “Savunmayı Savunmak: Avukatlık Mesleğinin Uluslararası Güvencesi” başlıklı çalıştay, Doğu ve Güneydoğu bölgesinden baro başkanlarının katılımıyla Şanlıurfa’da gerçekleştirildi.
Çalıştaya, bölge baro başkanlarının yanı sıra Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu üyeleri Av. Ali Bayram ve Av. Nizam Dilek de katıldı.
ÖNCEL: SAVUNMA HAKKI ADALETİN VAZGEÇİLMEZ UNSURU
Açılış konuşmalarında Şanlıurfa Barosu Başkanı Av. Abdullah Öncel, avukat haklarının korunması bakımından Lüksemburg Sözleşmesi’nin taşıdığı kritik role vurgu yaparak, bugüne kadar 26 ülkenin sözleşmeye taraf olduğunu ifade etti.
Öncel, çalıştay açılışında ayrıca savunma hakkının adaletin vazgeçilmez unsuru olduğuna dikkat çekerek, avukatlık mesleğinin bağımsızlığı ve güvenliğinin yalnızca meslek mensuplarını değil, yurttaşların adalete erişim hakkını da doğrudan etkilediğini vurguladı ve ortak savunuculuğun önemine dikkat çekti.
DOĞAN: HUKUKİ MÜCADELE KAPASİTESİ, GÜÇLÜ BİR SAVUNMA OLMADAN YÜKSELEMEZ
Proje Koordinatörü Ahmet Doğan, açılış konuşmasında şu değerlendirmeyi yaptı: “İnsan hakları ihlallerine karşı hukuki mücadele kapasitesi, güçlü bir savunma olmadan yükselemez. Savunma zayıfladığında yalnızca avukatlar değil; adalet duygusu, toplumsal barış ve hukuk devleti de zayıflar.”
Program kapsamında, Urfa Barosu ETKİN SAVUNUCULUK Projesi tarafından hazırlanan ‘Savunmayı Savunmak’ raporu katılımcılara sunulurken, Avukatlık Mesleğinin Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi (Lüksemburg Sözleşmesi)’nin çerçevesi ve hedefleri ise Türkiye Barolar Birliği Avukat Hakları Merkezi Sözcüsü Av. Deniz Özbilgin tarafından aktarıldı.
Savunmayı Savunmak’ raporu, avukatlara yönelik şiddetin sadece mahkeme ve haciz alanlarıyla sınırlı olmadığını ortaya koydu. Şiddetin adliye koridorlarından karakollara, avukatlık ofislerinden mezarlık gibi kamusal alanlara kadar yayıldığı belirtildi. Raporda, Lüksemburg Sözleşmesi’nin izleme mekanizması GRAVO ile devletlere, avukatların güven içinde çalışmasını sağlama yükümlülüğü getirildiği vurgulandı.
Çalıştay oturumlarında bölge baroları, sahadan deneyimlerini paylaşarak, avukatların mesleki faaliyetleri sırasında karşılaştıkları risklerin görünür kılınması, savunma hakkının etkin kullanımı ve uluslararası standartların iç hukukta güçlendirilmesi başlıklarında değerlendirmelerde bulundular.
BARO BAŞKANLARINDAN ORTAK ÇAĞRI: SAVUNMA HAKKI GÜÇLENDİRİLMELİ
Çalıştayın sonunda baro başkanları tarafından ortak açıklama yayımlanarak; insan hakları ve hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde güncel gelişmelere ilişkin değerlendirmeler paylaşıldı, temel hak ve özgürlüklerin korunması ile ihlal iddialarında etkili soruşturma yürütülmesi çağrısı yapıldı.
Ortak açıklamada ayrıca, avukatlık faaliyetinin kriminalize edilmesine karşı savunmanın uluslararası güvencelerinin güçlendirilmesi ve Lüksemburg Sözleşmesi’nin hayata geçirilmesi gerektiği vurgulandı.
Şanlıurfa Barosu, proje kapsamında hazırlanan raporların ilgili kurumlarla paylaşılması ve savunma hakkını güçlendirmeye yönelik savunuculuk çalışmalarının sürdürülmesi amacıyla bölge baroları ve paydaşlarla işbirliğini devam ettireceğini bildirdi.

0 Yorum