kaynak olarak ekleyin
Küresel iklim değişikliği, Türkiye’de yalnızca yükselen sıcaklıklar ve kuraklık riskiyle değil, tarımsal üretim haritasında yaşanan köklü dönüşümle de etkisini hissettiriyor. Değişen iklim koşulları ürünlerin coğrafi dağılımını baştan çizerken, geleneksel ekim takvimleri kayıyor, tropikal ürünler Türkiye topraklarında geniş yer buluyor.
AKDENİZ ÜRÜNLERİ KUZEYE KAYDI, TROPİKAL MEYVELER GÜNEYİ SARDI
Ülke genelinde yaşanan sıcaklık artışları ve iklim kaymaları, hangi ürünün nerede yetiştirileceğini yeniden belirliyor. Akdeniz iklimine özgü ürünlerin Karadeniz Bölgesi'nde dahi yetiştirilebildiği gözlenirken, Akdeniz ve Ege'nin simgesi olan zeytin ve incir Marmara’nın serin iç kesimlerinde kendine yer buluyor. Narenciye üretim alanları kuzeye doğru genişlerken, Türkiye’nin güney hattında ise tropikal meyve üretimi hızla yaygınlaşıyor.
EKİM TAKVİMİ ŞAŞMAYA BAŞLADI
İklim krizinin bir diğer somut etkisi ise ekim ve dikim takvimlerinde yaşanıyor. Türkiye’nin batı ve güney bölgelerinde tarımsal sezon her yıl daha erken başlarken, doğu bölgelerinde süreç halen daha geç seyrediyor. Ancak sıcaklık farklarının kapanmasıyla birlikte bölgeler arasındaki geleneksel üretim dengesi de kademeli olarak bozuluyor.
TARIMIN BAŞKENTİ ŞANLIURFA’DA ÜRÜN YELPAZESİ DEĞİŞİYOR
Geleneksel tarımın kalbi konumundaki Şanlıurfa da bu tarihî dönüşümden payını alıyor. Bölgede yıllardır hakim olan pamuk ve mısır gibi geleneksel ürünlerin yanı sıra artık alternatif sebze ve meyve üretimine ağırlık veriliyor. Değişimin en net adresi ise semt pazarları oldu; Şanlıurfa pazarlarında ejder meyvesi gibi tropikal ürünlerin tezgahlara inmesi, iklim değişikliğinin tarladan sofraya uzanan etkisini gözler önüne seriyor.
Kaynak: ALİ YALÇIN


0 Yorum