kaynak olarak ekleyin
ÖZEL HABER l Şanlıurfa kırsalında ve yüksek kesimlerinde tamamen doğal ortamında kendiliğinden yetişen yabani alıç meyvesinde beklenen sezon açıldı.
Sonbaharın gelişi ve havaların soğumasıyla birlikte yerel halk tarafından dağlardan toplanan alıç, kent merkezindeki tezgahlarda yerini almaya başladı. Kışın habercisi olarak bilinen ve herhangi bir insan bakımı gerektirmeden yetişen bu özel meyve, kendine has ekşimsi tadı ve şifalı yapısıyla vatandaşlardan büyük ilgi görüyor.
DAĞLARDAN TEZGAHLAR INEN ŞİFA DEPOSU
Fındık büyüklüğünde olan ve sarı, kırmızı ile turuncu tonlarında renk çeşitliliği sunan alıç, özellikle ekim ayıyla birlikte en çok tercih edilen yöresel lezzetler arasında yer alıyor. Doğadan doğrudan sofralara ulaşan meyve, zengin flavonoid içeriği sayesinde güçlü bir antioksidan deposu kabul ediliyor. İçerdiği bileşenler sayesinde vücuttaki serbest radikalleri uzaklaştıran alıç; bağışıklık sistemini destekliyor, enfeksiyonlara karşı koruma sağlıyor, böbrek taşı oluşumunu önlemeye yardımcı oluyor ve diyabet ile astım gibi kronik inflamatuar rahatsızlıklara karşı vücut direncini artırıyor. Meyvenin ayrıca sinir sistemini yatıştırıcı, hafızayı güçlendirici ve hücresel yaşlanmayı geciktirici etkileri bulunuyor.
KALP VE DAMAR SAĞLIĞININ DOĞAL DESTEKÇİSİ
Alıç meyvesinin öne çıkan en belirgin özelliği ise kalp ve damar sistemi üzerindeki olumlu etkileri. Kan damarlarını gevşetip genişleterek kan akışını düzenleyen alıç, yüksek kan basıncını dengeleyerek tansiyonun düşürülmesine katkı sağlıyor. Kalp ritim bozuklukları, damar sertliği ve çarpıntı gibi şikayetlerin hafifletilmesinde destekleyici rol oynayan meyve, damar duvarlarında plak oluşumuna yol açan trigliserid ve kötü kolesterol seviyelerini düşürmeye yardımcı oluyor. Uzmanlar, alıcın taze tüketiminin yanı sıra çay olarak 3 haftalık düzenli kullanımının kan dolaşımını ve kalp sağlığını korumada belirgin yararlar sağladığını vurguluyor.
Kaynak: MUSTAFA EKİNCİ


0 Yorum