ERGENLERDE YEME BOZUKLUKLARI

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Son yıllarda çocuk ve ergenlerde yeme bozukluklarının görülme sıklığı dikkat çekici biçimde artıyor. Dünya Sağlık Örgütü  göre yeme bozuklukları, ergenlik döneminde ortaya çıkan en ciddi ruh sağlığı sorunlarından biri olduğunu ve ölüm oranı en yüksek psikiyatrik hastalıklar arasında yer aldığını söylüyor. 

Yapılan çalışmalar yeme davranışındaki ani değişimlerin çoğu zaman kaygı, depresyon ve benlik saygısı sorunlarıyla yakından ilişkili olduğunu gösteriyor. Amerikan Psikiyatri Birliği’ne göre anoreksiya nervoza (kişinin kilo alma korkusu nedeniyle yemek yemeyi ciddi biçimde kısıtladığı bir yeme bozukluğu) ve bulumiys nevroza (kişinin aşırı yedikten sonra suçluluk duyup kusma, aç kalma gibi telafi davranışlarına yöneldiği bir yeme bozukluğu) gibi yeme bozukluklarının temelinde çoğunlukla kontrol ihtiyacı ve değersizlik duyguları yer alıyor.

 

NEDEN BU KADAR YAYGINLAŞTI?

Bugün çocuklar sürekli kıyas içinde ve sürekli rekabet içinde oldukları bir dünyada büyüyor. Sosyal medya filtreleri, idealize edilmiş bedenler ve kusursuz yaşam görüntüleri, özellikle ergenlerin beden algısını ciddi biçimde etkiliyor. Araştırmalar, sosyal medyada geçirilen sürenin artmasıyla beden memnuniyetsizliği ve yeme bozukluğu belirtilerinin de arttığını gösteriyor. 

Özellikle ergenlik döneminde çocuk, “Ben yeterince güzel miyim?” sorusunu sormaya başladığında, yemek çoğu zaman bir kontrol aracına dönüşüyor. Kilo vermek, çocuğun kendini değerli hissetmek için bulduğu bir yol haline gelebiliyor. 

 

AİLELER NELERE DİKKAT ETMELİ?

Aşağıdaki değişimler sadece kapris gibi görülmemelidir:

Yemekleri atlama veya çok küçük porsiyonlarla yetinme

Sürekli kilo, kalori veya vücut hakkında konuşma

Yemek yedikten sonra yoğun suçluluk hissetme

Gizli yeme ya da yediklerini telafi etmeye çalışma

Aynaya takıntılı şekilde bakma veya bedeniyle dalga geçme

Bu belirtiler, erken dönemde fark edildiğinde tedavi şansı oldukça yükseliyor

 

NASIL DESTEK OLABİLİRSİNİZ?

En önemli nokta şudur: Yeme bozukluğu bir “irade problemi” değil, psikolojik bir rahatsızlıktır. Bu davranışların arkasında yatan duyguları görmeye çalışmak büyük önem sahiptir. 

Aile içinde kilo, diyet ve beden üzerinden yapılan yorumlar çocuğun içsel baskısını artırıyor. Ebeveynlerin eleştirel tutumlarının yeme bozukluğu riskini yükselttiği biliniyor. Ebeveynlerin rol model olması büyük önem kazanıyor. 

Yargılamadan dinlemek, onu anlamaya çalışmak ve profesyonel destek almaktan çekinmemek, iyileşme sürecinin temelini oluşturuyor. Yeme bozuklukları yemekle değil, duygularla ilgilidir. Ve bir çocuğun duyguları görüldüğünde, bedeninin yükü hafiflemeye başlayacaktır. 

Kendinize nazik davranmayı unutmayın!

ERGENLERDE YEME BOZUKLUKLARI

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.