Nerede bir zulüm var ise, siz bilin ki orada mutlaka bir emperyalist plan vardır.
Daha düne kadar tırlar ile silah ve mühimmat desteği sağlayan ABD, ne oldu da birden saf değiştirdi.
Ahmet El Colani birden Ahmet El Sara oldu. Kırmızı bülten ile aranan terörist! Beyaz saray da ağırlamaya başlandı.
Tüm bunların karşısında, Rojava'da da farklı bir çizgiye evrildi ABD ve İsrail.
Kürtler, dost ve müttefik iken birden karşı tarafta ezilen, mağdur edilen hatta soykırıma uğratılan bir millet oldu.
Bunun tek müsebbibi, emperyalist menfaatler.
ROJAVA 'da Kürtlerden petrol alan ABD, artık daha fazlasını Ahmet El Sara dan alacak. Bu sözü aldı.
Bu sözü aldıktan sonra, Rojava'da bir soykırım başladı. Emperyalizmin tek amacı vardır. Sömürmek ve sindirmek.
Yani, ABD için önemli olan daha fazla sömürü alanı oluşturmak.
Bu yüzden ki, bugün Suriye hükümetine destek çıkmaya başladı.
Unutmayalım, bir zamanlar aynı senaryoyu Irak’ta gördük.
Saddam Hüseyin'in en büyük destekçisi Emperyalistler değil miydi?
İran - Irak savaşında Saddam Hüseyin'ine destek çıktılar. Binlerce masum, katledildi.
Bunların için de de" Halepçe katliamı "var.
Beş bine yakın Kürt, bir gecede soykırıma uğradı.
Bugün, aynısı ya da benzeri ROJAVA' da görülmeye başlandı. Beli sırtı sıvazlanan Ahmet El Sara, Irak'ta yapılan katliamların benzerleri ROJAVA' da yaşanırsa şaşırmayın.
Gelelim Türkiye ye.
Bir zamanlar Irak Kürdistan'ı da tehlikeli görüldü.
Ancak, bugün Türkiye'nin en büyük müttefiki Irak Kürdistan'ı.
Bir benzeri Rojava'da olursa, hiçbir zararı olmaz Türkiye için.
Hatta Kürtler, Araplar dan daha fazla dost olur Türkiye için.
Sebebi de Rojava'daki Kürtler, Türkiye’deki Kürtler ile akraba.
Kan bağı ile bağlı. Türkiye ye düşman olacaklarını sanmıyorum.
Onun için Türkiye, Rojava'da ki Kürtler'i Suriye ve emperyalistlerin insafına bırakmamalı.
Bırakın onlar da Suriye için de bir "Ademi merkezi" yönetim ile, kendilerini yönetsinler.
Kendi kaderlerini çizme hakkının Rojava’daki Kürtler için de olduğunu hem Allah'ın hem de insani bir haktır.
Zulme ve soykırıma dur demek lazım.
Kalın selâmet ile…