Galiba yaşlanıyorum…
Baksanıza, son zamanlarda sürekli hastaneye ulaşımı düşünüyorum.
Yine tatsız bir konu seçtim bugün:
Gasilhane.
Yok, merak etmeyin…
Adalet, özgürlük gibi mayınlı başlıklara girip gri listeye düşecek değilim.
Sahi,
Urfa’da kaç tane gasilhane var?
Benim bildiğim üç tane:
Biri Balıklıgöl’de, Akif İnan Haliliye Hastanesi’nin içinde.
Diğeri Fakıbaba döneminde yapılan yeni mezarlıktaki gasilhane…
Ama atıl durumda, kullanılmıyor.
Oysa başka illerde gördüm;
belediyeler mevtayı alıyor,
yıkıyor, kefenliyor,
usulünce hazırlayıp ailesine teslim ediyor.
Hem de ücretsiz.
İzmir’de var,
ama imanı bütün Urfa’da gasilhane yok!
Neden hastanelerde gasilhane?
Bu hizmet neden belediyelerin asli görevi olmaktan çıkmış?
Ne diyeyim…
Ölü ticareti yapan taziye evleri konusuna hiç girmeyeceğim.
Henüz mevtayı defnetmedik;
Büyükşehir yıllardır gerekli olan tüm malzemeleri ücretsiz temin ediyor.
Gassal ve gassaliye hariç.
Belediye malzemeleri ücretsiz sağlarken,
bizimkiler hâlâ başka hesapların peşinde.
Her türlü kargaşa mübah!
Hastane bahçelerindeki kalabalığa denk gelmişsinizdir.
Tam bir keşmekeş…
Bir yanda gasilhane,
öte yanda adli tıp…
Ağlama, şivan, kargaşa…
Hastaların psikolojisi mi bozulur?
Kimin umurunda…
Urfalı der ki:
“Elde adet, bizde töhmet mi?”
Kocaman ayıptır!
Alın şu gasilhaneyi hastanelerden,
bırakın belediye diğer iller gibi görevini bütüncül bedelsiz yapsın!