DEĞİŞEN REJİMLER, DEĞİŞMEYEN İKTİDAR HIRSI

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bakmayın İran’daki yüksek perdeden atılan Amerikan karşıtlığına. Bu coğrafyada anti-emperyalizm çoğu zaman bir duruş değil, bir vitrin oldu. Dün Şah gitsin diye Washington’dan özgürlük dilenenler vardı; bugün Şah geri gelsin diye yine aynı kapılarda bekleyenler. Değişen sloganlar, değişmeyen adresler…

Humeyni’nin hikâyesi bu açıdan ibretliktir. Sürgünden Fransa’dan, Air France uçağıyla ülkesine dönen bir liderden söz ediyoruz. Şah’ı devirmek için Batı’nın desteğini alanlar, iktidara gelince Batı karşıtı kesildi. Bugün ise aynı çevreler, bu kez “rejim değişsin” diye yine Amerika ve Avrupa’dan medet umuyor. Yani mesele ne bağımsızlık ne de halkın özgürlüğü… Mesele hep iktidar.

Aslında İran’da değişen hiçbir şey olmadı. Sadece güç bir grubun elinden alınıp başka bir grubun eline verildi. Biri dini, diğeri sekülerizmi kullandı. Ama ortak noktaları şuydu: Halk hiçbir zaman merkeze alınmadı. Eğer alınsaydı, kimse kendi inancını ya da ideolojisini topluma zorla dayatmazdı.

Zorbalık, hangi kılığa girerse girsin, zorbalıktır.

Bugün İran halkı iki uç arasında sıkışmış durumda. Bir yanda dini vesayet, diğer yanda dış destekli seküler restorasyon hayalleri…

Oysa halkın talebi çok daha basit: Onur, adalet, refah ve özgürlük. Ne mollaların baskısı ne de Batı’nın dizayn ettiği bir iktidar bu talepleri gerçekten umursuyor.

İran meselesi bize şunu bir kez daha gösteriyor: İktidar, kimin eline geçerse geçsin, sahibinin bilinçaltındaki karanlık tarafları açığa çıkarıyor. Güç, insanı değiştirmiyor; onu ifşa ediyor. Güç uğruna gerekirse şeytanla bile koalisyon kuranlar, bugün de dün de aynıydı.

Sonuç olarak kavga ne din kavgası ne sekülerlik meselesi. Bu bir özgürlük mücadelesi de değil. Bu, çıplak bir iktidar savaşı.

 Maskeler değişiyor, sloganlar yenileniyor ama halk yine seyirci. Ve ne yazık ki bu oyunda kaybeden hep halk oluyor.

DEĞİŞEN REJİMLER, DEĞİŞMEYEN İKTİDAR HIRSI

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.