URFA’DA ÖLMEK DE ZOR, ÖLÜSÜNÜ BEKLEMEK DE

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

En son Urfa’daki Adli Tıp Morgu ve gasilhane sorununu yazmıştım.

Taziye evlerini konuşmayı çok seven ahali, meselenin başlangıç noktasını ise pek konuşmaz.

Bakın, yorum yazan kıymetli Hasan Rüstem Yıldız ne diyor:

“Yeri gelmişken Urfalıların uzun süredir konuştuğu ama bir türlü dile getiremediği bir yarayı açmak istiyorum.

2025 yılı içinde adli tıpa iki kez yolum düştü.

Biri; kanalda boğulan ve dört beş gün boyunca bulunamayan amcaoğlum için…

Diğeri ise; henüz 20 yaşında, kalp kriziyle hayattan kopan bir dostumun oğlu için…

Biri yazın kavurucu sıcağında, diğeri kışın iliklere işleyen soğuğunda.

İkinci olayda, acının en ağır hâlini yaşayan çocuğun amcası bana özellikle ricada bulundu. Saatlerdir adli tıp binasının önünde perişan hâlde beklediklerini söyledi ve şunu ekledi:

‘Ne bir tuvalet var, ne sıcaktan ya da soğuktan korunacak bir yer…

Sabahın erken saatlerinden beri ölümüzün işlemleri bitsin diye ayaktayız.

Sen yazıp çiziyorsun, lütfen bunu dile getir.’

Bu bir sitem değil; bu açık bir insanlık çağrısıdır.

Adli tıp, insanların en çaresiz, en savunmasız anlarında kapısına düştüğü bir kurumdur. Oraya gelenler keyfinden gelmez. Evladını, kardeşini, amcasını, babasını bekler. Acının en çıplak hâliyle…

Ama Urfa’da adli tıp önünde:

– Bir tuvalet yok

– Sıcaktan, soğuktan korunacak bir bekleme alanı yok

– Yaşlısı, kadını, çocuğu saatlerce kaldırımda, çimlerin üstünde, saçak altlarında bekliyor.

Bu tablo ne Urfa’ya yakışır ne de bir kamu devletine.

Ben yazıyorum, çiziyorum ama etkin bir çevrem yok. Sözü para eden, sesi duyulan insanların bunu dile getirmesi hâlâ mümkün. Ondan dolayı buraya yazma mecburiyetim oldu.

Bu mesele siyaset üstüdür, vicdan meselesidir.

Yetkililere ve duyarlı insanlara açık çağrımdır:

Adli tıp önüne insanca bir bekleme alanı, tuvalet, ısınma-soğutma imkânı sağlamak bir lütuf değil, asgari bir sorumluluktur.

Çünkü Urfa’da insanlar sadece ölmekle değil,

ölüsünü beklerken de sınanıyor.”

Son olarak Sayın Erbil ne diyor:

“Kesinlikle ayrı bir binada, ayrı bir alan oluşturulmalı ve belediye bu durumu üstlenmeli. Çok geç kalınmış, hâlâ yerine getirilmemiş bir durum. Diğer şehirlerle karşılaştırdığımızda Urfa’nın geride kaldığı açık.

Hastanede ya da normal ölümle vefat edenler doğrudan belediye tarafından gasilhaneye aktarılsa, hastane üzerindeki yük azalır.

Merhum yakınları hastaneye, morga onlarca araçla akın ediyor. Saatlerce bekleyen, acısı taze aileler ne otopark yeri bulabiliyor ne de hastaneye gelen hastalar park yeri bulabiliyor.

(Geçen otopark konusunu yazmıştınız, onunla da bağlantılı oldu bu konu.)

İşin özü; emeğine sağlık abi. Yine görünmeyen bir meseleye değindin. Umarız belediyemiz görür ve gerekli adımları atar.”

Şimdi Valilik, Büyükşehir ve Haliliye Belediyesine seslenelim.

“Haliliye Belediyesi ne alaka?” demeyin; morglar ve Adli Tıp, Haliliye’nin sorumluluk bölgesinde.

Özellikle Adli Tıp binasının yanına, geçici de olsa prefabrik bir bekleme alanı yapılabilir.

Çünkü bu mesele ertelenecek değil,

insanlığın gereği olan bir meseledir.

URFA’DA ÖLMEK DE ZOR, ÖLÜSÜNÜ BEKLEMEK DE

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.