Bilindiği üzere, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu kapsamında, kurum kazançları kurumlar vergisinin konusunu oluşturmaktadır(KVK m.1/1). Kurum kazançları ise gelir vergisinin konusuna giren kazanç ve iratlardan meydana gelmektedir(KVK m.1/2).
Bu çerçevede, gerçek kişilerin bir takvim yılı içinde elde ettikleri;
Ticari kazançlar
Zirai kazançlar
Ücretler
Serbest meslek kazançları
Gayrimenkul sermaye iratları
Menkul sermaye iratları
Diğer kazanç ve iratlar
gelir vergisinin konusunu oluşturmaktadır. Ancak söz konusu kazanç ve iratlar, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 1’inci maddesinde sayılan;
Sermaye şirketleri
Kooperatifler
İktisadî kamu kuruluşları
Dernek veya vakıflara ait iktisadî işletmeler
İş ortaklıkları
tarafından elde edilmesi halinde, kurumlar vergisinin konusuna girmektedir.
Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 2’nci maddesi uyarınca, tüzel kişiliklerinin bulunup bulunmadığına bakılmaksızın kurumlar vergisi mükellefleri tanımlanmıştır.
Bu kapsamda Kanun’un 2/2’nci maddesinde kooperatifler; 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu veya özel kanunlarına göre kurulan kooperatifler ile benzer nitelikteki yabancı kooperatifler olarak ifade edilmiştir. Dolayısıyla, türü ne olursa olsun tüm kooperatifler kural olarak kurumlar vergisi mükellefidir.
Ancak, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 4’üncü maddesinde muafiyetler düzenlenmiştir.
Kanun’un 4/1-k bendi uyarınca kooperatiflerin kurumlar vergisinden muaf olabilmeleri için:
Tüketim ve taşımacılık kooperatifi türünde olmamaları,
Ana sözleşmelerinde:
Sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması
Yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesi
Yedek akçelerin ortaklara dağıtılmaması
Sadece ortaklarla iş yapılması
hükümlerinin yer alması ve bu hükümlere fiilen de uyulması gerekmektedir.
Bu şartları taşımayan veya uygulamada ihlal eden kooperatifler muafiyetten yararlanamaz ve kurumlar vergisine tabi olacaktır.
YAPI KOOPERATİFLERİNE İLİŞKİN ÖZEL DÜZENLEME
Yapı kooperatiflerinin kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanabilmeleri için, genel şartlara ilaveten aşağıdaki özel şartları da sağlamaları gerekmektedir:
Kooperatifin kuruluşundan yapı inşaatının tamamlandığı tarihe kadar yönetim ve denetim kurullarında;
İnşaat işini kısmen veya tamamen üstlenen gerçek kişilerle, tüzel kişi temsilcileri,
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 13’üncü maddesi kapsamında bunlarla ilişkili kişiler,
Bu kişilerle işçi-işveren ilişkisi içinde bulunan kişiler
görev almamalıdır.
Ayrıca, yapı ruhsatı ile arsa tapusunun kooperatif tüzel kişiliği adına tescil edilmiş olması zorunludur.
Bu şartların sağlanması halinde yapı kooperatifleri de kurumlar vergisinden muaf tutulur.
Sonuç olarak; kooperatifler kural olarak kurumlar vergisi mükellefi olmakla birlikte, kanunda öngörülen şartları sağlamaları halinde muafiyet statüsü kazanabilmektedir.