Milletvekili; halkı temsil eder, yasama yapar, denetler, bütçeyi ve kamu yararını gözetir.
Peki Urfalının milletvekiline bakış açısı nedir?
Taziye, atama… Kısaca ikili ilişkiler.
Yani bazı zekâya muhtaç tipler milletvekilinden proje beklentisi içine giriyor…
Girme!
Belediye başkanı ile vekilin görev ve yükümlülüğünü bilmiyorsan bir sus be kardeşim…
Misal, bir gazeteci gördüğünüzde ilettiğiniz sorunları milletvekiline iletmiyorsunuz.
Dükkanınıza, büronuza gelen vekillik kürkünü yiyorsunuz. Arada bir iki kelime söyleseniz ya!
Yok, aman “ne olur ne olmaz” modundasınız.
Demokrasi, adalet… Talebiniz yok.
Şehrin sorunları futbol, elektrik, kaldırımdan ibaret değil.
Buna karşın vekil ne yapıyor?
Görevi yasama ve denetimle ilgisi olmayan işlerle uğraşıyor.
Mesela Sağlık Bakanlığı’nda bir memur, sadece bir vizör ihtiyaca göre doktoru bilgi işlem üzerinden atıyor;
Milli Eğitim’de öğretmen ataması yapılıyor. Liste basına düşüyor ya da bakan tarafından açıklanıyor. Milletvekili listeyi alıyor: “Bakın Urfamıza neler atadık!”
Bir de kim önce yayınlarsa atama o vekilin oluyor.
“Alın size atadık, bütün ihtiyaçları giderdik.”
Oysa sosyal medyada her gün birçok branşın yetersiz olduğu ya da hiç olmadığı yazılıyor. Sevgili vekil, atanmadan önce halka duyur; “Uğraşıyorum, doktor atanacak” de.
Sonra yayınla.
Bizde çabanı taktir edelim
Haberin üzerinden kendine pay çıkarma.
Seçmenin zekâsını küçümseme.