GERÇEK VAAT-4

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bu defa sadece İran’da değil; Bölgede yeniden İran İslam Devrimi gerçekleşiyor.

Öncelikle tüm bölgede ve özelde İran ile Epstein cephesinin savaşının mahiyeti ve kimler arasında geçtiğini, tarafları ve tarafların hedeflerini doğru tespit ederek konumlanmalıyız. Toplumun her ferdinin doğru konumlanması ülkenin, bölgenin ve tüm İslam coğrafyası ile mazlumların geleceği açısından son derece önemlidir.

Bu bakımdan bir cümle ile özetleyecek olursak; bu savaş hak-batıl; iyi-kötü, zalim-mazlum, sömürücü ile sömürülen arasında cereyan eden niteliktedir ve halkların bu savaşta yöneticilerinin, onların aleyhine adım atmalarını önleme, engelleme noktasında göstereceği tepkiler ve teyakkuzlar hayati önemdedir… Düşünün; tüm NATO ve tüm emperyal haydutlar, süper güçler, en gelişmiş hassas silahları, devasa uçak gemileri ile geldiler ve küçücük bir Gazze’de soykırım yaptılar ve Gazze teslim olmadı.

Düşünün; aynı sapkınlar, çocuk eti yiyenler, her türlü hukuku ve hatta kendi hukuklarını bile hiçe sayarak İran’a teslim ol çağrıları yaptılar ve Suriye’de yaptıklarının aynısını yapmak için bayrak operasyonlarına yani bazı bölge ülkelerine çeşitli saldırılar düzenleyerek bunu İran cephesine yükleme gayretindeler. Medya marifetiyle, daha önce gerekli uyarılar yapılarak çevrede saldırganların üslerine yapılan karşı saldırıları, o ülkeye yapılmış gibi gösterme ve hatta Katar’ın bu bahane ile savaşa fiili olarak katılma çabaları dikkat çekicidir. Burada dikkat çeken şu ki; tüm göstergeler, yapılan açıklamalar ve üstlenmemelere rağmen bu güçlerin İran cephesine/iyilik cephesine hızlıca ve şık olmayan cevaplar vermesi ve bu sürtüşmeye hazır oldukları bir görünüm vermeleri. Oysa bu bölgenin tamamı acilen İran’ın, Gazze’nin ve tüm mazlumların yanında ve NATO ve Siyonizmin karşısında olmalıydılar. Ama çoğu, kimi taraf olmadığını belirtse bile Siyonizmin yanında.

*

Bir savaşa dini liderini ve okulda ki kız çocuklarını katlederek ve hastane bombalayarak başlayan sapkın ve azgın bir gücün yanında olmak ne kadar rezil bir durum. Bu ne akıllıca ve ne de bir toplumun değer ve çıkar bulabileceği bir davranış. Bu azgınlık ve hukuksuzlukları kınayamamak bile ne korkakça ne zararlı bir korkaklık.

Bu savaş, sadece bölgesel denklemi değil; dolayısıyla küresel denklemi de değiştirecek nitelikler ve hacimler taşır.

SAVAŞ NASIL GİDİYOR?

İran İslam Devrimi yeniden gerçekleşiyor

Ve bu defa sadece İran’da değil; tüm bölgede devrim başlıyor. Yaşanan tüm bölgenin kurtuluş savaşıdır…

Bir hafta geride kaldı. Bölgeyi tamamen üs ve mühimmat deposu haline getirmiş ve tüm koalisyon olarak savunma bütçeleri bir trilyon doları geçen soykırımcı cephenin İran gibi 2026 savunma bütçesi sadece 9 milyar dolar bir ülkede, yoğun halk desteğine rağmen yönetimi değiştirme çabaları Hamaney ve komuta kademesinin öldürülmesi üzerine bina edilmişti. Bunlar öldürülünce halk ayaklanacak ve yönetim değişecekti. O yüzden her zaman yaptıkları gibi müzakereler devam ediyorken erkenden bir saldırı ile süreci başlattılar ancak yine tam tersi oldu. Onlar sığınaklarda iken son devrim kutlamalarına katılarak yönetime ve İran’ın erdemli ideallerine destek veren 30 milyonu aşkın asil İran halkı bu defa daha büyük bir katılım ve coşku ile yağan bombalara karşı haysiyetli ve cesur bir davranış sergiliyor, gecelerini meydanlarda geçiriyorlar. Cesur ve erdemli kadınlar, cesur ve erdemli gençler ve çocuklar, yaşlılar devrimin tüm başlangıç ilkelerine bağlılıklarını güncelliyorlar. Bu, şehit Hamaney’in kanının bereketi ve motive edici etkisi ile oluştu.

Tüm İran halkı, şerefeleri ve vatanları, kutsalları tehlike altında olduğunda ne yapacaklarını çok iyi bilmekte ve her seferinde de yapmaktalar. İran halkı, soykırımcı cephenin teslim bayrağı kaldırılması ve ülkeyi istediklerinin idrakinde. Bu yüzden tüm kadınlar ve erkekler meydanlarda “Savaşırız, ölürüz, zilleti kabul etmeyiz”, intikam diye sloganları ön plana almışlar. Bu bağlamda İran İslam Devrimi yeniden gerçekleşiyor.

*

Hedefledikleri yönetim değişikliği, tüm bölgede olduğu gibi İran’ı da itaat etmeye ve teslim almaya odaklı beklentilerin gerçekleşme ihtimali giderek azalıyor. Uçakları İran hava sahasına girmek için çabaladığında başarısız oluyor, uçak gemileri İran’ın füze menziline her girdiğinde onları İran füzeleri karşılıyor ve geri kaçırıyor. https://ydh.com.tr/d/36113/devrim-muhafizlari-uss-abraham-lincoln-u-vurdu  Mühimmatları ise bitti bitiyor. https://ydh.com.tr/d/36108/blinken-iran-abd-cephaneligini-tuketebilir https://ydh.com.tr/d/36106/senator-kelly-iran-saldirisi-iyiye-gitmiyor “Yıpratma savaşı sekiz yıllık savaş tecrübesi olan İran için oyun bahçesi, birkaç haftada net zafer bekleyen ABD ve İsrail rejimleri için ise felaket. İran’ın eski nesil füzelerine karşı koruma sağlayan anti balistik füze stokları eriyor. Onların yerine konması için ise 3 ila 8 yıllık bir zamanı gerektiriyor.” https://ydh.com.tr/makale/675/savasin-ilk-haftasinda-hedeflerine-kim-daha-yakin

Hürmüz Boğazı’nda tam kontrol İran’ın elinde ve bölge ülkeleri ve teröristlerden iç savaş ve kara savaşı denemeleri ile ilgili çabaları gerçekçilikten uzak bir hüsran görünümünde. https://ydh.com.tr/d/36150/iran-dan-irak-kurt-bolgesel-yonetimi-ne-sini https://ydh.com.tr/d/36145/amerika-tenef-ten-necef-ve-kerbela-collerine-s      https://ydh.com.tr/d/36116/arakci-kara-isgali-icin-amerikalilari-beklem https://ydh.com.tr/d/36105/laricani-den-abd-nin-kara-operasyonu-tehdidine-yan  Çaresizler. https://ydh.com.tr/d/36140/muhsin-rizai-dusman-batakliga-saplandi https://ydh.com.tr/d/36102/iran-azerbaycan-a-iha-firlattigi-iddialari https://www.bbc.com/turkce/articles/c70kk5v5jnvo https://ydh.com.tr/d/36145/amerika-tenef-ten-necef-ve-kerbela-collerine-s İran Suudi Arabistan’da CİA istasyonunu vurdu ancak ARAMCO’yu vurmadığını belirtti…

İran’ın bölge hedefleri bölgenin kurtarılması temeline dayanmaktadır. Bölgeyi, başta İsrail olmak üzere tüm soykırımcı, sömürücü, Siyonist ve batı emperyalizminden ve üslerinden temizlemek.

Mevcut şartlarda üslere yönelik yıkıcı saldırılar yapmasının nedeni de bu. Ve bu sonuç belirdi gibi. Zira ABD, ne üslerini ne de müttefiklerini ve hatta kendisini bile koruyamaz bir sürece doğru hızlıca evirilmektedir.

AMERİKA KAYBETMİŞTİR

Stratejileri ve hedeflerine ulaşma konjonktürleri çöktü. Yenildiler denebilir.

İsrailli anti siyonist gazeteci ve siyasi aktivist Alon Mizrahi’nin şu analizine göz atalım:

“Tarihe tanıklık ediyoruz. İran, herkesi şaşırtacak şekilde, Amerikan üslerini o kadar kapsamlı, o kadar geniş ölçekli ve o kadar kararlı bir şekilde yok ediyor ki dünya buna hazır değil.İran, 4 gün içinde bölgedeki askeri hakimiyet alanını genişletmeyi başardı. İran, tüm dünyadaki en değerli ve pahalı askeri üsleri, mülkleri ve ekipmanları yerle bir etti.

Bahreyn, Kuveyt, Katar ve Suudi Arabistan'daki Amerikan üsleri tüm dünyadaki en büyük askeri tesisler arasındadır. Bu tesislerin inşası birkaç on yıl boyunca trilyonlarca dolara mal oldu. 30 yılı aşkın süredir yapılan askeri harcamaların büyük bir kısmının duman olup uçtuğundan bahsediyoruz.Her biri yüz milyonlarca dolar değerindeki radarların bir anda yok edildiğini görüyoruz. Askeri üslerin tamamen terk edildiğini, yakıldığını, yağmalandığını ve yıkıldığını görüyoruz. Ve size söylüyorum, bildiğim kadarıyla ABD, belki Pearl Harbor hariç -ki o sadece tek bir saldırıydı- tüm tarihi boyunca hiç böyle bir yıkıma uğramadı.Konvansiyonel bir savaşta hiçbir düşman, Amerikan askeri güçlerine İran'ın şu anda yaptığı şeyi yapmadı. İnanması güç. Askeri durum o kadar ciddi ki sansür, bu savaşla ilgili hemen hemen tüm yeni bilgileri engelliyor. Fark ettiyseniz, her geçen gün daha az bilgi alıyoruz.

Otuz beş yıl önce, ilk Irak savaşı sırasında bize Irak'tan bitmek bilmeyen görüntüler izletiliyordu. O zamanlar akıllı bombalar ve kameralar yeni bir şeydi ama her gece bize gece çekimi görüntüleri gösteriliyordu. Şimdi ise neredeyse hiç video görmüyoruz.

Şunu anlayın! Güya bu dünyanın en büyük askeri gücü, dünyanın en büyük hava kabiliyetine sahip ABD saldırısının dördüncü gününde, güya İran savunmasını yarıp geçmişlerken, İran semalarında Amerikan hakimiyetine dair hiçbir işaret görmüyoruz. Uçaklarımızın Tahran veya İran'ın başka bir bölümü üzerinde uçtuğuna dair video kayıtları nerede?

Amerikan askerleri İran toprağına ayak basmayı hayal bile edemezler. Ve bu savaşın ne kadar umutsuz olduğunu anlamak için, dördüncü günde Trump yönetiminden en çılgınca teklifleri ve fikirleri duymaya başladınız bile. Fars Körfezi'nden ayrılan petrol tankerlerine askeri refakatçi göndermeyi teklif ediyorlar. Siz neyden bahsediyorsunuz! Binlerce İran füzesinin imha bölgesine Amerikan gemilerini mi göndermek istiyorsunuz? ŞİMDİ hiç kimse Hürmüz Boğazı'ndan geçemez.İranlılar buna onlarca yıldır hazırlanıyorlar. 

İran'ı işgal etmek için Kürt milisleri silahlandırma fikrini ortaya atıyorlar. Siz ne saçmalıyorsunuz? Hiç İran haritasına baktınız mı!? Görünen o ki Trump yönetimi hiç İran haritası görmemiş! Ne kadar uçsuz bucaksız olduğunu biliyor musunuz? İran'ı işgal etmek ne demek!? 10.000 kişilik bir milis gücünün İran'ı işgal edebileceğini mi sanıyorsunuz!? Hatta 50.000? Ya da 100.000? İran onları yutar.

ABD ve İsrail bu savaşı zaten kaybetti. ABD ve İsrail evlerindeki milyonlarca sivili öldürebilir. Güçlü bombaları var ve binaları havaya uçurabilirler ama bu savaşı kazanamayacaklar. İran'ın askeri altyapısı ve silahları tüm İRAN genelinde yeraltının derinliklerindedir. Ne Amerikalıların ne de özellikle İsraillilerin bunların hiçbirine ulaşma şansı yok. Boka batmış durumdalar.

Bitirme şanslarının olmadığı bir şeye başladılar. Tüm bunlar bittiğinde, ABD bir daha asla Batı Asya'ya geri dönemeyecek. Orta Doğu'da Amerikan varlığı kalmayacak. Bunu size şimdi kesin olarak söylüyorum.” https://x.com/i/status/2029781025467838622

*

Özetleyecek olursak; Soykırım cephesinin kısa süreli sonuç alma taktiği çöktü. Süre ve kayıplar konusunda ucu açık güncellemeler yaptılar, yapmaktalar. Bu İran’ın tercih ettiği gibi savaşın, uzun ve yıpratma savaşına evirilmesinin gerçekleştiği anlamına geliyor.

İran doğru ve asimetrik bir strateji izliyor. Eski füzelerini göndererek soykırım cephesinin savunma füzelerini eritti. Bölge ülkelerine değil; oradaki, onlar ve bölge için onur kırıcı soykırım cephesinin askerlerine ve üslerine saldırdı. Barınamıyorlar, kaçıyorlar. Bölgeden kaçmaları üzerine bir denklem kurmaya yönelik bir strateji izliyor İran.

*

İran daha diri ve ayakta. https://ydh.com.tr/d/36124/savasin-6-gununun-bilancosu  Hizbullah geri döndü. https://ydh.com.tr/d/36122/safaktan-gece-yarisina-kesintisiz-ates-hizbul “Hizbullahı’ın savaşa fiilen dahil olduğu ilk günlerden itibaren sergilediği yüksek operasyonel kapasite, İsrail’in grubun askeri gücünün zayıfladığına dair öngörülerini boşa çıkardı” https://ydh.com.tr/d/36110/hizbullah-bu-sefer-nasil-savasacak Yemen teyakkuzda ve sahada. https://ydh.com.tr/d/36120/seyyid-el-husi-tetige-basmaya-hic-olmadigimiz-kadar-haziriz “İsrail işgal varlığının Lübnan direnişini etkisiz hale getirmek amacıyla planladığı “önleyici darbe” stratejisi sahada iflas etti; Hizbullah, işgal ordusunu stratejik inisiyatiften mahrum bırakarak savunma pozisyonuna zorladı.” https://ydh.com.tr/d/36115/israil-hizbullah-bizden-once-davrandi  Irak direnişi sahada...

Bölge ülkeleri, ABD’nin kendilerini artık koruyamayacağını gözleriyle gördüler. Münafıklar/secdeli Siyonistler, NATO ve genel anlamda emperyalist, Siyonist epstein giller cephesi, mutlak kötülük cephesi kaybetmiştir…

*

Meşru Müdafaa

İran, saldırganlara karşı BM müktesebatına uygun olarak meşru müdafaa hakkını kullanmaktadır. Bölgede ki saldırgan tarafa ait üslerden İran’a bir saldırı olması durumunda BM’nin 51. Maddesi gereği BM müdahale edip tedbir alana kadar bu üslere saldırabilir.

Yenilgi ve Zafer

Bu tarz savaşlarda, Viatnam’da veya 2006’da Lübnan’da olduğu gibi saldırgan taraf hedeflerini gerçekleştiremediği zaman kaybetmiş olur. Bunca devasa orantısızlığa rağmen saldırgan taraf hedeflerini gerçekleştirme ihtimalinden giderek uzaklaşmıştır.

Bir daha bölgede istedikleri şekilde at oynatamamaları, bölgeden çıkmalarına yönelik bir denklem oluşturmak için en uygun yöntem ve stratejileri izleyen İran; bu denklemi oturttuğu zaman zafer kazanmış olacaktır. Böylece sadece İran ve Filistin değil; tüm bölge ve tüm küresel iyiler ile tüm mazlumlar çok ama çok büyük bir zafer kazanmış olacak ve bağımsızlık yolunda aşılmaz denilen engelleri aşmış olacaklardır.

Daha başlangıç noktasındayız ancak bu strateji işliyor ve mesafe kat ediyor. Soykırım cephesinin hedef ve süre güncellemeleri, diğer müttefiklerini ve bölge ülke ve teröristlerini devreye sokma planlarına ağırlık vermeleri, bu yönde çok yönlü provokatif eylemler gerçekleştirmeleri bunun göstergesi. Ancak bu taktik hem teknik anlamda hem de sahada ki gerçeklik ve motivasyonlar bakımından pek mümkün görünmüyor.

İran, bölgenin mahreminde bulunan namahrem üsleri vuruyor. Bölgenin namusunu temizliyor. Namahreme bir şey vermiyor, taviz vermiyor, eyvallah etmiyor. Bölgeye ait olanı epstein giller’den, haydutlardan geri almaya ve sahiplerine iade etmek istiyor. İlk başta şereflerini.

Soykırım cephesi için İsrail ve bölgede ki münafık destekçileri için küresel Siyonizm için bölgede sonun başlangıcı yaşanıyor. Yenildiler ve bölgede artık eskisi gibi barınamayacakları bir denklem oluşmak üzere…

Rabbim, iyilerin ayaklarını sabit kıl, attıklarını isabetli kıl. Rabbim, sen at.

Rabbim, iyileri ve mazlumları güldür. Şüphesiz ki sen vaadine sadıksın.

GERÇEK VAAT-4

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.