GÜN İHTİLÂF GÜNÜ DEĞİL İTTİFAK GÜNÜDÜR!

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bitaraf olanlar, bertaraf olmaya mahkumdurlar. Ümmet'in arasındaki sorunlar, Amerika vb. şeytanların meselesi değil; müslümanların kendi aralarındaki sorunudur. Kendi aralarında çözerler veya çözmezler, bu Ameika'yı ve tasmalı kölelerini hiç mi hiç ilgilendirmez... Gelin birleşelim, ve aramıza fitne tohumları ekmeye çalışan; Emparyalist canavarlarına fırsat vermemekle, onların bütün kirli hesaplarını kursaklarında bırakalım! 

Amerika ve batı emperyalizminin, kendilerine rakip olarak hiçbir devleti kabul etmedikleri tüm dünya kamuoyu tarafından bilinmektedir. Özellikle halkı Müslüman olan ülkelerin yönetimlerinden koşulsuz, şartsız teslimiyetçi bir bağlılık dayatmaya çalışıyorlar ki, bu gün körfez ülkelerinin başında bulunan idarecileri adeta rehin tuttuklarını gibi... Bundan bir kaç ay önce, borç batağında debelenen Amerika, bütçesini düzlüğe çıkarmak adına Körfez ülkelerinden bir tahsildar gibi çıkarmaya yapan Trump gâvuru, halkı müslüman olan ülkelere; söz konusu politikasını nasıl dayattığını dünyaya göstermiş oluyordu adeta. Körfezin ezik büzük şeyhleri, kızlarını başları açık bir şekilde; karşılama zilletleri bile, sarı domuz Trump'ı memnun etmemişti. 

Onlar zan ediyorlardı ki, başları sıkıştığında, Trump onların imdadına koşacaktı. Halbuki Trump veya batı emparyalizmi, kene gibi kandan beslenir. Menfaatinin tükendiği yere, bir tebessüm bile göstermez. İşte bu korku, onları; fitnenin başı olan Amerika'ya ve Batı'ya köle haline getirmeye yetmişti... Halbuki güçlerini birleştirme cesaretini ortaya koyup, petrol vanalarını kapatmaları; ABD ve Avrupa'yı dize getirmeye yeter bir adım olacaktır, ama bunu yapaöıyorlar ne yazık ki. Ne fayda ki, bu cesareti hiçbir zaman düşünmediler, tek bir adım dahi atamadılar. Gelin on beş yıl geriye gidelim. 2011 yılında başlayan/başlatılan Arap Baharı (!) özgürlük yalanı; bir kasırga gibi İslâm beldelerinin yerle yeksan olmasına, milyonlarca insanın kaltedilmesine, milyonlarcasının başka ülkelere göç edip perişan bir duruma düşmesine sebep olmamış mıydı? Oysa gelen, ne bahardı ne de özgürlüktü. Gelen, sadece emperyalistlerin ayak oyunlarının sonucunda gelen; ölümdü, sürgündü, tecavüz, işgal ve talandı. Peki, akıllandıllar mı? Hayır! Tarih tekerrür ediyor diye bir söz var. Hâlbuki, tarihten ders alınmış olsaydı; hiçbir zaman tekerrür etmeyecekti... 

Şimdi gelelim çıbanın başı olan dünya'ya fitne ve şer ihraç eden baş belası Amerika ve Batının; insan hakları, özgürlük gibi nakaratlarının birer yalandan ibaret olduğu üzerinde biraz düşünmeye. Tüm dünya, ABD ve batının hiçbir zaman insanlık adına bir adım dahi atmadığını; özellikle Aksa Tufanından sonra gördü/görmektedir. Kendi halkları bile, artık kendilerine güven duymadıkları gibi; Avrupa'nın her bir köşesinde, Aksa Tufanından bu güne kadar, protestolar, ilk günkü gibi hala durmadan devam etmektedir. 

Düşünün aynı Amerika, Irak'ı, Somali'yi, Sudan'ı, Afganistan'ı, vs. her nereyi işgal etmeyi gözüne kestirmişse; hep insan hakları, özgürlük gibi yalanlarını sloganlaştırmakla yola çıkmış ve çıkıyordu... 

Fitne ve fesattan kimsenin eline su dökemediği bu çağın en büyük şeytanı olan Amerika ve müttefikleri, bir damla petrol elde edebilmek uğruna; binlerce insanın kanını dökmekten çekinmeyecek kadar da , barbar, vahşi ve katliamcı politikalarına hala devam etmektedirler... Sömürü düzenlerinin ve işgal emperyalizminin kirli ve kanlı yüzünü; 

 Rabbimizin ayetleri bir bir ifşa etmiştir aslında...

Onlara “Yeryüzünde düzeni bozmayın” denildiğinde, “Hayır, biz yalnızca ıslah edenleriz” derler. Dikkat edin onlar  müfsidlerin/fitnecilerin ta kendileridir  ama şuur etmiyorlar. (Bakara/11,12) Sadece bu iki ayet-i kerimenin bize vermiş olduğu mesajla dahi; Amerika ve terör örgütü olan itrail'in, İran'a neden saldırdıklarını daha iyi anlamamıza yeter de artar da? İnsan bir kere akl-ı selim ile düşünecek olsa; Amerika ve itrail terör Örgütü'nün, İran'a saldırmasının sebebi; aslında Nükleer tehditi, zenginleştirilmiş uranyum falan filan olmadığı anlaşılmaktadır zaten... O zaman, sağlıklı düşünüp karar verme zamanı çoktan gelip geçmiştir. Şayet İslam alemi, şer ve fitnenin başı olan Amerika ve itraile karşı şimdi de birleşmezse; bu İslâm aleminin felaketi ve ölümü olur. 

Gün aramızdaki İhtilafları ve sürtüşmeleri bir kenara bırakıp; ABD ve Batı emperyalizmine karşı birleşme günüdür. Birleşirsek çok  ve güçlü oluruz. Bölünürsek, güçsüz ve yok oluruz. Bilelim ki, Amerika bu gün şeytanın tüm vazifelerini devralarak hareket eden katil, hırsız ve işgalci bir devlettir... Onun bu gün fırlattığı bombaların Arapları, Kürtleri, Türkleri, Farslari veya başka bir ırkı öldürüp yok etmek için olmadığı; aksine Müslümanları katletmeye yönelik olduğunu bilmemiz gerek artık... Dün Irak'ı işgal ederken, Sünni olduğu için değil, bu gün İran'ı vururken de Şii olduğu için vurmuyor, kendisine kafa tutan Müslüman bir devlet olduğu için vuruyor... 

Rabbimiz bizi uyarıyor: Zulüm ve baskı tamâmen ortadan kalkıncaya ve hâkimiyet sadece Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer haksızlıklara son verirlerse, artık zâlimlerden başkasına düşmanlık yoktur. (Bakara/193) Günümüzde, Amerika'dan, İtrail ve Avrupa'dan daha zalim kim var ki? İnsanlıktan nasipsiz olan bu oluşumların yaptıkları karşısında; geçmiş dönemlerin Nemrut ve Firavunlarının yaptıkları çok cılız kalmaktadır inanın... 

Şayet bu gün kafirlere karşı birleşmezsek; "Hem öyle bir fitneden sakının ki, geldiği zaman içinizden sadece zulmedenlere dokunmaz, herkesi kuşatır. Yine bilin ki Allah’ın cezalandırması çok şiddetlidir. (Enfal/25) ilahi vaadi hepimizi kuşatacaktır Allah muhafaza. 

O halde hiçbir fitne kalmayıncaya ve bütün hâkimiyet sadece Allah’ın oluncaya kadar o kâfirlerle savaşın. Şayet küfür ve isyandan vazgeçerlerse, şüphesiz Allah, onların yaptıklarını görmektedir. (Enfal/39) Ümmet-in bu gün çekmekte olduğu acılar, Cihad ibadetini terk ettiğinin neticesi olduğunu da bilelim. 

Rabbimiz inlarcıların, (Abd ve Avrupa, İtrail vs) asla dost olamadıklarını bize şöyle haber vermektedir: Kâfirler de birbirlerinin dost ve yardımcılarıdırlar. Eğer siz aynı şekilde birbirinize arka çıkmaz ve destek olmazsanız, yeryüzünde ne götürüp ne getireceğini kestiremeyeceğiniz büyük bir fitne, kargaşa ve büyük bir bozgunculuk patlak verir. (Enfal/73) 

İlahi ihtar, açık ve nettir... Bu gün İslâm âleminin kurtuluşu tek bir şeye bağlıdır: İttifak ve Uhuvvetin tesis edilmesine. Sözün hülasssı: bu gün yalnızca iki üç müslüman ülkenin, biz İran'ın yanındayız diye, Amerika'ya parmak sallamaları inanın söz konusu şeytanların sonu olur. Sonra görülecektir ki ne itrail kalmış, ne de insanlık düşmanı olan Emperyalist Amerika! 

Kalın sağlıcakla efendim!

GÜN İHTİLÂF GÜNÜ DEĞİL İTTİFAK GÜNÜDÜR!

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.