BAYRAM VE VİCDANIN SINAVI

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Her bayram aynı temennileri dile getiriyoruz:

Savaşlar bitsin, çocuklar ölmesin, kadınlar öldürülmesin…

Peki bu sözlerin gerçekleşmesi için gerçekten ne yapıyoruz?

Bir zamanlar içi heyecanla doldurulan bir kavramdı bayram.

Çocukluk hatıralarının, kapı kapı dolaşan tebessümlerin, kalabalık sofraların ve içten kucaklaşmaların günüydü.

Bugün ise bayramı; savaşların, ölümlerin, haksızlıkların, merhametsizliklerin ve en çok da tepkisizliğin gölgesinde karşılıyoruz.

Olumsuz konuşmak istemesek de gerçek değişmiyor. İyileşmeyen bir toplumun yaralarını her geçen gün daha fazla görüyoruz. Elbette kötülük yeni değil; insanlık tarihi boyunca iyilikle birlikte var oldu. Ancak bugün kötülüğün bu kadar görünür ve yaygın olması insanı ister istemez düşündürüyor.

Belki de en büyük hatamız, sorumluluklarımızı sürekli başkalarına yüklemek oldu.

Bir bayram daha geldi.

Kimisi savaşarak, kimisi ölerek, kimisi de zulmederek geçti bu zamanı.

Ve biz yine aynı cümleleri kuracağız:

“Savaşlar bitsin.”

“Çocuklar ölmesin.”

“Kadınlar öldürülmesin.”

“Zulüm ve haksızlık son bulsun.”

Peki bu temennilerden hangisi için gerçekten elimizi taşın altına koyacağız?

Oturduğumuz yerden “Her şey iyi olsun” demek, belki de en kolay ama en anlamsız dileklerden biridir. Asıl mesele şu soruyu kendimize sorabilmekte saklıdır: Ben ne yapabilirim?

Belki de artık “Ben neyi değiştirebilirim?” diye düşünmenin zamanı geldi.

Çünkü bayram yalnızca bir takvim günü değildir. Bayram; hatırlamanın, kaynaşmanın, vicdanın ve insanlığın yeniden hatırlandığı bir zamandır.

İnsanlık, varoluşundan bu yana hem savaşta hem barışta var oldu. Fakat bugün zulmün daha fazla görünür olması, insanlığın hangi yöne doğru gittiğini de gösteriyor.

Bu bayram için dileğim çok basit:

İnsanlığın kendine gelmesi…

Özüne dönmesi, ruhunun güzelliğini yeniden fark etmesi ve nereden geldiğini, nereye gideceğini hatırlaması.

Çünkü bayram bazen buruk, bazen sevinçlidir. Ama her zaman insanın insana yeniden dokunduğu en kıymetli zamandır.

Peki ne yapmalı?

Çocuklarımıza, gençlerimize ve çevremizdeki insanlara dokunmalıyız.

Kötülük her zaman olacak; sen iyiliği seç.

Savaş her zaman olacak; sen barışı seç.

Safını, niyetini insan olmaktan yana kullan. İnsanlıktan çıkmaktan değil.

Umutsuzluk karşısında güçlü bir umut taşımayı öğren.

“Ben ne yapabilirim?” sorusundan kaçma. Çünkü bazen bir kalbe, bir düşünceye dokunmak; bir milleti değiştirecek kadar büyük bir başlangıç olabilir.

Unutma…

Değişim senin, benim ve hepimizin elinde.

BAYRAM VE VİCDANIN SINAVI

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.