Depremin üzerinden 4 yıl geçti…
Ve Şanlıurfa’nın göbeğinde hâlâ koca bir boşluk duruyor.
Yıkılan Maliye binasının yerinde neden tek bir çivi yok?
Devlet kendi binasını neden yapmaz?
Bu gecikmenin makul bir izahı var mı?
Kahramanmaraş’ta Maliye binası yapılmış.
Aynı devlet, aynı ülke…
Peki Urfa neden bekliyor?
Üstelik mesele sadece gecikme değil.
Bu alan için yıllardır yapılan uyarılar ortada:
Trafik yükü kaldırmaz.
Zemin sorunlu.
Sivil toplum açıkça konuştu.
Ama buna rağmen aynı yere ısrar neden?
Asıl mesele ise başka bir yerde düğümleniyor.
Defterdarlık makamından dile getirilen bir iddia:
“Bu alana otel yapmak isteyenler var.”
Kim bunlar?
Bu talep neye dayanıyor?
Kamuya ait bir alanla ilgili böyle bir talep nasıl gündeme geliyor?
Daha da önemlisi…
Bu şehir yıllardır betona boğulurken, neden burası yeşil alan olarak değerlendirilmiyor?
Bir nefeslik alan çok mu?
Bu şehir beton mu soluyacak, yoksa nefes mi alacak?
Soru basit, cevap bekliyor:
Bu alan kamu yararı için mi kullanılacak,
yoksa başka hesaplara mı bırakılacak?
Bu sorular itham değil,
kamu adına sorulmuş meşru sorulardır.
Şeffaflık bir tercih değil, zorunluluktur.
Ve Urfa artık cevabı istiyor.