BOL DOKULU BİR CİNAYET

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Eli göğsünde bağdaş bir çaresizlik ve sokakları son kez adımlarken kameralara yansıyan görüntüsü ile hala kalbimize doğru yürüyor Gülistan.

 Bir annenin dünyalık en ağır göğüs ağrısı evladının ölüsüne sarılmakken daha da ağrılısı evladının yok edilmiş cesedinin bulunmasına dair umuttur.

Umudun en kahırlısı, en karanlığı, en acısı.

  İlmek ilmek dokunmuş bir cinayet. Bahçesi tarumar edilmiş bir annenin gülü gömüldü toprağa.

Parmağının olduğu en son düşünülen bir son el tarafından işlendi devletin gücünün gölgesinde. 

Emaneti ihanete, liyakati cinayete götüren bu güç sahiplerinin bu kadarı da olmaz dedirten, hayal dünyamızın sınırlarını aşan her türlü kötülüğü, hiçbir şeyken makamın gücüyle her bir şeyi hükmünde bulunduranların laneti sarmış Gülistanı.

 Ağrısı dağ kadar, dağları Ağrı kadar her bir günü, kahırla kalbine işlemiş annenin ağıtları Munzur’da yankılanırken, katillerin erkine rağmen adalete olan inancın tesisine dair en büyük umuttur, Gülistanın katilleri olduğu düşünülen bu ellerin yakalanması.

Adaletin kılıcını mazlumun, yoksulun, güçsüzün boynunda bileyenlerin her haltı kendine bir hak ve helal görme biçimiyle insanlıktan son çıkışına şahit oluyoruz.

 Karanlıkta kalmış benzer hikâyelerin acısıyla dolu annelerin yürekleri. Masumiyeti dünyalık menfaat peşinde koşarak kirletenlerin varacakları son durak da olmasa acıları hafifletebilmeye tesir edecek hiçbir teminatı yok bu hayatın.

 Güçten gözü dönmüş kimselerin tesiriyle kahrolmuş, zayıfların düçar olduğu karanlıklardan çıkmak, adaleti hakkınca tesis etmekle mümkün. 

İmkanı elverişli olanların adaleti çıkarı doğrultusunda kullanarak her türlü rezaleti mümkün kılmaları, toplumca adalete olan güvensizliği ortaya çıkarırken, daha güçlü olanların yaptıkları da adaletin bizzat kanına girmekle tanımlanabilir ancak.

Gülistan Doku, bir vakıa değildir, yıllardır tanık olduğumuz benzer vakıaların arkasındaki sisi aralayarak, insanlığımızın suratına çarparak parçalanan hukukun terazisidir, mizanıdır.

Yelpazesi genişlerin tahakkümünde sürdürülen ve erkler organizasyonuyla hepimizin kalbine dokunan bir cinayet. Rezaleti ve kepazeliği günlük hayatın sıradan bir vakıası olarak geçip hiç yaşanmamış gibi yaşayanların umarsızca tutumları, “aman tanrım” dedirtecek kadar insanlığı getirdikleri seviye bakımından fecaat.

Devletin mührünü insanlığın alnına utançla basanlar, yüzü ilkbahara dönük bir genç kızı bir annenin yüreğinden koparıp aşırarak kalbimize asanlar, adaletin kendilerine dokunacağını bilmeden yaşadıkça benzer daha çok gülistan tarumar olacaktır.

Adl-i İlahi’nin tecelli edeceği muhakkak.

Temennimiz ve duamız bu dünya gözüyle gülistana dokunanların kahrolması.

BOL DOKULU BİR CİNAYET

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.