Kooperatifin kanuni organlarından biri olan genel kurul, kooperatif ortaklarından oluşan ve kooperatifin iradesinin oluştuğu en önemli karar organıdır. Kooperatifin faaliyetleriyle ilgili temel ve önemli kararlar genel kurulda alınmakta; kooperatifi yönetecek yönetim kurulu üyeleri ile kanun ve anasözleşme kapsamında seçilmesi gereken diğer organların seçimleri gerçekleştirilmektedir.
Bunun yanında kooperatifin faaliyetleri, gelir ve giderleri ile harcamaları genel kurulda görüşülmekte; yönetim kurulu ve denetim organı tarafından hazırlanan raporlar müzakere edilmekte ve bu raporlarla ilgili gerekli kararlar alınmaktadır. Yönetim ve denetim organlarının ibrası, bütçenin kabulü, ortakları ilgilendiren mali yükümlülükler ve kooperatifin faaliyetleri bakımından önem taşıyan diğer birçok konu da genel kurulun karar alanına girmektedir.
Bu nedenle genel kurulda alınan kararlar yalnızca kooperatif tüzel kişiliğini değil, aynı zamanda kooperatif ortaklarının hak ve menfaatlerini de doğrudan etkileyebilmektedir.
Kooperatif genel kurul toplantılarının yapılma usul ve esasları ile genel kurulda alınan kararların iptaline ilişkin hususlar 1163 sayılı Kooperatifler Kanununda düzenlenmiştir. Kanunun 53 üncü maddesinde, genel kurul kararlarına karşı hangi hallerde ve kimler tarafından iptal davası açılabileceği hüküm altına alınmıştır.
Buna göre; kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu ileri sürülen genel kurul kararlarına karşı iptal davası açılması mümkündür.
1. Karara Muhalif Kalan Ortakların Dava Açması
Genel kurul toplantısına katılan bir ortağın, alınan bir karara karşı iptal davası açabilmesi için kural olarak söz konusu kararın lehine oy kullanmamış olması, karara muhalif kalması ve muhalefetini genel kurul toplantı tutanağına geçirtmesi gerekir.
Başka bir ifadeyle ortak, genel kurulda görüşülen bir karara katılmıyorsa yalnızca karşı oy kullanmakla yetinmemeli, karara hangi nedenle karşı olduğunu veya karara muhalif kaldığını toplantı tutanağına yazdırmalıdır.
2. Oy Kullanmasına Haksız Olarak İzin Verilmeyen Ortaklar
Genel kurul toplantısına katılan bir ortağın, oy kullanma hakkı bulunmasına rağmen oy kullanmasına haksız olarak izin verilmemesi veya oy kullanmasının engellenmesi halinde de söz konusu ortak genel kurul kararlarına karşı dava açabilir.
Burada önemli olan, ortağın genel kurulda oy kullanma hakkının bulunmasına rağmen bu hakkının hukuka aykırı şekilde engellenmiş olmasıdır.
3. Genel Kurul Toplantı Çağrısının Usulüne Uygun Yapılmadığını İleri Süren Ortaklar
Genel kurul toplantısına ilişkin çağrının, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ve kooperatif anasözleşmesinde belirlenen usul ve esaslara uygun şekilde yapılması gerekir.
Bu kapsamda, toplantıya çağrının kanuna veya anasözleşmeye aykırı olarak gerçekleştirildiğini ileri süren ortaklar da genel kurulda alınan kararlara karşı dava açabilirler.
Burada toplantının ortaklara duyurulma şekli, çağrının süresi, çağrıyı yapan organ veya kişiler ve anasözleşmede çağrıya ilişkin öngörülen diğer şartların yerine getirilip getirilmediği önem taşımaktadır.
4. Gündemin Usulüne Uygun İlan veya Tebliğ Edilmediğini İleri Süren Ortaklar
Genel kurul toplantısında hangi konuların görüşüleceğinin ortaklar tarafından önceden bilinmesi gerekir. Bu nedenle toplantı gündeminin de Kanun ve kooperatif anasözleşmesinde öngörülen usullere uygun olarak ilan veya tebliğ edilmesi önemlidir.
Genel kurul gündeminin usulüne uygun şekilde ilan edilmediğini veya ortaklara gerektiği şekilde bildirilmediğini ileri süren ortaklar da şartların bulunması halinde dava açabilirler.
5. Genel Kurula Katılmaya Yetkili Olmayan Kişilerin Kararlara Katıldığını İleri Süren Ortaklar
Genel kurul toplantısına katılma ve oy kullanma hakkı, Kanun ve anasözleşmede belirlenen şartları taşıyan kişilere aittir. Genel kurula katılmaya veya oy kullanmaya yetkili olmayan kişilerin toplantıya katılarak kararların alınmasında oy kullanmaları halinde, bu durum genel kurul kararlarının hukuka uygunluğu bakımından önem taşıyabilir.
Bu nedenle genel kurula katılmaya yetkili olmayan kişilerin toplantıya katıldığını ve kararların alınmasında oy kullandığını ileri süren ortaklar da dava açabilirler.
6. Yönetim Kurulunun Dava Açması
1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 53 üncü maddesi uyarınca yönetim kurulu da genel kurul kararlarının iptali için dava açabilecekler arasındadır.
Yönetim kurulu, genel kurul tarafından alınan bir kararın kanuna, anasözleşmeye veya iyi niyet esaslarına aykırı olduğunu değerlendiriyorsa, söz konusu kararın iptali amacıyla kooperatif adına dava açabilir.
7. Kararın Uygulanması Nedeniyle Kişisel Sorumluluk Altına Girecek Yönetim Kurulu Üyeleri ve Denetçilerin Dava Açması
Kanun, yönetim kurulu üyeleri ile denetçilere de belirli şartlarda genel kurul kararlarına karşı dava açma hakkı tanımıştır.
Buna göre, genel kurulda alınan bir kararın uygulanması sonucunda kişisel sorumluluk altına girecek olan yönetim kurulu üyelerinin her biri ile denetçiler, genel kurul kararının iptali için dava açabilirler.
Dava Açma Süresi ve Yetkili Mahkeme
Yukarıda belirtilen kişiler tarafından genel kurul kararlarının iptaline ilişkin dava, genel kurul toplantısını takip eden günden başlamak üzere bir ay içinde açılmalıdır.
Dava, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki görevli mahkemede açılır.
Sonuç olarak, kooperatif genel kurulunda alınan her karara karşı herhangi bir ortak tarafından herhangi bir zamanda itiraz edilmesi mümkün değildir. Genel kurul kararlarının iptali bakımından, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen kişiler, dava sebepleri ve bir aylık dava açma süresi önem taşımaktadır.