BU HAMUR ÇOK SU GÖTÜRÜR

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bu çamur, çok su götürür. Çünkü hamur, kutsal buğday ve aziz suyun neticesidir. İnsan, hamur gibi aziz bir su ile bütünleşecek kadar mübarek olmadığı gibi Allah’ın, ‘pis bir sudan’ yarattığını söylediği…

Bu tariflerdeki çelişki, haşa Allah’ın değil, insanın ortaya koyduğu iradesinden menkuldür ve insanın nerede durduğuyla alakalıdır. İnsana düşen de yaradılışı gereği kendisini çamurlaşmaktan kurtarıp Allah’ın istediği bir şekilde hamurunu yoğurmasıdır.

İnsanın hamurunu bozmaktan nasıl çamurlaştığını görmek için feraset ve basirete gerek olmayacak kadar aşikâr her şey. Menfaati söz konusu olduğunda ‘eşref-i mahlûkat’ olmaktan çıkıp nasıl ‘pis bir damla su’ olarak lağım çukurunda aktığını görmek ise felaket.

Hakkı başkasının cebinde olan aklıyla görmeye çalışan kişi, hakikati gösterilen kemiği yalamaktan ötesini görmeyecek kadar kördür. Çünkü dini sadece menfaatleri için bir kalkan ve saldırmak için bir araç olarak kullananların çadırında bulunanlar, gökten neyin indiğini göremezler.

“Ve O, hevadan (arzularına göre) konuşmaz.” Diyen Allah, kendiliğinden konuşmadığını takdir ettiği Sevgilisine şayet konuşursa, can alıcı bu uyarıyı yapmaktadır: “.../Sonra da şah damarını keser atardık. O vakit sizden hiçbiriniz ona siper olamazdınız.”

Peygamber dışındaki her cemaat başkanının yanlışlarında dahi hikmet arayanlar kendi heva ve nefislerinin olduğunu unutmak gibi bir gaflete düşmüşlerdir. Başkan diyorum çünkü biri diğerinin yerine doğal seyrinde başa geçen değil mensuplarının salt çoğunluğu gibi bir seçimle başa geliyorlar neredeyse.

Ümmü Mektum’u muhatap almayan Peygambere öneride bulunmaktan dahi hicap eden sahabe varken, Peygamberin Allah tarafından nasıl uyarıldığını da Kur’an’dan biliyoruz yine.

Biz ki haddimizi aşarak cennetle müjdelenenler dâhil sahabeleri bile hata ve yanlışlarından dolayı eleştirebilme cesaretinin cehaletinde bulunurken, bazı kesimler kendi hocalarını eleştirilmez bir konuma getirip ‘zelle’de bile bulunmadıklarını anlatmakla meşguller.

Siyaset karşı konumlanıp döneme göre değişen parti tercihleri olan cemaatlerin de nihayetinde siyaset yapmaktan başka bir taraftar kitle oluşturmaktan başka bir gayesi da kalmamıştır. Dışarıdan bakıldığında Allah Rızasının çok gerisinde kalan eylemler ve politik söylemleriyle hakkı söylediğini iddia edip sadece kendilerine hakikati bükenlerin yığınlaştığı bir cemaat örüntüsü mevcut. Üzücü olan da bu zaten.

Siyasetten doğru çıkarsa ne ala, yanlış çıkarsa da biz müslümanlar herkesin ‘kendi heva ve nefsine’ göre davranabileceğini anlamaktan uzak değiliz. Ama bu din adına hareket edenlerin her dönem destekledikleri sağdan soldan fark etmeksizin arka bahçesi oldukları farklı partilerle olan ilişkilerine iyi niyetle bakmak akıl sahibi her insanın düşeceği büyük bir yanılgıdır.

Kimin ne olduğunu anlamakta zorlanan ve herkesin ve her kesimin her an nasıl çamurlaşabileceğine dair tanıklığımız, bu ülkede kafası karışık milyonların netleşmesi için önemlidir.

Müsademe ve daha ilerisi operasyonel faaliyetler ne olursa olsun cemaat ve hükümet arasında sıkışan insanların netleşmesine ve nerde durması gerektiğine dair önemli örnekler çoğalıyor. Sportif bir nezaketle ‘iyi olan kazansın’ demekten başka çaremiz yok, kaldı ki haklı olanı mahcup etmez Allah.

Daha önemli olan ise kendisini hamurun azizliğiyle tanımlayanların nasıl doymaz bir çamur gibi su götürdükleridir.

Allah bizi ‘pis bir sudan’ ve ‘çamur olmak’la kalmayıp eşref-imahlukat olanlardan eylesin!

BU HAMUR ÇOK SU GÖTÜRÜR

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.