"BANA KİMSE DOKUNAMAZ" SALTANATI

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bu konuyu kaç defa yazdım bende unuttum. Yazdığım için üstüne alınanlar, tavır koyanlar oldu. Bir şey değişmeyip, vatandaşın en çok çile çektiği konuların başında yer aldığı için yazmaya devam edeceğim herhalde….

Sabahın erken saatinde bir resmi dairenin kapısında bekleyen vatandaşın karşılaştığı o malum tablo, yıllardır değişmeyen bir ülke klasiğidir: Çayı tüten bir masa, ekrana boş gözlerle bakan bir memur ve yüzünden okunan o ezbere özgüven: "İşin uzun sürer, git yarın gel."

Halk arasında "devlet kapısı" olarak bilinen ama zamanla devasa bir bürokrasi labirentine dönüşen bu yapıda, maalesef bazı kamu görevlileri için makamlar bir hizmet alanı değil, birer feodal kale haline gelmiş durumda. "Nasıl olsa kadro sağlamda", "Kimse beni işten atamaz", "Bana dokunmayan yılan bin yaşasın" mantığıyla zırhlanan bu tavır, vatandaşı çileden çıkaran en büyük çark haline geldi.

Özel sektörde tek bir kaba davranışın, aksatılan bir işin ya da ilgisizliğin bedeli işsizlikken; kamudaki bazı memurlar için performans kavramı adeta sözlükten silinmiş vaziyette. Devletin sunduğu iş güvencesi, kamu hizmetinin kalitesini artırmak ve çalışanı korumak için tasarlanmış bir hakken; ne yazık ki bazı zihniyetler tarafından "keyfiliğin ve dokunulmazlığın garantisi" olarak algılanıyor.

Sıradan bir evrak imzasını haftalara yayan, vatandaşın yüzüne bakmaya bile tenezzül etmeyen, kendisini denetleyecek bir mekanizmanın varlığına dahi inanmayan bu "kibir saltanatı", sadece vatandaşı mağdur etmekle kalmıyor; işini hakkıyla, güler yüzle ve namusuyla yapan binlerce liyakatli memurun da emeğini gölgeliyor.

Bürokrasi, devletin düzenidir; ancak bürokratik kibir, devlet ile millet arasındaki bağı koparan bir uçurumdur. Kendini "sistemin efendisi" sanan, amirinden çekinmeyen, vatandaşı yük olarak gören bu anlayışın arkasındaki tek güç, cezasızlık ve denetimsizlik hissidir. "Nasıl olsa maaşım yatıyor" rahatlığı, kamu hizmetinin temel esası olan "halk için var olma" ilkesini tamamen ortadan kaldırıyor.

Devlet, vatandaşına hizmet etmek için vardır; vatandaş, memurun keyfini beklemek için değil. İş güvencesinin ardına sığınarak vatandaşı canından bezdiren bu saltanatın son bulması, performans odaklı denetimlerin ve gerçekten işleyen liyakat sistemlerinin hayata geçirilmesiyle mümkündür. Aksi takdirde o masaların arkasında oturanlar, unuttukları o temel gerçeği hatırlamamaya devam edecekler: O koltukların asıl sahibi, kapıda sıra bekleyen millettir.

"BANA KİMSE DOKUNAMAZ" SALTANATI

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.