Çok enteresan bir şehir olduk...
Koca şehir hastanesine başhekim atanacak!
Aşiretler sosyal medyada, “Kendisinden olsun, taştan olsun” anlayışıyla bir istek zinciri oluşturuyor.
Kendisinden olmadı mı?
Bu defa atanan şahsı yıpratma kampanyası açılıyor.
İftira zinciri kuruluyor.
Yıpratılıyor, itibarsızlaştırılıyor
Haysiyet cellatları devreye giriyor.
Bu döngü öyle bir hal alıyor ki kurumlar köy odasına dönüşüyor.
Sağlık, eğitim ve hizmet birimleri hantallaşıyor...
Sonra:
“Urfa sahipsiz...”
E sizin sahiplendiğiniz Urfa değil ki...
İşlevsellik değil derdiniz.
“Adamımız olsun, bizi kurumdan beslesin.”
Bir de bu döngüyü Urfalılıkla besliyorlar ki...
Tamamen suistimal.
Aslında tüm kurum yöneticilerini doğduğu şehre atamamak gibi bir yasa olmalı...
Çok donanımlı, çok liyakatli, çok yetenekli iseler başka şehirlerde ülkeye hizmet etsinler...
Tabii ki burada istisna Urfalılar var.
Liyakatli olduğu kadar prensipli.
Maalesef kahrolası çark bu istisnaları bir çırpıda ezip geçiyor.
Yani sistem iyileri yiyor.
Spordan tutun da sosyal alandan STK’lara kadar, her alanda ama her alanda Urfa’yı aşağı çeken bu döngü çalışıyor.
Belediyeleri ezen döngünün merkezine koyabilirsiniz.
Müridi, köylüsü, yedi sülalesi belediyelerin her kademesinde öbekleniyor.
Yerli Urfalının da köylüden kalır yanı yok...
Onlar kurnaz ya!
Başka kurumlarla makam takasına gidiyor.
Sözün özü;
Köle içgüdüsü kırılmadığı sürece daha çok sahip arar Urfalılar.