PEKİŞTİRİLMİŞ AHLAKSIZLIK

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Tutunabilecek bütün ahlaki değerleri yerle bir eden pekiştirilmiş, onaylanmış, utanılması dahi söz konusu olmayan bir ahlaksızlık normalleştirilmiş durumda.

Çoğunluğun ama diye başlayıp diğerinin hırsızlığını kendi yaptığını meşrulaştırmak için öne sürdüğü örnekler, ahlaksızlığını kapatmaya yetmiyor. Yetmiyor da ahlaksızlığını meşrulaştırmanın haramı yasallaştırmanın, bir kurtuluş yolu olduğuyla ahlaksızlık arasındaki ince çizgiyi de farketmiyorlar. Güya din bilir, irfan bilir. En iyi bildikleri bu,  insanların yumuşak karnı, dini satmak. Hayır, hayır fark ediyorlar. 

Üçkağıda getirmeyi, soymayı, dolandırmayı, haramın bir meteliği boşa gitmesin yeter ki kendine aksın ne olursa olsun bir hayatı gözümüze sokup yaşıyorlar. Ne yaptıklarını biliyorlar da ahlaksızlığını fark edecek bir akıl ve marifete sahip değiller. Hayır, o akla da sahipler, şeytanın cennetten kovduracak her türlü hile ve desisesini de bilirler; mevzu ahlak ise yani yaratılışına uygun bir hayat sürdürmek, onun da ehemmiyeti yok zaten. 

Din desen var, para desen var, dünyayı da ahireti de hatmedip üst perdeden ahlak dersi de verirler, ama yaptıklarını bir türlü görmezler, kör, sağırlar. Bu pekiştirilmiş ahlaksızlıkla, ahlaklı davranmanın anormal göründüğü, eli başkasının cebine gidebilecek herkesin artık tetikte beklediği bir ahlaksızlık örneği her kademede mevcut. Ortalık yangın yeri ve herkes, ilk fırsatta yangın çıkacak yerlerin keşfine çıkmış, hazır kıt'a  bekliyor.

Fırıldaklığın, dolandırıcılık ve üçkağıtçılığın,  bir zeka göstergesi olduğunu, mağduriyetin ve saflığı, iyi niyetin ise enayilik olduğunu insanlar artık kanıksamış durumda.

Haram yiyenin hayran olunup helal olsun diye  taltif ve takdir edildiği, helalinden haramzadelerin eliyle mağdur olanların da tekdir edildiği pekiştirilmiş ve rahatsızlık duyulmayan mutlak bir ahlaksızlık söz konusu.

Resmileştirilmiş, usulunce yanlışsız  görünen bu arsızlık, arızi değil, özel ve özsel olarak kanıksanmış. 

Biçtikçe tekrar tekrar çıkan ve arsız otu da denilen ayrık otu kişilikli her hücreye sinmiş bu zararlıların millete ve ülkeye verecekleri tek bir katma değeri yoktur.

Özellikle siyaset için en kullanışlı bir şekilde, dini kullanan bu sözde müslümanlar, kalıbına sığmayan söylemleriyle kanına sinen her türlü ahlaksızlıkla meydanlarda boy göstermekten asla utanmazlar. 

Siyasete girişlerinin tek gayesi, mutlu fonla bitecek bir hayat beklentisi. 

Dillerine pelesenk ettikleri, "bu milletin öz evladı" diyerek, bu milleti zarara uğratmaktan başka hiç bir şeye yaramayan devletin hazinesindeki bu cenabet parazitler temizlenmedikçe vergilere bağlanan ve standardı yakalayamayanların yaşadığı gerilemekte olan bir ülke olarak kalacağız.

Pekiştirilmiş bu mutlak ahlaksızlığın, bu ülkenin de insanların da insanlığın da önündeki en büyük lağım çukuru olduğunu görüyoruz.

Gel gör ki içimizde, "Aranızda en günahsız olan, ona ilk taşı atsın." diyebilecek biri de yok, taşı atabilecek kimsemiz de yok. Biz bu taşı atamazsak da taşlanması gereken bir ahlaksızlığa karşı susarsak işte o zaman bu ahlaksızlıklar mutlak surette pekiştirilmiş olacaktır.

PEKİŞTİRİLMİŞ AHLAKSIZLIK

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.