Eğitimde yeni kriz: Beyaz önlük

MEB’in okullarda öğretmenlerin “beyaz önlük” giymesi yönündeki kararıyla başlayan tartışmalar Bakan Yusuf Tekin’in 24 Kasım’da öğretmenlere hediye önlük verileceği açıklamasıyla sürüyor. Önlük kararı, eğitim sendikalarını da ikiye böldü. Eğitim-Bir-Sen Şanlıurfa Şube Başkanı Coşkun, “beyaz önlük” uygulamasının zorunlu olmamak şartıyla güzel bir uygulama olduğunu belirtirken, diğer sendika temsilcilerine göre öğretmenlerin ekonomik haklarının iyileştirilmesi gibi daha önemli sorunları var.

5

ŞANLIURFA - Milli Eğitim Bakanlığı'nın öğretmenlerinin yeni eğitim öğretim döneminde “beyaz önlük” giymesi yönündeki kararı tartışmaları beraberinde getirdi. 

Tartışmalar sürerken Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’den 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde tüm öğretmenlere “önlük” hediye etme kararı geldi. Bunun için eğitimcilerden “beden ölçüleri” bile istendi. 

Okullarda beyaz önlük uygulaması tartışılmaya devam ediyor. 

Biz de Gazete İpekyol olarak eğitim sendikalarının Şanlıurfa’daki temsilcilerinden görüş aldık. 

Eğitim sendikalarının bazıları beyaz önlük kararını desteklerken bazıları ise bunun dayatılmasının kabul edilemeyeceğini ifade etti. 

COŞKUN: DAYATMA VE MECBURİYET İSTEMİYORUZ

Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-Sen) Şanlıurfa Şube Başkanı İbrahim Coşkun, beyaz önlük uygulamasının güzel bir uygulama olduğunu ancak herhangi dayatma ve mecburiyet olmaması gerektiğini vurguladı. Coşkun, “Sayın bakanımızın önlükten bahsetmesi, 24 Kasım’da öğretmenlere önlük hediye etmesi güzel bir yaklaşım. Bizim burada önemli gördüğümüz vurgu yapacağımız alan kesinlikle bunun mecburi olmaması, isteğe bağlı olması, öğretmen istiyorsa giyecek istemiyorsa giymeyecek” dedi.  

Uygulamanın “gönüllülük esasına dayalı” olduğunu belirten İbrahim Coşkun, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:

“Sağ olsun sayın bakanımız 24 Kasım’da mali bir destek olması açısından tüm öğretmenlerimize önlük hediye edecek, bu güzel bir çalışma güzel bir uygulama olabilir. Daha önce fen bilgisi, fizik, kimya, biyoloji ve matematik öğretmenlerimiz genelde önlükle ders anlatırlardı. Bizim buradaki amacımız özellikle 2013 yılında Eğitim-Bir-Sen’in almış olduğu karar, serbest kılık kıyafette serbestliğin yanında biz duracağız. Altını çizerek söylemek istediğimiz herhangi bir dayatma olmasın, mecburiyet olmasın, kişinin kendi özgür iradesine bırakılsın. Zaten bakanlığın yaklaşımı da gönüllülük esasına dayalı. Mecburiyet istemiyoruz.” 

KUTLU: SUNİ BİR GÜNDEM OLUŞTURULMAK İSTENİYOR

Eğitim ve Bilim Gücü Sendikası (Eğitim-Gücü-Sen) Şanlıurfa Şube Başkanı Mustafa Kutlu ise eğitimde beyaz önlükten daha  önemli sorunların olduğuna dikkati çekti. 

“Şu anda odaklanmamız gereken konunun beyaz önlük olmaması gerektiğini düşünüyorum çünkü öğretmenlerin ekonomik ve sosyal anlamda iyileştirilmesi gereken birçok sorunu var. Bakanlığın bu konuda suni bir gündem oluşturmak istediğini düşünüyorum” diyen Mustafa Kutlu, bugün öğretmenlerin yoksulluk sınırının altında maaş aldığına dikkati çekti. Kutlu, şunları söyledi:

“Öncelikli olarak öğretmenlerin maaş sorununun iyileştirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Eğitim-Gücü-Sendikası olarak zaten kılık kıyafet konusunda eylem kararımız vardı ve bugün geldiğimiz noktada beyaz önlük giymeyi de kılık kıyafet eylem kararına eklemiş bulunmaktayız. Eğitim-Gücü-Sendikası üyesi öğretmenlerimiz, beyaz önlük dayatması olduğu zaman eylem kararımızı gönül rahatlığıyla kullanabilirler.”

BİNİCİ: TÜM SORUNLAR ÇÖZÜLDÜ TEK EKSİK ÖNLÜK

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Şanlıurfa Şube Başkanı Mahmut Binici de zamanında başörtü takan öğretmenlere yapılan haksızlığın bugün de daha farklı tarzda giyinen öğretmenlere yapıldığını kaydetti.

Beyaz önlük uygulamasının “laik, bilimsel, ücretsiz, kamusal eğitimin adım adım yok edilmesinde önemli adımlardan biri olduğunu” ileri süren Binici, şu ifadeleri kullandı:

“Yeni bakanımız, öğretmenlerin tüm sorunları çözülmüş de okullardaki tek eksik önlükmüş gibi hareket ediyor. Burada asıl amacın başka şeyler olduğunu düşünüyorum. Böyle 24 Kasım’a denk getirerek ve hediye üzerinden bir pazarlama tekniğiyle sunulması elbette bizim açımızdan düşündürücüdür. Eğitim-Sen’in öncülük yaptığı öğretmenlerin serbest kıyafetle çalışmasıyla ilgili geçmişte eylem etkinlikleri yaptık ve bununla ilgili de Milli Eğitim Bakanlığı’nın mevduatında bir takım değişiklikler yapılmıştı. Hal böyleyken siz tek tip dayatan bir tarzda öğretmene bunu sunmak ve topluma da masum bir şeymiş gibi sunmaya çalışmanızın hiçbir geçerliliği yoktur.” 

Özellikle kadın öğretmenlerin giyinme biçimine farklı şekilde müdahale edildiğini iddia eden Binici, “ Nasıl ki sürekli bu hükümetin eleştirdiği, geçmişte özellikle başörtü takan arkadaşlarımıza yönelik bir takım haksızlıklar yapıldıysa bugün de daha seküler daha farklı giyinme tarzını seçen öğretmen arkadaşlarımıza farklı yönlü bir taciz olduğunu düşünüyoruz. Dolayısıyla bundan derhal vazgeçilmesi gerektiğini, isteyen her öğretmenimiz önlük kullanıyorsa kullanabilir ama istemeyenlere hediye adı altında ve kimi işgüzar yöneticilerin, yerel yöneticilerin öğretmenlere mobbing tarzı yaklaşımla bunları zorunlu kılmasını kabul etmiyoruz” diye konuştu. 

AHMET HAKKI AK - MUSTAFA EKİNCİ - ÖZEL HABER / GAZETE İPEKYOL