2011 yılında başlayan Suriye iç savaşının ardından, savaşın yıkıcı etkileri ve zorunlu göç dalgası nedeniyle hayalleri yarım kalan binlerce aile, Türkiye’nin sağladığı güvenli limanlarda hayata yeniden tutunuyor.
Suriye iç savaşı, milyonlarca insanın hayatını altüst etti ve çok sayıda kişi güvenli bir liman arayışıyla sınırları aşmak zorunda kaldı. Bu dönemde Türkiye, insani bir sorumluluk üstlenerek Suriyeli mültecilere kapılarını açtı ve yıllar boyunca onlara ev sahipliği yaptı.
Bu süreçte kimi hayatlar ailelerinden ve sevdiklerinden koparıldı, haber alınamaz hâle geldi. Bunlardan biri de Ajans Urfa köşe yazarı Salsabil Kassem’in kaleme aldığı yaşam öykülerinden biri oldu.
Kassem, köşe yazısında bir annenin savaşla birlikte değişen hayatını ve zorunlu göçle karanlıkta başlayan uzun yolculuğunu anlattı.
KASSEM: KARANLIKTA BAŞLAYAN YOLCULUK
İşte Kassem’in yazısının ilgili bölümü:
“Ben Suriyeliyim, Şam’dan geldim. Dört çocuk annesiyim; iki erkek, iki kızım var. Gecenin karanlığında ve dondurucu soğukta yola çıktım. Eşim gözaltına alındı ve bir daha geri dönmedi. Aynı gün evimize baskın yapıldı, yaşadığımız ev yerle bir edildi. O korku anında ne komşular ne de çevredeki insanlar yardım edebildi; herkes kendi canının derdindeydi. O gece, korku ve belirsizlik içinde çocuklarımı alıp yola çıktım. En küçük çocuğum henüz beş aylıktı. Yol boyunca açlık, soğuk ve çaresizlikle sınandık. Çocuklarımın ağlamasını susturmak için bazen kendi açlığımı unuttum. Uzun ve zorlu bir yolculuğun ardından Türkiye’ye ulaştık. Urfa’ya geldik. Ağır işlerde çalıştım. Bazen çocuklarım soğuktan titrerken ben ayakta durmaya çalıştım. Annelik, o yıllarda benim için yorgunluğu yutmak demekti. Ondan sonra tekstil atölyesinde çalıştım. çocuklarımın eğitimine destek olmaya çalıştım. İki yıl sonra, eşimin hapiste hayatını kaybettiğine dair resmi belgeye ulaştık. O gün, umutlarımın bir kısmı sessizce içimde öldü.”
YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYINIZ

0 Yorum