Şanlıurfa Barosu ve 14 barodan ortak açıklama: Takipçisi olacağız

Şanlıurfa Barosu'nun aralarında bulunduğu 15 baro, Türkiye ve Suriye'de yaşanan gelişmeleri değerlendirdi ve "Takipçisi olacağız" dedi.

Şanlıurfa Barosu ve 14 barodan ortak açıklama: Takipçisi olacağız

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

15 baronun yer aldığı bölge baroları, ortak yazılı açıklama yaptı.

Şanlıurfa Borasu'nun da imzaladığı açıklamada Türkiye’de ve Suriye’de yaşanan güncel gelişmelerin, insan hakları, hukuk devleti ilkeleri ve savunma hakkı perspektifinden değerlendirildiği belirtildi. 

Suriye’deki Kürtlere insani yardımın kesintisiz biçimde ulaştırılabilmesi için Mürşitpınar Sınır Kapısı'nın açılması gerektiği bir kez daha belirtilen açıklamada “Sivil toplum kuruluşlarıyla dayanışma içerisinde, halklara insani yardım ulaştırılmasına yönelik yol ve yöntemlerin belirlenmesi, bu sürecin süreklilik arz edecek biçimde sürdürülmesi ve gerekli yasal adımların ivedilikle atılması gerekmektedir” denildi.

BAROLARIN DİKKAT ÇEKTİĞİ GELİŞMELER

Ülke içindeki diğer gelişmeler için şu açıklama ve değerlendirmelerde bulunuldu:

"Van'da barışçıl gösteri ve yürüyüş hakkını kullananlara yönelik gerçekleştirilen müdahaleler kapsamında Van Barosu Başkanı Av. Sinan Özaraz’ın fiziksel gözaltı ve kötü muameleye maruz bırakılması kabul edilemezdir. Bölge baroları olarak bu sürecin yakın takipçisi olacağımızı kamuoyuna ilan ederiz.

Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) üyelerine yönelik gerçekleştirilen gözaltı ve tutuklamalar da kaygı vericidir. Gözaltı ve tutuklama tedbirlerinin cezalandırma aracına dönüştürülmesi kabul edilemez.

Amedspor’a yönelik verilen cezalar ile saha içinde ve dışında yaşanan ayrımcı uygulamalar da dikkatle izlenmektedir. Bireylerin saç örme gibi ifade özgürlüğü kapsamında kalan kişisel ve kültürel tercihlerinin hedef alınarak soruşturmalara konu edilmesi, temel hak ve özgürlüklere yönelik hukuka aykırı bir müdahaledir.

Özgürlük için Hukukçular Derneği üyesi meslektaşlarımıza yönelik verilen cezalar da ayrıca değerlendirilmiştir. Avukatlık faaliyeti ve hak savunuculuğunun, meşru ve yasal bir mesleki faaliyet olmasına rağmen kriminalize edilerek cezalandırma konusu hâline getirilmesi kabul edilemezdir. 

Sosyal medya ve kamusal alanda özellikle Kürtlere, farklı inanç ve kimliklere yönelik nefret dili ve ayrımcı söylemlerin giderek yaygınlaştığı görülmektedir. Devletin, nefret söylemine karşı etkili hukuki mekanizmaları işletme yükümlülüğü bulunmaktadır.

Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları, Anayasa’nın 153. ve 90. maddeleri uyarınca bağlayıcıdır ve gecikmeksizin uygulanmak zorundadır. Bu kararların yerine getirilmemesi, hukuk devleti ilkesini ağır biçimde zedelemekte ve yargı sistemine duyulan güveni ortadan kaldırmaktadır.

Avukatların Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nin hayata geçirilmesi ve bu sözleşmeye Türkiye’nin imzacı olması, avukatların mesleki güvencelerinin artırılması ve savunma hakkının etkin biçimde korunması açısından hayati önemdedir."

Süreçlerin takipçisi olacakları vurgulanan açıklamada kamuoyuna şu sözlerle seslenildi:

“Bölge baroları olarak; hukukun üstünlüğünü, insan haklarını ve savunma hakkını koruma kararlılığımızla, yaşanan tüm bu süreçlerin takipçisi olmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.”

Açıklamada imzası bulunan barolar:

1- Adıyaman Barosu
2- Ağrı Barosu
3- Batman Barosu
4- Bingöl Barosu
5- Bitlis Barosu
6- Dersim Barosu
7- Diyarbakır Barosu
8- Hakkari Barosu
9- Iğdır Barosu
10- Mardin Barosu
11- Muş Barosu
12- Siirt Barosu
13- Şanlıurfa Barosu
14- Şırnak Barosu
15- Van Barosu

Şanlıurfa Barosu ve 14 barodan ortak açıklama: Takipçisi olacağız

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

0 Yorum

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.