Şanlıurfa Barosu, Avrupa Birliği destekli ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim Derneği (AYHED) iş birliğiyle hazırlanan “Şanlıurfa (2024–2025) İşkence ve Kötü Muamele İzleme Raporu’nu kamuoyuna sundu.
Rapora göre, işkence ve kötü muamele iddiaları sadece münferit olaylarla sınırlı kalmıyor; özellikle gözaltı ve kolluk teması, kapalı kurumlar, zorunlu nakil uygulamaları ve barışçıl toplantılara müdahalelerde tekrar eden örüntüler ortaya çıkıyor.
Raporda öne çıkan bulgular arasında, işkence ve kötü muameleye dair başvuruların büyük bölümünde fiziksel şiddet ve darp, psikolojik baskı ve tehdit ile hukuki güvencelere erişim sorunlarının yoğunlaştığı belirtildi. Ayrıca hapishaneler, geri gönderme merkezleri ve geçici barınma merkezleri ile ilgili başvurular, sağlık hizmetlerine erişim, barınma ve hijyen koşulları, iletişim ve ziyaret hakları ile zorunlu nakil uygulamalarının aile bağları üzerindeki olumsuz etkilerini gözler önüne seriyor.
Raporda, işkence ve kötü muamele iddialarına ilişkin soruşturmaların büyük bir bölümünde gecikmeler, sınırlı işlem ve etkisiz ilerleme yaşandığına dikkat çekilerek, bunun hesap verebilirlik mekanizmalarını zayıflattığı vurgulandı. İzleme döneminde derlenen başvuruların toplam sayısı 2024 için 139, 2025 için 40 olarak kaydedildi. Bu veriler arasında doğrudan “işkence ve kötü muamele” başlığı altında sınıflanan kayıt sayısı ise 2024’te 36, 2025’te 14 olarak yer aldı. Rapor, verilerin başvuru temelli ve açık kaynaklara dayandığını; resmî mekanizmalara yansımayan vakaların ve veri paylaşımındaki sınırlılıkların tüm ihlalleri yansıtmayabileceğini belirtiyor.
POLİTİKA VE UYGULAMA ÖNERİLERİ:
Şanlıurfa Barosu, işkence ve kötü muamele yasağının etkin korunabilmesi için acil olarak şu adımların atılması gerektiğini vurguladı:
“Gözaltı ve kapalı kurumlarda bağımsız, düzenli ve etkin izleme mekanizmalarının güçlendirilmesi,
İşkence iddialarında derhâl, bağımsız ve tarafsız soruşturma yürütülmesi,
İstanbul Protokolü’ne uygun muayene ve raporlama standartlarının güvence altına alınması,
Hapishane ve tutma alanlarında insan onuruna uygun barınma, hijyen ve sağlık koşullarının sağlanması,
Mağdurlar için güvenli ve misillemeye karşı koruyucu başvuru mekanizmalarının oluşturulması,
Barolar ve sivil toplumun bağımsız izleme faaliyetlerinin kurumsal olarak desteklenmesi.”
Şanlıurfa Barosu, işkence ve kötü muamele yasağının mutlak bir hak olduğunu hatırlatarak, tüm ilgili kurumları insan onurunu esas alan etkili önleme ve denetim politikalarını hayata geçirmeye davet etti.
Baro, yalnızca ihlallerin soruşturulması değil, önleyici mekanizmaların güçlendirilmesi ve şeffaf, hesap verebilir yargısal süreçlerin işletilmesinin de zorunlu olduğunu belirtti.

0 Yorum