AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Abdulkadir Emin Önen, sosyal medya hesabından İran’a yönelik saldırılar ve bölgedeki gelişmelere dair açıklama yaptı.
Önen paylaşımında, Türkiye’nin yerli ve milli savunma sanayii hamlelerinin stratejik önemine işaret ederek, küresel gelişmelerin doğru okunması ve teknolojik altyapının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Önen, ambargolar altında uzun yıllar mücadele eden bir ülkenin gelişmiş savunma sistemlerini aşabilmesinin askeri literatürde dikkat çekici bir durum olduğuna dikkat çekti.
Önen'in paylaşımında şu ifadeler yer aldı:
“ABD ve İsrail'in İran’a saldırmasıyla başlayan, İran’ın da buna karşılık ABD ve İsrail’e yönelik stratejik hedefleri vurduğu süreç, küresel güç dengelerinin yeni ve sert gerçekliğiyle yüzleştiğimiz tarihi bir eşiktir.
Pentagon’un EpicFury (DestansıÖfke) olarak isimlendirdiği bu operasyonel süreç, sadece bölgesel bir çatışma değil, savunma doktrinlerinin, uydu teknolojilerinin ve lojistik ağların çarpıştığı devasa bir laboratuvar işlevi görüyor. On yıllardır ağır ambargolar altında nefes almaya çalışan bir ülkenin, DemirKubbe ve Patriot gibi rüştünü ispatlamış savunma sistemlerini yüksek bir isabet oranıyla aşabilmesi, askeri literatürde tek başına açıklanabilecek bir durum değildir.
ÖNEN: FÜZELER DEĞİL YAPAY ZEKA TABANLI HEDEFLEME ALGORİTMALARI ÇARPIŞIYOR
Önen, sahada artık çok katmanlı bir teknolojik şemsiyenin devrede olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:
Radarlara yakalanmadan bölgeye intikal eden devasa Çin Y20 kargo uçaklarının sağladığı lojistik akış ile Rusya’nın GLONASS ve Çin’in Gaofen uyduları üzerinden iletildiği anlaşılan anlık veri disiplini, sahada artık çok katmanlı bir teknolojik şemsiyenin devrede olduğunu kanıtlıyor. Navigasyon terminallerinden karmaşık elektronik harp kitlerine kadar uzanan bu istihbari derinlik, aslında modern savaşlarda "Vekalet Savaşları" kavramının yerini "Teknolojik Vekalet"e bıraktığını ilan etmektedir.
“KİMİN UYDUSU DAHA YUKARIDAYSA SAHADAKİ MUTLAK HAKİMİYET BU GÜCÜN ELİNDE ŞEKİLLENİYOR”
Sahada ve yayınlarda, küresel gündemi doğru okumaya ve tam bağımsız Türkiye idealinin teknolojik altyapısını savunmaya devam edeceklerini söyleyen Önen, şu ifadeleri kullandı:
Artık cephede sadece askerler veya füzeler değil, yazılımlar, uydu ağları ve yapay zeka tabanlı hedefleme algoritmaları çarpışıyor. Kimin uydusu daha yukarıdaysa ve kimin yazılımı daha özgünse, sahadaki mutlak hakimiyet de ancak bu gücün elinde şekilleniyor. Tam da bu noktada, Türkiye’nin yıllardır titizlikle yürüttüğü yerli ve milli Savunma Sanayii hamlelerinin ne denli hayati öneme sahip olduğu bir kez daha tescillenmiş oldu. Hatırlanacağı üzere, uçak gemisi projemiz gündeme geldiğinde Özgür Özel çıkıp ‘Denizdeki balıklar korkuyor..’ diyerek bu hayati yatırımları ‘Vizyonsuz’ bir çevrecilik tartışmasına hapsetmeye çalışmıştı.
Oysa bugün görüyoruz ki, asıl korkulması gereken sadece balıkların huzuru değil, savunma yazılımı başkasına ait olan, uydusu ve verisi başkasının kontrolünde kalan bir devletin içine düşeceği stratejik körlüktür. Kendi uydusuna ve özgün yazılımına sahip olmayan bir gücü, kriz anında etkisiz hale getirmek sadece bir saniye sürmektedir. Sahadaki yeni ve karmaşık denklem, DevletAklı kanalımızda neden ilk iş olarak "Çin’i Anlamak" serisiyle yola başladığımızın stratejik zeminini de netleştirmiş oldu.
Bugün Çin’in lojistik kapasitesini, Rusya’nın veri derinliğini ve ABD’nin bölge stratejilerini bütüncül bir perspektifle analiz etmeden, Orta Doğu’daki cerrahi müdahaleleri anlamlandırmak mümkün değildir. Bizler hem sahada hem de yayınlarımızda, küresel gündemi doğru okumaya ve tam bağımsız Türkiye idealinin teknolojik altyapısını savunmaya devam edeceğiz.”
Kaynak: HABER MERKEZİ
0 Yorum