Şanlıurfa’da sürücülerin en büyük çilelerinden biri olan yol bozuklukları ve bakım eksiklikleri, artık sadece günlük bir şikâyet konusu olmaktan çıkıp hukuki boyuta taşındı. Kent genelinde kapatılmayan çukurlar, yetersiz tabelalar ve altyapı sorunları nedeniyle araçlarında ciddi maddi hasar oluşan vatandaşların, yasal yollara başvurarak tazminat talep edebileceği belirtildi.
Hukukçular, yoldaki bir çukura düşerek hasar gören otomobilin ya da bozuk yolda sıçrayan çamur nedeniyle kullanılamaz hale gelen kıyafetlerin bedelinin bile "hizmet kusuru" kapsamında ilgili kurumdan tahsil edilebileceğini vurguladı.
“KUSURLU HAREKETLERDEN DOĞAN ZARAR TAZMİN EDİLMEK ZORUNDA”
Bursa Barosu avukatlarından İbrahim Gödel, Karayolları Trafik Kanunu'na dayanarak, yol bakımından sorumlu kamu kurumlarının, yol güvenliğini sağlamakla yükümlü olduğunu belirtti. Şehir içi yolların belediyelere, şehirlerarası yolların ise Karayolları Genel Müdürlüğü'ne ait olduğunu vurgulayan Gödel, Anayasa'nın 125. maddesi gereği, kamu hizmeti gören idarelerin kusurlu hareketlerinden doğan zararı tazmin etmek zorunda olduklarını ifade etti.
“KAZAYA NEDEN OLAN YOL BAKIM EKSİKLİKLERİ TAZMİNAT SORUMLULUĞU DOĞURUYOR”
Yol bozukluğu nedeniyle meydana gelen kazalarda, ilgili idarenin kusurlu bulunması durumunda, zararın karşılanması gerektiğini dile getiren Gödel, keskin virajlarda yetersiz işaretleme veya çukurlarla dolu yolların zamanında onarılmaması gibi durumların idarenin hizmet kusuru olduğunu belirtti. Kazaya neden olan yol bakım eksiklikleri, idari kusur sayılarak ilgili idare üzerinde tazminat sorumluluğu doğuruyor. Bu nedenle, trafik kazası tespit tutanağının, hasar nedeninin belgelenmesi açısından önemli bir kanıt olduğunu vurguladı.
OLAY YERİNİN KONUMUNU GÖSTEREN FOTOĞRAFLAR BULUNMALI
Ayrıca, kazaya ilişkin delillerin toplanması gerektiğini ifade eden Gödel, araçların kazaya uğradığı yerler, yol yüzeyindeki çukurlar ve fren izlerinin fotoğraflanmasının gerektiğini belirtti. Olay yerinin konumunu gösteren fotoğraflar ve yol yüzeyindeki kusurlar, kaza anını belgeleyici kanıtlar olarak mahkemede kullanılabilir. Kazaya dair tüm belgelerin (ehliyet, ruhsat, sigorta bilgileri, sağlık raporları) titizlikle toplanması gerektiğini de sözlerine ekledi.
60 GÜN İÇİNDE YANIT VERMEMESİ DURUMUNDA TAZMİNAT DAVASI AÇILABİLECEK
Maddi tazminat kapsamında araç hasarları, tedavi giderleri ve manevi tazminat talep edilebileceğini belirten İbrahim Gödel, trafik sigortasının mağdurun tedavi ve araç onarım giderlerini karşıladığını, kaskosu olanların ise tamir masraflarını kasko şirketinin ödediğini ifade etti. Kaskosu olmayan mağdurların, ödemelerini yaptıktan sonra kusurlu idare veya üçüncü kişiden tazminat talep edebileceğini söyledi. Hukuki süreçte, idareye karşı tam yargı davası açmadan önce, genellikle zarar tespiti talepli yazılı bildirim yapılması gerektiğini belirten Gödel, idarenin 60 gün içinde yanıt vermemesi durumunda İdare Mahkemesi'nde tazminat davası açılabileceğini ifade etti.
BELEDİYELER İCRALIK OLABİLİR
Şanlıurfa’da birçok ana ve ara arterde yaşanan yol bozuklukları nedeniyle sürücülerin haklarını aramaya başlaması durumunda, sorumluluklarını yerine getirmeyen belediyelerin ciddi bir ödeme yüküyle karşı karşıya kalabileceği belirtiliyor. Bu hukuki hamlelerin, vatandaşların maddi kayıplarını telafi etmesinin yanı sıra, yerel yönetimleri yol güvenliğini sağlamaya zorlaması bekleniyor.

0 Yorum