Şanlıurfalı avukat tasarruf ile cimrilik arasındaki ince çizgiyi anlattı! Evlilikte cimrilik nerede başlar?

Yargıtay’ın “evlilikte cimrilik” kararının ardından ekonomik sorumluluklar ve ekonomik şiddet yeniden gündeme geldi. Avukat Ömer Avcı, konuya ilişkin merak edilenleri değerlendirdi.

Şanlıurfalı avukat tasarruf ile cimrilik arasındaki ince çizgiyi anlattı! Evlilikte cimrilik nerede başlar?

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

ÖZEL HABER I Yargıtay’ın cimrilik gerekçesiyle verilen boşanma ve tazminat kararının ardından gözler evlilikte ekonomik sorumluluklara çevrildi. Eşinin cimri olduğu gerekçesiyle dava açan kadının boşanma ve tazminat talebinin kabul edilmesi, “Evlilikte cimrilik boşanma sebebi olabilir mi?” sorusunu tartışmaya açtı.

Kararla birlikte evliliklerde eşlerin ekonomik yükümlülükleri, aile giderlerine katılım sorumluluğu, gelirlerin kullanımı ve tasarruf ile cimrilik arasındaki farkta yeniden gündeme geldi. Eşin para üzerindeki tutumu, ekonomik baskı oluşturup oluşturmadığı ve hangi davranışların hukuken kusur sayılabileceği merak konusu oldu.

Evlilikte evin masraflarını kim üstlenir? Hangi davranışlar tasarruf, hangi davranışlar cimrilik olarak kabul edilir? Eşin para vermemesi boşanma sebebi olur mu? Ekonomik şiddetin hukuki sonuçları nelerdir? Bu sorular, günümüzde pek çok çiftin merak ettiği konular arasında yer alıyor.

Bu kapsamda merak edilen soruları yanıtlayan Avukat Ömer Avcı, Gazeteipekyol.com’a yaptığı özel açıklamada evli çiftlerin ve evlilik hazırlığında olanların bilmesi gereken hukuki detayları anlattı.

Evliliklerde ekonomik sorumlulukların yalnızca faturaların veya günlük giderlerin paylaşılmasıyla sınırlı olmadığını belirten Avcı, eşlerin gelirlerini kullanma biçiminin, aile bütçesine yaklaşımının ve para konusundaki tutumlarının da evlilik birliğinin devamında önemli rol oynadığını ifade etti.

Avcı, evlilik birliğinde eşlerin yalnızca duygusal değil, ekonomik anlamda da karşılıklı sorumlulukları bulunduğuna dikkat çekerek, aile giderlerine katılmanın Türk Medeni Kanunu kapsamında bir yükümlülük olduğunu ifade etti.

EVLİLİKTE MASRAFLARA KATILMAYAN EŞ KUSURLU SAYILABİLİR

Avcı, evlilik birliği içerisinde eşlerin birbirlerine karşı ekonomik sorumlulukları bulunduğunu belirterek, şunları kaydetti: 

“Evlilik birliği devam ettiği sürece eşlerin, ailenin ortak giderlerine ekonomik güçleri oranında katkı sağlama sorumluluğu bulunuyor. Bu yükümlülük, eşlerden birinin boşanma kararı alması veya ortak konuttan ayrılmasıyla sona ermiyor. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 14.12.2023 tarihli, 2023/8556 Esas ve 2023/6223 Karar sayılı kararında da bu konuya dikkat çekilerek, “Davacının boşanma kararı aldıktan sonra ortak konuttan ayrılmış olmasının birlik giderlerine katılma yükümlülüğünü sona erdirmediği, evlilik birliğinin sona ermesine kadar bu yükümlülüğün devam ettiği” belirtildi. Eşlerden birinin, çalışmasına engel herhangi bir durumu bulunmadığı halde evin geçimine katkı sağlamaması ise hukuken kusurlu davranış olarak değerlendirilebiliyor. “

AİLE GİDERLERİNE KATILMAMAK BOŞANMA DAVASINDA KUSUR OLABİLİR

Eşlerden birinin çalışabilecek durumda olmasına rağmen aile giderlerine hiçbir katkı sağlamamasının hukuken sorun oluşturabileceğini belirten Avcı, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 21.03.2024 tarihli, 2023/3885 Esas ve 2024/1973 Karar sayılı kararında da, “Davalı karşı davacı erkeğin evlilik birliği devam ederken engel durumu olmadığı halde çalışmadığı ve evin geçimine maddi katkı sağlamadığı, evin geçiminin davacı kadın tarafından sağlandığı, davacı karşı davalı kadından sürekli para talebinde bulunduğu, kişisel harcamalarının da davacı karşı davalı kadın tarafından karşılandığı” tespit edilerek, bu durumun evlilik birliğinin giderlerine katılma yükümlülüğünün ihlali olduğuna hükmedildi.”

“TASARRUF İLE CİMRİLİK ARASINDA ÇOK ÖNEMLİ BİR FARK VAR”

Evliliklerde en çok tartışılan konulardan biri olan tasarruf ve cimrilik ayrımına dikkat çeken Avukat Ömer Avcı, her ekonomik kısıtlamanın cimrilik olarak değerlendirilemeyeceğine dikkati çekerek, 

“Bir ailenin bütçesini planlaması, gereksiz harcamalardan kaçınması veya geleceğe yönelik birikim yapması elbette ki normaldir. Buna tasarruf diyebiliriz. Ancak burada sınır şudur; tasarruf yaparken eşin veya çocukların temel ihtiyaçlarından vazgeçiliyor mu, aile bireyleri mağdur ediliyor mu, ekonomik imkanlar bilinçli şekilde paylaşılmıyor mu? Eğer kişi kendi harcamalarını yaparken eşinin veya çocuklarının temel ihtiyaçlarını karşılamaktan kaçınıyorsa artık burada tasarruftan değil, ekonomik sorumluluğun ihlalinden söz edilebilir” dedi. 

GELİR ÜZERİNDE BASKI KURMAK

Eşin gelirine el koymak, ekonomik bağımsızlığını engellemek veya aile giderlerine katkı sağlamadan diğer eşin gelirini kontrol etmek de ekonomik şiddet olarak değerlendirilebileceğine dikkati çeken Avcı, “ Bu kapsamda Yargıtay kararlarında; eşin “evin, kadının ve müşterek çocukların ihtiyaçlarını gereği gibi karşılamadığı, kazancını ailesine harcamadığı, para istendiğinde tartışma çıkardığı, ‘kendi çarenize bakın’ dediği ve kızlarının eğitimi için dahi destekte bulunmadığı” durumlar ekonomik şiddet olarak değerlendirild. Yine eşin, “kışın kombiyi kapatmak suretiyle eşi ve çocuklarını soğuk evde oturmaya zorladığı, aşırı tutumlu davranışları ile ailenin ihtiyaçlarını karşılamaktan kaçındığı, çocuklar hastalandığında masraf olmasın diye doktora götürmekten kaçındığı” yönündeki davranışları da ekonomik baskı kapsamında ele alındı. Bunun yanında eşin “kadının maaş kartını alan, ekonomik yönden şiddet uygulayan ve evin ihtiyaçlarına katkı sağlamayan” davranışları gelir üzerinde tahakküm kurma olarak değerlendirilirken, eşini borçlardan ve borçların kaynağından yeterince haberdar etmemesi veya ekonomik yükümlülük altına sokması da kusurlu davranışlar arasında sayıldı. Ayrıca eşin “parasını bir tehdit ve kontrol aracı olarak kullandığı, kadının ihtiyaçları için olan harcamalarının hesabını sorduğu” durumlar da ekonomik şiddet kapsamında değerlendirilebiliyor. “ İfadelerine yer verdi.

Şanlıurfalı avukat tasarruf ile cimrilik arasındaki ince çizgiyi anlattı! Evlilikte cimrilik nerede başlar?

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

0 Yorum

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.