Son kar yağışları, birçok hemşerimizin şehadetiyle de göstermiştir ki Urfa belediyeleri bir kez daha sınıfta kalmıştır. Hastane gibi en hayati yerlere dahi ulaşım imkânsız hâle gelmiştir. Bizzat kendim, yoğun bakımdaki bir hastamı ziyarete gidemedim.
“Urfa kar’a hazırlıklı değilmiş…”
Yağmura ya da güneşli günlere hazırlıklı olmadığı gibi…
Oysa hayati bazı önlemler vardır ki, felaket gelmeden önce bunları almak belediyenin görevidir. Selde vatandaşlarımızın lağım çukurlarında boğularak öldüğünü unutmayalım!
Günler öncesinden yağmur ve kar uyarısı alındığı hâlde ortada hiçbir önlem yoktu. Hatta bir belediye, hizmete alınan yeni araçların tanıtımını yapıyordu; içlerinde bir tane bile kar küreme aracı yoktu. Zaten binlerce kamyon, kamyonet, makam aracınız var…
Bir tane de kar küreme aracı olmasın mı?
Şimdi yine göz göre göre gelen bir ihmale değineceğim. Bela “geliyorum” diyor. İlkbahar yağmurları bastırdığında aynı hatalar tekrar edecek. Çünkü insanların hayatını kaybettiği o alt geçitlerde hâlâ bir motopomp ünitesi göremiyoruz. Mazgallar yetersizdir. Ya bu tür alt geçitlere çok güçlü tahliye kanalları yapacaksınız ya da su seviyesi 20 santimi bulduğunda motopomplar otomatik olarak devreye girecek. Bunun başka yolu yok!
Şimdiden uyarıyoruz: Alt geçitler gibi bazı ölüm tuzaklarına acil önlem alınmalıdır. Otomasyona alınmış motopomplar yerleştirilmeli, su seviye sensörleriyle tüm şehrin taşkın riski otomatik olarak gözlem altına alınmalıdır. Teknik olarak bu çok kolay ve mümkündür. (Yapacak kimse yoksa, biz yapalım.)
Belediyecilik; şehre hizmet etmek yerine şehri izlemek, kurdele kesmek ya da her görülen boşluğu betonla doldurmak değildir.