BAŞARIYA DAİR

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Başarmak kadar başarısız olmak da insanın kendi ellerindedir. Çoğu zaman şartları, insanları ya da zamanı suçlarız; oysa en belirleyici etken, kendimize karşı ne kadar dürüst olduğumuzdur.

Başarmak; yalnızca bir hedefe ulaşmak değil, o hedefin ardından gelecek zorluklara da göğüs gerebilecek gücü ve iradeyi taşımaktır. 

Başarı, dışarıdan bakıldığında alkışlarla, sonuçlarla ve kazanımlarla ölçülür. Oysa perde arkasında sabır vardır, emek vardır, vazgeçmeme kararlılığı ve çoğu zaman yalnızlık vardır.

Başarısızlık ise daha sessiz ama daha ağırdır. İnsanın içini acıtan, özgüvenini sorgulatan ve zihne kazınan o tanıdık soruyla gelir: “Acaba yapabilir miydim?”

Başarılı olmak…

Başarılı bir insan olarak bilinmek…

Daha önce yapılamamış bir şeyi yapmak ya da pek çok insanın isteyip de ulaşamadığı bir noktaya gelmek…

Başarı merkezli yaşayan birçok insanın hayali tam olarak budur. Ancak unutmamak gerekir ki bu dünyada başarıyı deneyen ilk kişi biz değiliz ve son kişi de olmayacağız. Bizden önce milyarlarca insan denedi. Kimi başardı, kimi başaramadı. Aradaki fark çoğu zaman yetenekten değil; farkındalıktan, kararlılıktan ve vazgeçmeme cesaretinden doğdu.

Başarıyı öğrenmenin ilk adımı, doğru soruları zihne yerleştirmektir. İkinci adımı ise bu soruların cevaplarını gerçekten aramaktır. Jim Rohn’un dediği gibi:

“Herhangi bir sorunu çözmek istiyorsanız kendinize şu üç soruyu sorun:

Ne yapabilirim?

Ne okuyabilirim?

Kime sorabilirim?”

Bu soruların cevaplarını ararken en önemli şey, kendi aklınızı kullanma cesaretini göstermektir. Kendi kararlarınızı alın, uygulayın, hata yapın. Bırakın dizleriniz biraz kanasın. Çünkü başarılı insanlar, çoğu zaman dizleri kanamış çocuklardan çıkar. Önce düşünün, sonra yapın; en sonunda da yaptıklarınızın sonuçlarını yeniden düşünün.

Elbette başkalarından fikir alabilir, bilgi ve taktik edinebilirsiniz. Ancak bunları hayata geçirecek olan yine sizin aklınızdır. Mevcut aklınız sizi bugüne getirdi; daha ileri bir hayat istiyorsanız, aklınıza yeni katlar çıkmanız gerekir. 

Başarılı insanların en belirgin özelliklerinden biri, kim olduklarını ve neler yapabileceklerini çok iyi bilmeleridir.

Başarı yolunda iki kritik bilgi vardır: Gücünü bilmek ve haddini bilmek.

Gücünü bilmek; hangi konuda iyi olduğunu, nerede fark yarattığını bilmektir.

Haddini bilmek ise mevcut bilgi, beceri ve imkânlarla neyi yapamayacağını fark edebilmektir.

John Maxwell’in şu sözü bu dengeyi çok iyi özetler:

“Pratik insan istediğini elde etmeyi bilendir. Filozof, insanların ne istemesi gerektiğini bilendir. Başarılı insan ise istemesi gerekeni elde edebilen kişidir.”

Hayatınıza sahip çıkmak, kontrollü ve kararlı bir insan olmak istiyorsanız yapmanız gereken şey temelde hayat amaçlarınızı belirlemektir. Çünkü amaç, hırsın ve motivasyonun kaynağıdır. Amaç davranışlara yön verir, karar almayı kolaylaştırır. Zihin gücünü odaklar, beynin içindeki potansiyeli uyandırır. Bir amaç sahibi olmak, iç disiplini güçlendirir ve insana hayatını kontrol altında tutma güveni verir. Başarıya kademe kademe ulaşmanın yolu da buradan geçer.

Sonuç olarak başarı, tesadüflerin değil; farkındalığın, planlamanın ve istikrarlı çabanın ürünüdür. Ne istediğini bilen, kendini tanıyan ve yolunu sorgulamaktan kaçmayan insan için başarı bir sonuç değil, bir süreçtir.

Ve bazen en büyük başarı, vazgeçmemeyi seçmektir.

Kendine merhamet et.

BAŞARIYA DAİR

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.