Bugün kendime gelmek istiyorum.
Üzerime yıllardır yapıştırılan bütün etiketleri sessizce söküp atarak…
Ne olmak zorunda olduğumu, ne olmam gerektiğini, neyin “olmazsa olmaz” diye dayatıldığını bir kenara bırakmak istiyorum.
Bir nihilist gibi.
Nihilist; dünyanın olduğu hâliyle olmaması gerektiğine, olması gereken hâliyle de var olmadığına hükmeden kişidir.
İşte ruhum tam da bu çelişkinin ortasında duruyor.
Olanın yanlışlığından yorulmuş, olması gerekenin yokluğundan bıkmış bir hâlde.
Bütün doğrularımı, yanlışlarımı, kusurlarımı, eksiklerimi, fazlalıklarımı…
Hepsini olduğum yerde bırakmak istiyorum.
Beni ben yapan ya da öyle olduğuma inandırılan her şeyi sorgusuzca geride bırakmak.
Gelecek zararları bilerek, isteyerek göze almak.
Çünkü bazen insan, kendini korudukça kendinden uzaklaşıyor.
Yıllar önce bir penguenin yaptığı bir hareketin bugün fark edilip gündem olması düşündürücü değil mi?
Asıl mesele o penguen değil.
Asıl mesele, bugün olup bitenlere karşı gösterilen büyük kayıtsızlık.
Dahası var.
Bir gün kendimi sorgularken, yıllar önce yaşanmış bir olayla karşılaştım; bugünlerde sosyal medyanın gündemi olmuş durumda.
Herkes kendi penceresinden bakıyor, kendi yorumunu yapıyor.
Oysa ben yaşadıklarımı, yaşayamadıklarımı, bütün hikâyemi geriye atıp
sadece önümde olana bakmak, nefes almak istiyordum.
Bazen aradığını sen bulmazsın;
aradığın şey önüne gelir.
İlham dediğimiz şey belki de tam olarak budur.
Geçmişi didikleyip bugünü ıskalamak, insanın kendinden kaçma biçimlerinden biridir.
Çevremize takılı kalıyoruz.
Başkalarının ne dediğine, ne düşündüğüne, nasıl yaşadığına…
Ve bu takılı kalmışlık hâli bizi hiçbir zaman kendimize getirmiyor.
Kendini sorgulamayan bir insanın kalabalıkta kaybolması kaçınılmaz.
Bir yok oluşun içinde varoluşu bulabilir miyim diye düşünmedim değil.
Çünkü bazen insan ancak “hiçbir şey” olmayı göze aldığında
kim olduğunu gerçekten sormaya başlıyor.
İnsanların büyük bir kısmı “nasıl yapıldıysa öyledir” deyip geçiyor.
Aklını yormuyor, benliğini tembelleştiriyor.
Oysa akıl, kullanılmadığında körelen tek şey.
Ve bu körelme, hiçbir şeye yakışmıyor.
Hayatta kalmak mı, yaşamak mı?
Ben, yaşamak istediğimi şimdi yaşamak istemedikçe ben olamam.
Her şeye rağmen kendi varlığını sorgula.
Ve en önemlisi:
Bir nihilist gibi durmak…
Yıkmak için değil,
yeniden düşünebilmek için.
Sadece kendine odaklanıp,
var olmanın yokluğunda kaybolmak…
Evet, olur.
Çünkü insan bazen kaybolmadan kendini bulamıyor.
Kendine merhamet et…