BİRLEŞTİRİCİ GÜÇ: KOOPERATİF

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

“Birlikten kuvvet doğar”, “Bir elin nesi var, iki elin sesi var” şeklindeki atasözlerimiz, birlikte hareket etmenin ve ortak güç oluşturmanın önemini ortaya koymaktadır. Bu sözlerle esas olarak anlatılmak istenen; insanların bir araya gelerek oluşturdukları güç sayesinde, tek başlarına bireysel olarak üstesinden gelemeyecekleri iş ve sorunların üstesinden gelebilmeleridir. Gerçekten de gerek günlük yaşamda gerekse ekonomik faaliyetlerde yalnızca bireysel emek ve sermayenin yeterli olmadığı durumlarla karşılaşılabilmektedir. Böyle durumlarda ise dayanışmaya, iş birliğine ve ortak hareket etmeye ihtiyaç duyulmaktadır.

Diğer taraftan, bireylerin bir araya gelmelerinde benzer amaç ve hedeflere sahip olmaları önem arz etmektedir. Yazımız konusu olan kooperatif şirketleri ele alındığında; birbirinden farklı özelliklere sahip kişilerin, cinsiyet, ırk, inanç, ideoloji veya siyasi düşünce gibi farklılıklarına rağmen ortak bir amaç doğrultusunda bir araya gelerek kooperatif çatısı altında hareket ettikleri görülmektedir. Bu yönüyle kooperatifler; farklılıkların değil, ortak amaçların ön plana çıktığı, dayanışma ve iş birliği temelinde şekillenen yapılardır. Nitekim kooperatifler, yalnızca ekonomik bir ortaklık modeli olmanın ötesinde, birlik ve beraberliği güçlendiren sosyal yapılar olarak da önemli bir işleve sahiptir.

Kooperatiflere ilişkin mevzuat hükümleri ile uluslararası tanımlar birlikte değerlendirildiğinde; kooperatiflerin, benzer amaçlara sahip kişilerin ekonomik, sosyal, kültürel ve özellikle meslek veya geçimlerine ait ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla emek ve sermayelerini karşılıklı yardım ve dayanışma içerisinde bir araya getirdikleri tüzel kişiliğe sahip ortaklıklar olduğu görülmektedir. 

Bu bağlamda, Uluslararası Kooperatif Birliği (ICA) tarafından kabul edilmiş olan ve rehber niteliğinde olan gönüllülük ve serbest giriş-çıkış ilkesi uyarınca da; dil, din, ırk, cinsiyet, siyasi görüş ayrımı yapılmaksızın, kooperatif hizmetlerinden yararlanabilecek ve ortaklık sorumluluklarını kabul etmeye istekli olan gerçek veya tüzel kişiler kooperatiflere ortak olabilmektedir. Bu ilke de kooperatiflerin kapsayıcı ve birleştirici niteliğini ortaya koymaktadır.

Kooperatifler aynı zamanda demokratik yapılardır. Ortakların sermaye payı ne olursa olsun, her ortağın eşit oy hakkına sahip olması kooperatifçiliğin temel ilkelerindendir. Ortakların hak ve yükümlülüklerde eşit kabul edilmesi de Kanun ile güvence altına alınmıştır. Böylece kişilerin sahip oldukları sermaye miktarı nedeniyle diğer ortaklar üzerinde üstünlük kurmaları mümkün olmamaktadır.

Farklılıklara rağmen bir araya gelinerek ihtiyaçların giderilmesine yönelik somut örneklerden biri, konut yapı kooperatifleridir. Konut yapı kooperatiflerinde ortakların temel amacı, barınma ihtiyaçlarını karşılayacak bir konuta sahip olmaktır. Tek başına arsa satın alma veya konut inşa etme imkânı bulunmayan kişiler, güçlerini ve birikimlerini birleştirerek kooperatif modeli sayesinde konut sahibi olabilmektedir. Tip anasözleşmelerde ortaklık için; medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olmak, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak veya ilgili mevzuat çerçevesinde Türkiye’de gayrimenkul edinme hakkına sahip yabancı uyruklu kişilerden bulunmak gibi şartlar aranmakta; buna karşılık kişilerin meslekleri, inançları, düşünceleri veya yaşadıkları şehirler önem taşımamaktadır.

Dolayısıyla kooperatifler, normal şartlarda bir araya gelmesi mümkün olmayan kişilerin ortak bir amaç etrafında birleşmelerine imkân sağlamaktadır. Özellikle ekonomik açıdan daha sınırlı imkânlara sahip kişilerin güçlerini birleştirerek daha büyük ekonomik yapılara karşı rekabet edebilmesine de katkı sunmaktadır. Bu yönüyle kooperatifler yalnızca bireysel ihtiyaçların karşılanmasına değil, aynı zamanda ekonomik kalkınmaya ve toplumsal dayanışmanın güçlenmesine de hizmet etmektedir.

Sonuç olarak kooperatifler; insanların emeklerini ve sermayelerini bir araya getirerek ortak ihtiyaçlarını karşılamalarını sağlayan, dayanışma ve iş birliği temelinde şekillenen demokratik yapılardır. Bu nedenle kooperatifler yalnızca ekonomik bir ortaklık modeli değil, aynı zamanda birlik ve beraberliği güçlendiren önemli sosyal yapılardır. Bu anlayış çerçevesinde, kooperatif modelinin toplumsal hayatımızda daha fazla yer edinmesinin ve karşılaşılan birçok sorunun çözümünde yapıcı bir rol üstlenmesinin mümkün olduğu değerlendirilmektedir.

BİRLEŞTİRİCİ GÜÇ: KOOPERATİF

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.