KOOPERATİFLERİN ODA AİDATI YÜKÜMLÜLÜĞÜ

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bir önceki yazımızda, kooperatiflerin ticaret şirketi niteliğinde olmaları nedeniyle ticaret siciline tescil edilmek zorunda oldukları ve bu kapsamda merkezlerinin bulunduğu yerdeki ilgili ticaret odası veya ticaret ve sanayi odasına üye olmalarının gerektiği belirtilmişti. Bu yazımızda ise, kooperatiflerin oda aidatı ödeme yükümlülükleri ele alınacaktır.

Oda ve borsalara kayıtlı üyelerin ödeyecekleri aidatlara ilişkin usul ve esaslar, 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu ile bu Kanunun 24, 25 ve 50 nci maddelerine dayanılarak çıkarılan Kayıt Ücreti ile Yıllık Aidat ve Munzam Aidatın Tespiti ve Ödenmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinde düzenlenmiştir.

Söz konusu düzenlemelere göre üyeler, odaya kayıt sırasında kayıt ücreti, takip eden yıllarda ise yıllık aidat ödemekle yükümlüdür. Kayıt ücreti ile yıllık aidatın, on altı yaşından büyükler için uygulanan aylık brüt asgari ücretin yüzde onundan az, yüzde ellisinden fazla olamayacağı; kayıt ücretinin alındığı yıl ayrıca yıllık aidat tahsil edilmeyeceği, ancak kaydı silinerek odadan ayrılanların aynı yıl içerisinde yeniden kayıt yaptırmaları halinde yeniden kayıt ücreti alınacağı, yıllık aidatların ise her yıl haziran ve ekim aylarında iki eşit taksit halinde ödeneceği düzenlenmiştir.

Munzam aidat bakımından ise, gerçek kişi tacir ve sanayicilerin gelir vergisi beyannamelerinde gösterilen ticari kazançları, tüzel kişi tacir ve sanayicilerin ise kurumlar vergisi beyannamelerinde yer alan ticari bilanço kârları üzerinden munzam aidat tahsil edileceği düzenlenmiştir. Bunun yanında, zarar eden üyelerden ilgili yıl için munzam aidat alınmayacağı, munzam aidatın da haziran ve ekim aylarında iki eşit taksitte ödeneceği görülmektedir.

Bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde, odaya ilk kayıt sırasında yalnızca kayıt ücretinin alınacağı, aynı yıl için ayrıca yıllık aidat tahakkuk ettirilmeyeceği; takip eden yıllarda ise yıllık aidatın haziran ve ekim aylarında iki eşit taksit halinde ödeneceği anlaşılmaktadır. Kooperatifler açısından munzam aidatın ise kurumlar vergisi beyannamesinde yer alan ticari bilanço kârı esas alınarak hesaplandığı görülmektedir.

Diğer taraftan, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 93 üncü maddesinde, kooperatiflerin vergi muafiyetine ilişkin düzenlemelere yer verilmiş; bu kapsamda 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde belirtilen şartları taşıyan kooperatiflerin kurumlar vergisinden muaf oldukları ifade edilmiştir.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 2. maddesinde ise, tüzel kişiliklerinin bulunup bulunmadığına bakılmaksızın, kurumlar vergisine tabi mükelleflerin nitelikleri açıklanmaktadır.

Bu kapsamda, Kanunun 2/2. maddesinde kooperatifler, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa veya özel kanunlarına göre kurulan kooperatifler ile benzer nitelikteki yabancı kooperatifler olarak tanımlanmıştır. Ancak, kooperatif türleri tek tek sayılmamıştır.

Dolayısıyla, hangi türde olursa olsun tüm kooperatifler, kurumlar vergisi mükellefi olarak kabul edilmektedir.

Diğer taraftan, 5520 sayılı Kanununun 4. maddesi uyarınca, kurumlar vergisinden muaf olan kurumlar belirlenmiş olup Kanunun aynı maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde;

             Tüketim ve taşımacılık kooperatifleri hariç olmak üzere,

             Ana sözleşmelerinde sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması,

             Yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesi,

             Yedek akçelerin ortaklara dağıtılmaması ve sadece ortaklarla iş yapılması

şartlarının fiilen de yerine getirilmesi halinde, anılan kooperatiflerin kurumlar vergisinden muaf olacakları düzenlenmiştir.

Bu çerçevede, kurumlar vergisinden muaf olan ve kurumlar vergisi beyannamesi vermeyen kooperatifler bakımından, 5174 sayılı Kanunda munzam aidatın kurumlar vergisi beyannamesinde gösterilen ticari bilanço kârı esas alınarak hesaplanacağının düzenlenmiş olması dikkate alındığında, munzam aidatın hesaplanmasına esas alınacak bir beyanname bulunmaması nedeniyle bu kooperatifler açısından munzam aidat tahakkuk etmeyebileceği yönünde bir değerlendirme yapılması mümkündür.

Buna karşılık, kurumlar vergisi beyannamesi veren ve ticari bilanço kârı bulunan kooperatifler bakımından ise, 5174 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde munzam aidat hesaplanmasının ve ilgili odaya ödenmesinin söz konusu olabileceği değerlendirilmektedir.

Sonuç olarak; kooperatiflerin odaya kayıt sırasında kayıt ücreti, sonraki yıllarda ise yıllık aidat ödeme yükümlülüğü konusunda herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır. Buna karşılık, kurumlar vergisinden muaf olan ve kurumlar vergisi beyannamesi vermeyen kooperatifler yönünden munzam aidat yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı hususunda, 5174 sayılı Kanun ile 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiği, mevcut düzenlemeler esas alındığında bu kooperatifler bakımından munzam aidat tahakkuk etmeyebileceği yönünde bir değerlendirmenin yapılmasının mümkün olduğu söylenebilir.

KOOPERATİFLERİN ODA AİDATI YÜKÜMLÜLÜĞÜ

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.