Yapı kooperatiflerinin kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanabilmeleri bakımından temel şartlardan biri, yalnızca ortaklarıyla iş görmeleridir. Bu nedenle, kooperatifler tarafından gerçekleştirilen işlemlerin “ortak içi” veya “ortak dışı” işlem niteliğinde olup olmadığı; işlemin mahiyeti, kooperatifin kuruluş amacı ve faaliyetin kimlerle gerçekleştirildiği dikkate alınarak değerlendirilmektedir.
Bu çerçevede, yapı kooperatiflerinde hangi faaliyetlerin ortak dışı işlem sayıldığı ve bu işlemlerin kurumlar vergisi muafiyetine etkisi, yazımızda genel hatlarıyla ele alınacaktır.
Yapı kooperatiflerinin kendilerine ait arsaları kat karşılığı vererek işyeri veya konut elde etmeleri kural olarak ortak dışı işlem sayılır. Ancak, kat karşılığı inşaat sonucunda kooperatifin her bir ortaklık hissesi için bir işyeri veya konut elde etmesi hâlinde, söz konusu işlem ortak dışı işlem olarak kabul edilmez.
Yapı kooperatifleri tarafından inşa edilen işyeri ve konutlarda yaşayan kişilerin sosyal ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla sosyal tesislerin kat karşılığı inşa ettirilmesi ortak dışı işlem sayılmaz. Ancak, inşası tamamlanan bu tesislerin kooperatif tarafından bizzat işletilmeye başlanması hâlinde, işletme faaliyetine başlanılan tarih itibarıyla muafiyet şartı ihlal edilmiş sayılır.
Benzer şekilde, bazı kooperatif ana sözleşmelerinde “ortakların sosyal, kültürel ve ekonomik ihtiyaçlarını karşılamak üzere gerekli tesisleri kurmak, işletmek veya kiraya vermek” yönünde hükümlere yer verilmiş olması, bu faaliyetlerin ortak içi işlem olarak kabul edilmesi sonucunu doğurmaz. Söz konusu tesislerin fiilen kooperatif tarafından işletilmesi veya kiraya verilmesi ortak dışı işlem niteliğindedir. Bununla birlikte, anılan hükmün yalnızca anasözleşmede yer alması, fiilen bu yönde bir faaliyet gerçekleştirilmediği sürece, tek başına kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilmesini gerektirmez.
Kooperatiflerin kuruluş amaçları doğrultusunda konut veya işyeri inşa etmek üzere kum, çimento, demir ve benzeri inşaat malzemelerini satın almaları ile inşaat faaliyetinin finansmanını sağlamak amacıyla üçüncü kişilerden kredi temin etmeleri ortak dışı işlem olarak değerlendirilmez.
Aynı şekilde, işyeri veya konut inşa etmek amacıyla kurulan bir yapı kooperatifinin ortaklarından topladığı paraları nemalandırması hâlinde; elde edilen nemaların Gelir Vergisi Kanununun geçici 67’nci maddesi kapsamında vergilendirilmiş olması, ortaklara dağıtılmaması ve kooperatifin amaçları doğrultusunda kullanılması şartıyla muafiyet şartları ihlal edilmiş sayılmaz.
Buna karşılık, kooperatife ait taşınmazların ortaklara veya ortak olmayan üçüncü kişilere kiraya verilmesi ortak dışı işlem sayılır. Ayrıca, kooperatif tarafından inşa edilen konut veya işyerlerinin ortaklara dağıtılmasından sonra elde kalan işyeri, konut veya arsaların satılması da ortak dışı işlem niteliğindedir.
Kooperatifin kuruluş amacını gerçekleştirmesinden sonra elinde kalan kum, demir ve benzeri malzemeler ile alet ve edevatın satılması ise ortak dışı işlem olarak değerlendirilmez.
Bu nedenle yapı kooperatiflerinde vergisel durum değerlendirilirken yalnızca anasözleşme hükümlerine bakılması yeterli değil. Belirleyici olan, kooperatifin fiilen hangi işlemleri yaptığı ve bu işlemlerin kimlerle gerçekleştirildiğidir.