BİZ DE KÜFRETMEYİ İYİ BİLİRİZ

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İtlerle dalaşmayalım diye dolaştığımız, dolanmadığımız çalı kalmadı. En sıradan haliyle insan haklarının sistematik bir şekilde birilerinin dokunulmazlığına kalkan olmaktan başka bir işlevi yok.

            Hoşgörüyü sürekli suiistimal edip bunu acizlik ve güçsüzlük olarak görenlerin suratına tükürmedikçe daha çok yok sayıyorlar sizi.

            İnsanı, insanlığı ve haklarını önce anlamadan, içselleştirmeden,  her değeri kendisi için bir ideal hayat olarak hak gören ve bu ithal değerlerle aydın sanan bir yobaz tayfa.

Her hakkı, kendine saygı duyulması gerektiğine dair bir değer olarak algılayan kuru bir kafa. Kendini anlamaktan atlayıp başkasının biçtiği değerler üzerinden insanı okumak dayanılmaz bir sırıtış olarak duruyor üzerlerinde. 

            Ahiretini, dünyalık bir menfaat için ticari bir meta olarak satanlar ile bu ülkedeki her milli değeri dünyalık satın almaya kalkan kılan diğer taraf arasında örseleniyor milli değerler ve din.

            Somut örneği mi?  Bir tarafta cuma mesajları atıp Bakara suresini “bakara-makara” diye alaya alan birine dini değerleri sömürerek elçilik bağışlayanlar, diğer tarafta Atatürk’ü her platformda sömüren mahlukgiller.

Bu sebeplerle ne dini, ne de milli değerlere muhalif yüz kızartıcı bir eylemde bulunanların yüzü de kızarmıyor artık.

Biraz daha genel bir çerçevede son tahlilde geldiğimiz bu ülkenin sanat tayfası. Dünyanın her yerinde dinlere karşı aynı mesafeyi korumaktalar. peşine takıldıkları batının felsefi yaklaşımları, izm'leri ise hepsi yarım yamalak bir bozuntusu haline getiriyor. 'İzm’i anlama kapasiteleri de İzmir’in dağlarında açan çiçekleri tüccar gibi satmalarından ibaret.

            Türkiye istisna bir ülke. Batı hayranlığının etkisi ve entelektüel bir ‘izm’ sosu ile edindikleri bakış açısı ne olursa olsun muhalif oldukları tek din islam oluyor.

            Sanatçısı, komedyeni, şarlatanı, soytarısı, yosması, her vesairesi. İslama karşı olmayı bir aydınlık ölçüsü olarak görenlerde “eğitilmiş bir cahillik” söz konusu.

            Hiçbir dinin ateisti yokken, Türkiye’de sadece İslam’ın ateistleri var.

Dinleri, güya saygı gösterilmesi gereken ilkel bir teolojik dönemin artık olgusu olarak görenler, söz konusu İslam olunca her türlü saygıyı katlediyorlar.

Bu haliyle islama hakaret, müslümanlara da küfretme özgürlüğünü bir insan hakkı olarak hak görüyorlar kendilerine. Aslında küfretmeyi biz de iyi biliriz, hoşgörüyü çiğnemeyi, İslama karşı mahallenin edindiği ilahlara küfretmeyi de biliriz. Lakin bunu yapmak inancımızın müktesebatına ve mukaddesatına uymuyor. 

İşte ayet: Allah’tan başkasına tapanlara kötü söz söylemeyin; sonra onlar da bilmeden, taşkınlık yaparak Allah hakkında kötü sözler söylerler.”

            Allah’ın kötü söz söyleme emrini, inanç esası bilip buna göre hareket edince karşı taraf bunu “biz ettik, siz edemezsiniz” ezkliği diye anlıyor.

Biz de küfretmeyi iyi biliriz. Gerekirse her bir dizede ölçüsü şaşmayan bir kalıpta bütün değerlerinizi zengin kafiyelerle düzebilir, gerekirse divanda arıza çıkarmadan aruz ölçüsünde ve gerekirse de serbest ölçülerde ucu açık her değerinize serbest bir ölçüsüzlükle küfredebiliriz.

Sapkınlıklarını azıtarak, bu dine küfretmekle ilerlettikleri ideolojilerinden neşet eden küfürlerinin, uyuz sokak itlerinin havlamasına mukabil bir kıymeti bile olmadığını bilmeliler artık ama. İdrarlarıyla duvarlara yazarak, yüz sürüp iman ediyorlar sonra.

Kaldı ki küfrümüz, hiçbir zaman ne ideolojilere, ne dinlere, ne de tanrılaradır. Bundan imtina etmemiz ilahi buyruk gereğidir.

Ölü deniz taklidi yaparak, toplumda dalgalanmalara ve kaosa sebep olanların sanat adına soyundukları tek şey ve tek icraat İslamla alay etmek. Acınası olan da bunu bir sanat olarak görmek. 

Biz de küfretmeyi iyi biliriz ve bu da bizim günahımız olsun. 

Sokak jargonuyla hak ettiğiniz mütekabiliyet her ne ise elimizden geleni dilimizde saklamayacak ve hak edene dur deyip iyi küfretmeyi kendimize bir hak bileceğiz.

Saygıya saygı, sevgiye sevgi, hoşgörüye hoşgörü. 

Söze söz, yazıya yazı, kısasa kısas.

BİZ DE KÜFRETMEYİ İYİ BİLİRİZ

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.