Bir tufan kopsun, bir gemi kalksın ilahi bir kudretle, içimizdeki Kenanları tanıyalım.
Nemrut mancınıkları diksin, ateşini yaksın, karıncalar ne tarafta bilelim.
Devenin suyunu kesenlerin akıbetiyle aşinayız, diz çökerek helak olan bir kavim ile zulme diz çökmüş insanlık arasında bir helaklık fark var, o kadar da yabancı değiliz.
Gökten sağır edici bir ses gelmesine ne hacet, kulaklarımızı sağır eden mazlumların sesi helak olmamıza kafidir, Gazze'de.'
Mesela arkasına bakmadan bir Lut kaçsın içimizden, biz arkasından bakalım. Alt üst olmuş bir şehirden izleyelim dünyayı, sonra ‘balçıktan pişirilmiş taşlarla’ zulüm karşısında ‘istiflenmiş’ vicdanımızı taşlayalım.
Toplaşıp, bağırmak çağırmakla afişler, pankartlar, sloganarla meydanları doldurup vicdanımızı tatmin etmekle seyre daldığımız zulmün sonu yok, yağmur baskınlarına minnet etmeden kezzap givi gözlerimizi kör edecek gözyaşlarına boğulalım.
Kolonya alır gibi kaldırdığımız ellerimizden uçsun gitsin kalbimizde işlenmemiş dualar, meydanlarda bir ritüel haline getirilmiş beddualar salalım.
Helak olmuş her kavmin numuneleri arasında dolanırken, helakı çağırmaya yüzümüz olmadığı halde israile lanetler okuyalım. Kızıldeniz’i ikiye bölecek kudrette asayı vekaletle tutacak bir ümmetin yokluğu içinde kıvranarak, son tövbemiz kursağımızda boğulalım.
Gazze'den hicret edip geçelim, aramızda bir farkla Necaşi’nin çizgisini de haddimizi de aşatak, büsbütün teslim edelim imanımızı zulme, iflahımızı keselim.
Kur’an''ı, inkılap tarihi kıvamında okuyatak Hadisleri feylesof aforizmaları artistliğinde ezbere söyleyelim, sonra da girdiğimiz bir ikindi vaktinde hüsrana uğrayanlardan olalım.
Tekbirleri karıştıralım, aynı Allah için birbirimizin kellesini vuralım.
Hakkı batıla satalım, bize yetecek kadar kin ve nefret büyütelim içimizde, buğz ederek imanın son halkasında, birbirimizi boğazlayalım.
İbretlik ayetler eğreti dursun üç ayetlik hafızlığımızda, akledenler olarak kendimizle düşman, düşmanımızla diyalogda kalalım, zulme sabredenlerden olalım, ayağımıza gelir helakımız nasılsa.
Cemaat cemaat cenneti üstümüze tapulayalım, parselleyelim cehennemi kendimizden olmayana, hak dedikçe bir iman, gıkını keselim.
İnfakı nifak anlayalım, ayıdan post yapalım düşmandan dost, aynı başın eğildiği Allah uğrunda kalanlardan olursak can cana kıyarak yaşayalım.
Katliamları, darbeleri dünya kupası maçları heyecanında seyredelim, tezahüratlar ve sloganlardan başka hiçbir ameli olmayan İslam ameleliğini bırakıp birbirimizi parçalayalım.
Eğer biz, Taif’te emrine amade olan Cebrail’i, eli boş gönderen O Peygamberin ümmeti olmasaydık, görülmemiş bir helakla çoktan alt üst olan bir şehrin son kavmi olurduk zaten.
Ayetler arasında anılacak kadar şerefli bir helakımız da olmayacak ya.
Ne bize felahımızı getirecek duamız var kalbimizde, ne de zalimleri helaka götürecek beddualarımız.
Evet müslüman ama bir o kadar da insan olmak gerek.
Düzeleceğimiz de yok, biraz bela mı dilesek.