Bilindiği üzere, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 124’üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Ticaret şirketleri; kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerden ibarettir.” hükmüne yer verilmiştir.
Kooperatifler, Türk Ticaret Kanunu kapsamında ticaret şirketleri arasında sayılmakla birlikte; kuruluş amaçları, ortaklık yapıları, yönetim ve denetim esasları bakımından diğer şirket türlerinden önemli ölçüde ayrılmaktadır. Kooperatiflerin temel amacı, kâr elde etmekten ziyade ortaklarının ekonomik menfaatlerini korumak ve geliştirmektir. Bu itibarla, kooperatifleri diğer ticaret şirketlerinden ayıran başlıca farklılıklara aşağıda yer verilmiştir.
1) Amaç Bakımından
Kooperatiflerde öncelikli hedef kâr elde etmek olmayıp, ortakların ürünlerinin mümkün olan en uygun koşullarda değerlendirilmesi, ihtiyaç duydukları mal ve hizmetlerin en uygun maliyetle temin edilmesi ve ortakların ekonomik menfaatlerinin korunmasıdır. Bu nedenle kooperatiflerde sermaye değil, ortakların ihtiyaçları ve dayanışma ön plandadır.
Diğer ticaret şirketleri ise, esas itibarıyla ortaklarına kâr sağlamak ve ödenmiş sermaye üzerinden en yüksek getiriyi elde etmek amacıyla faaliyet göstermektedir. Dolayısıyla kooperatifler ve diğer şirketler arasında amaç yönünden farklılık söz konusu olmaktadır.
2) Hisse Senetleri Bakımından
Anonim şirketlerde pay senetleri, ilgili mevzuat çerçevesinde serbestçe devredilebilmekte ve halka açık şirketlerde borsada işlem görebilmektedir.
Kooperatiflerde ise ortaklık payları veya ortaklık senetleri serbest piyasada alınıp satılamaz. Ortaklık paylarının devri, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ile anasözleşmede öngörülen sıkı şartlara tabidir. Bu nedenle kooperatif ortağı, kooperatifin kabulü ve gerekli şartların gerçekleşmesi dışında ortaklık payını dilediği kişiye serbestçe devredemez.
3) Ortakların Durumu Bakımından
Kooperatiflerde ortaklık, çoğunlukla aynı meslek grubuna mensup, aynı bölgede yaşayan veya ortak ekonomik ve sosyal ihtiyaçlara sahip kişiler arasında kurulmaktadır. Ortaklık ilişkisinin temelinde ortak menfaat ve dayanışma anlayışı bulunmaktadır.
Diğer ticaret şirketlerinde ise ortakların aynı meslek grubundan olması veya ortak bir ekonomik ihtiyaca sahip bulunması zorunlu değildir. Şirket ortaklığı bakımından esas olan sermaye koyulması olup, ortakların kişisel özellikleri kural olarak önem taşımamaktadır.
4) Sermaye Yapısı Bakımından
Kooperatiflerde sermaye değişken niteliktedir. Ortak sayısının artması veya azalmasına bağlı olarak kooperatif sermayesi de artıp azalabilmektedir. Bu nedenle kooperatiflerde sabit sermaye sistemi değil, değişir sermaye sistemi benimsenmiştir.
Diğer ticaret şirketlerinde ise sermaye belirli olup, sermaye artırımı veya azaltımı ancak kanunda öngörülen usuller çerçevesinde gerçekleştirilebilmektedir.
5) Yönetim Bakımından
Kooperatiflerde demokratik yönetim ilkesi benimsenmiştir. Bu ilke gereğince her ortağın, sahip olduğu sermaye payı ne olursa olsun genel kurulda yalnızca bir oy hakkı bulunmaktadır. Sermaye miktarı oy hakkını artırmamakta, bütün ortaklar oy kullanma bakımından eşit hakka sahip bulunmaktadır.
Diğer ticaret şirketlerinde ise, özellikle anonim şirketlerde, oy hakkı esas itibarıyla sahip olunan pay oranına göre kullanılmaktadır. Dolayısıyla sermaye payı arttıkça şirket yönetiminde söz sahibi olma oranı da artmaktadır.
Bunun yanında, kooperatiflerde yönetim kurulu üyelerinin kooperatif ortağı olmaları zorunludur. Diğer ticaret şirketlerinde ise yönetim organında görev alacak kişilerin ortak olması yönünde genel bir zorunluluk bulunmamaktadır.
6) Kâr Dağıtımı Bakımından
Kooperatiflerde faaliyet dönemi sonunda ortaya çıkan olumlu gelir-gider farkının dağıtımı Kanunda ve anasözleşmede belirtilmiş olan esaslara dayanmaktadır. Kooperatiflerde olumlu gelir-gider farkı öncelikle ortakların kooperatifle yaptıkları işlem hacmine göre dağıtılabilmekte, ayrıca anasözleşmede hüküm bulunması halinde ödenmiş sermaye payları üzerinden belirli oranda faiz verilmesi de mümkün olabilmektedir.
Diğer ticaret şirketlerinde ise elde edilen kâr, genel olarak ortakların sermaye payları oranında dağıtılmaktadır. Bu nedenle daha fazla sermaye koyan ortak, daha fazla kâr payı elde etmektedir.
7) Mevzuat Bakımından
Kooperatifler, diğer ticaret şirketlerinden farklı olarak yalnızca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi değildir. Kooperatiflere ilişkin temel düzenlemeler 1163 sayılı Kooperatifler Kanununda yer almakta olup, bu Kanun kooperatifler bakımından özel kanun niteliği taşımaktadır.
Diğer ticaret şirketleri bakımından ise temel düzenlemeler doğrudan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda yer almaktadır.
Bu nedenle kooperatifler hakkında öncelikle 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu hükümleri uygulanmakta; anılan Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde ise, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun ilgili hükümlerine başvurulmaktadır.