Şanlıurfa’nın Karaburç Mahallesi Hızanoğlu Sokağında bulunan tarihi Cıncıklı Hamam, kentin köklü hamam kültürünü günümüze taşıyan önemli yapılardan biri olarak varlığını sürdürüyor. Kitabesi bulunmayan hamamın kesin yapım tarihi bilinmemekle birlikte, 1729 yılında onarım gördüğü bilinen Hızanoğlu Camii ile aynı dönemlerde inşa edilmiş olabileceği düşünülüyor.
Osmanlı seyyahı Evliya Çelebinin Seyahatname eserinde hamamdan söz edilmesi ise yapının en azından 17. yüzyılın ikinci yarısında var olduğunu ortaya koyuyor.
Hamamın mimarisinde dikkat çeken unsurlardan biri de soğukluk ile sıcaklık bölümü arasında yer alan ılıklık kısmındaki yeşil boyalı yapı. Mahalle halkı arasında bu yapının Şıh Mehmet isimli bir kişiye ait kabir olduğu anlatılıyor. Herhangi bir kitabe bulunmasa da hamama gelenler arasında burada yıkanan ya da kırk döken kişilerin işlerinin rast gideceğine dair yaygın bir inanış bulunuyor.
HAMAM KÜLTÜRÜNÜN MERKEZİ
Şanlıurfa’da geçmişte çok sayıda hamam bulunmasına rağmen, özellikle geleneksel törenler için en çok tercih edilen yerlerden biri Cıncıklı Hamam olarak biliniyor. Gelin hamamı, güvegi hamamı, doğdu hamamı, sünnet hamamı ve sıra hamamı gibi birçok gelenek bu mekânda yaşatılmış.
Hatta hamam için söylenen bir mani bile bulunuyor:
Cıncıklı hamam
Kubbesi tamam
Bi gelin gelmiş
Babası imam
URFA’DA HAMAMLARIN BUGÜNKÜ DURUMU
Şanlıurfa’da bir dönem oldukça yaygın olan hamamların bir kısmı bugün farklı amaçlarla kullanılıyor ya da tamamen ortadan kalkmış durumda. Kentte Sultan Hamamı, Keçeci Hamamı ve Arasa Hamamı depo olarak kullanılıyor. Vezir Hamamı ise günümüzde konuk evi ve restoran olarak hizmet veriyor.
Bunun yanında Dana Kovan, Ayaklı, Yıldız Meydanı, 58 Meydanı, Beg Kapısı ve Kışla hamamları zaman içinde yıkılırken, Antik Roma Hamamından geriye yalnızca kalıntılar kaldı. Askeriye Hamamı ise bugün kafe olarak değerlendiriliyor.
URFA’DA HAMAM GELENEĞİ
Eskiden evlerde banyo bulunmadığı için hamamlar günlük hayatın vazgeçilmez bir parçasıydı. Temizliğe verilen önemle birlikte hamamcılık Urfa’da önemli bir meslek haline gelmiş, şehirde çok sayıda hamam yapılmıştı. 1990’lı yılların sonlarına kadar pek çok Urfalı bu kültürle iç içe yaşadı.
Urfa hamam kültüründe zamanla ritüelleşen bazı gelenekler ise şöyle:
Gelin hamamı: Düğünden yaklaşık iki hafta sonra düzenlenir, gelinin hamam bohçası açılır ve eğlenceli bir tören yapılır.
Güvegi hamamı: Damat, düğünün ertesi sabahı arkadaşları ve kirvesiyle hamama götürülür.
Doğdu hamamı (kırk dökmek): Doğumdan 40 gün sonra anne ve bebek için yapılan geleneksel yıkanma törenidir.
Sünnet hamamı: Sünnet olan çocuk için kırkıncı günde düzenlenen hamam geleneğidir.
Kırklanma hamamı: Tövbe eden kişinin manevi arınma amacıyla kırk tas suyla yıkandığı ritüeldir.
Sıra hamamı: Özellikle kış gecelerinde arkadaş gruplarının bir araya gelerek hamamda sohbet ettiği gelenektir.
Yüzyıllardır şehrin sosyal hayatında önemli bir yer tutan bu kültür, her ne kadar eskisi kadar yaygın olmasa da Cıncıklı Hamam gibi tarihi mekânlarda hâlâ yaşamaya devam ediyor.
Kaynak: Fethi Göktepe Urfa Kültüründe Hamam Makalesi, Şanlıurfa Valiliği
(Mehmet Sadık Alican)

0 Yorum