Şanlıurfa’nın Suruç ilçesine bağlı Köseler Mahallesinde Kurban Bayramı arife gecesi düzenlenen Cehri Zikir” etkinliği ilgi görmüştü.
Programa katılan çok sayıda vatandaş manevi atmosferde bir araya gelirken, zikir sırasında çalınan defler üzerine yapılan açıklama gündem oldu.
Programda konuşan hoca, def çalınmasının dine yeni bir uygulama eklemek anlamına gelmediğini belirterek, “Biz şeyhlerin, pirlerin kurduğu bir dine tabi değiliz. Biz Allah ve Resulünün getirdiği İslam dinine tabi olan insanların yolundayız” ifadelerini kullandı.
HİCRET ÖRNEĞİYLE DEF GELENEĞİ ANLATILDI
Zikir sırasında neden def çaldıklarını da açıklayan hoca, bunun sünnet ya da dini bir zorunluluk olarak görülmediğini ifade ederek, Hz. Muhammed’in (s.v.s) Mekke’den Medine’ye hicreti sırasında Medine halkının Peygamber’i deflerle karşılamasını örnek gösterdi.
Konuşmasında farklı tarikatların manevi yöntemlerine de değinen hoca, “Her tarikatın kendine göre bir özü vardır” diyerek Kadirilik, Rufailik ve Nakşibendilik üzerine değerlendirmelerde bulundu.
“HER TARİKATIN KENDİNE GÖRE BİR ÖZÜ VARDIR”
Zikir sırasında neden def çaldıklarını ifade eden hoca, "Bakın biz şeyhlerin, pirlerin, gavsların kurduğu dine tabi değiliz. Onların öyle bir din kurmaya da yetkisi yok. Biz, Allah ve Resulünün getirdiği İslam dininin, eli altında yetişen şeyhlerin öğrencileriyiz. Ondan dolayı bunu başka bir yere çekmesinler. Biz defleri zikrimizde niye çalıyoruz? İslam'dandır mı diye? Hayır. Sünnettir mi diye? Hayır. Biz zikrullah’ta deflerimizi, Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm'ın bin bir zorlukla Mekke'den kalkıp da Medine'ye hicret ettiği sırada, Medine halkı Muhammed Mustafa'yı deflerle, 'Taleal bedru aleyna min seniyyatil veda, vecebeş şükrü aleyna...' Ya Resulullah merhaba! Hazreti Muhammed Mustafa'yı... Hazreti Muhammed Mustafa'yı deflerle 'Hoş geldin ey Allah'ın Resulü, hoş geldin ey nebiler nebisi, hoş geldin ey güneşin, kamerin kıskandığı nebi' İşte biz onu deflerle karşılayan sahabiler gibiyiz. Kardeşlerim, her tarikatın kendine göre bir özü vardır. Nakşibendiler suya benzer. Girdikleri kılıfın, kabın rengini alırlar, tarzını alırlar."

0 Yorum