Sedef hastalığının toplumda sık görülen ancak hakkında birçok yanlış bilginin bulunduğu kronik bir deri hastalığı olduğunu belirten Dr. Bayındır, hastalığın ciltte kırmızı, üzeri beyaz ve kalın kepeklerle kaplı lezyonlarla kendini gösterdiğini söyledi.
Sedefin kesinlikle bulaşıcı olmadığını belirten Bayındır, bu yanlış inanışın hastaların sosyal yaşamını olumsuz etkileyebildiğine dikkat çekti.
Hastalığın yalnızca fiziksel değil, psikolojik açıdan da yaşam kalitesini düşürdüğünü ifade eden Dr. Bayındır, birçok hastanın çaresiz olduğunu düşünerek içine kapandığını ve sosyal hayattan uzaklaştığını belirtti. Ancak tıpta yaşanan gelişmeler sayesinde sedef hastalığının artık çok daha etkili yöntemlerle kontrol altına alınabildiğini söyledi.
AĞIR SEDEF HASTALARINDA YENİ DÖNEM
Son yıllarda dermatoloji alanında önemli bir gelişme olan hedefe yönelik biyolojik enjeksiyon tedavilerinin, bağışıklık sisteminde hastalığa neden olan mekanizmaları doğrudan hedef aldığını belirten Dr. Bayındır, klasik tedavilere yanıt vermeyen ağır sedef hastalarında bu yöntemle deride tamamına yakın iyileşme sağlanabildiğini ifade etti.
HASTANEYE YATIŞ GEREKTİRMEYEN ETKİLİ TEDAVİ
Biyolojik tedavilerin hastaneye yatış gerektirmeden uygulanabildiğini kaydeden Dr. Bayındır, Şanlıurfa Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde de bu güncel tedavilerin güvenle hastalara sunulduğunu dile getirdi.
DR. BAYINDIR: TEDAVİNİZİ YARIM BIRAKMAYIN VE BİLİMSEL OLMAYAN YÖNTEMLERE BAŞVURMAYIN
Vatandaşlara da çağrıda bulunan Uzman Dr. Bayındır, sedef hastalığının kontrol altına alınabilen bir hastalık olduğunu belirterek, "Umutsuzluğa kapılmayın, tedavinizi yarım bırakmayın ve bilimsel olmayan yöntemlere başvurmayın. Derinizde bu tür şikayetler varsa vakit kaybetmeden bir dermatoloji uzmanına başvurun." ifadesini kullandı.

0 Yorum