Yeni Şafak’ın “Bir şehir 13 ile bedel: Kentin yarısı kaçak elektrik kullanıyor” başlıklı haberi, Şanlıurfa’da tepki topladı.
Haberde ‘kentte yarısı kaçak elektrik kullanıyor’ başlığıyla, özellikle kırsal bölgelerde sınırlı olan sorun, tüm şehir geneline yaygınmış gibi gösterildi. Bu genelleme, Şanlıurfa halkı ve yetkililer tarafından haksız bir suçlama olarak değerlendirildi.
Gazeteipekyol.com’un haberi gündeme getirmesinin ardından bir tepki de Saadet Partisi Şanlıurfa İl Başkanı Halil Yiğit’ten geldi.
YİĞİT: BİR ŞEHRİN TAMAMINI ZAN ALTINDA BIRAKMAK GAZETECİLİK DEĞİLDİR
Yiğit, haberin Şanlıurfa’yı ve vatandaşlarını haksız bir şekilde suçlu gibi gösterdiğini, gazetecilik etiği açısından böyle genellemelerin kabul edilemez olduğunu dile getirerek, şu ifadeleri kullandı:
“Şanlıurfa’yı töhmet altında bırakan bu dili reddediyoruz. Bu gazeteyi Şanlıurfalılardan özür dilemeye davet ediyoruz. Bir şehrin tamamını zan altında bırakmak, milyonlarca insanı ‘kaçak elektrik kullanıyor’ yaftasıyla töhmet altında bırakmak gazetecilik değildir. Bu, açıkça bir toplumu hedef göstermektir. İktidar partisine yakın Yeni Şafak gazetesinde kullanılan dil ve kurulan cümleler, Şanlıurfa’yı ve Şanlıurfalıları adeta ‘hırsızlıkla özdeşleşmiş’ gibi göstermeye çalışmaktadır. Bu yaklaşım hem ahlaken sorunludur hem de gazetecilik etiği açısından kabul edilemezdir. Şanlıurfa, Türkiye’nin en fazla tarımsal üretim yapan illerinden biridir.
“KAÇAK KULLANIM VARSA BUNUN DENETİMİ DAĞITIM ŞİRKETLERİNİN GÖREVİDİR”
Türkiye’yi besleyen bu topraklarda insanlar gece gündüz üretim yaparken, yıllardır çözülemeyen altyapı eksiklikleri, enerji yatırımlarındaki yetersizlikler ve dağıtım şirketlerinin ihmalleri görmezden gelinmekte, tüm sorumluluk sanki vatandaşın üzerindeymiş gibi yansıtılmaktadır. Kaçak kullanım varsa bunun denetimi, takibi ve önlenmesi devletin ve dağıtım şirketlerinin görevidir. Yıllarca denetim yapmayan, altyapıyı güçlendirmeyen, kayıt dışılığı önlemeyen anlayışın faturasını şimdi bütün bir şehre kesmek, en hafif tabiriyle haksızlıktır. Dahası, bu tür genellemeler Şanlıurfalıları toplum nezdinde küçük düşürmekte, onurunu zedelemekte ve şehir hakkında olumsuz bir algı oluşturmaktadır.
“ŞANLIURFA’YI TÖHMET ALTINDA BIRAKAN BU DİLİ REDDEDİYORUZ”
Gazetecilik, sorunları göstermek kadar, sorumluları da doğru adreslemekle yükümlüdür. Bir şehri hedef göstermek, kolaycılıktır. Asıl cesaret, yıllardır çözülmeyen yapısal sorunları ve ihmalleri yazabilmektir. Şanlıurfa’yı töhmet altında bırakan bu dili reddediyoruz. Bu gazeteyi Şanlıurfalılardan özür dilemeye davet ediyoruz. Şanlıurfa üretir. Şanlıurfalı çalışır. Şanlıurfa, kimsenin manşet malzemesi yapılacak bir şehir değildir.”
Kaynak: HABER MERKEZİ
0 Yorum