Üreme çağındaki kadınların en önemli sağlık sorunlarından biri olan Polikistik Over Sendromu (PCOS), Türkiye’de milyonlarca kadının yaşam kalitesini düşürüyor ve anne olma hayallerini riske atıyor.
Özel Metrolife Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Kenan Gengeç, PKOS ile insülin direnci arasındaki kopmaz bağa dikkat çekerek, tedavi edilmeyen vakaların ileride diyabet ve kalp hastalıklarına davetiye çıkardığı konusunda vatandaşları uyardı.
GENGEÇ: VE YUMURTLAMA KALİTESİNİ DE OLUMSUZ ETKİLİYOR
Polikistik Over Sendromu (PKOS) yaşayan kadınların büyük bir kısmında insülin direncinin de görüldüğünü belirten Op. Dr. Kenan Gebgeç, “Hastalarımız genellikle ‘Su içsem yarıyor’ ya da ‘Diyet yapıyorum ama özellikle göbek bölgemdeki yağlanma gitmiyor’ şeklinde şikayetlerde bulunuyor. Buradaki temel sorun çoğu zaman insülin direncidir. Vücut, şekeri enerjiye dönüştüremediği için fazla glikozu yağ olarak depoluyor. Bu durum zamanla bir kısır döngüye dönüşüyor ve yumurtlama kalitesini de olumsuz etkiliyor” dedi.
POLİKİSTİK OVER SENDROMU BELİRTİLERİNE DİKKAT!
PKOS’un kendisini yalnızca adet düzensizliğiyle göstermediğini vurgulayan Op. Dr. Kenan Gengeç, hastalığın çoğu zaman sinsi belirtilerle ilerlediğine dikkat çekti. Kadınların özellikle çene hattında inatçı sivilceler, yüz, göğüs ve göbek bölgesinde artan istenmeyen tüylenme gibi cilt değişimlerine karşı uyanık olması gerektiğini belirten Gengeç, yemekten kısa süre sonra ortaya çıkan tatlı krizleri ve ani acıkma hissinin de insülin direncinin habercisi olabileceğini söyledi. Ayrıca ense, koltuk altı ve kasık bölgelerinde görülen kadifemsi cilt koyulaşmalarının önemli bir belirti olduğuna işaret eden Gengeç, seyrek adet görme ya da adetlerin tamamen kesilmesinin de dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
“BU SENDROM SİNSİ BİR İLERLEYİŞE SAHİP”
PKOS yönetiminde cerrahi müdahaleden ziyade bütüncül bir yaklaşımın esas olduğunu ifade eden Op. Dr. Kenan Gengeç, "Bu sendrom sinsi bir ilerleyişe sahiptir. Eğer kontrol altına alınmazsa; kısırlık, rahim duvarı kalınlaşması, Tip 2 diyabet ve yüksek tansiyon gibi ciddi sorunlara yol açabilir. Tedavide hedefimiz sadece adetleri düzeltmek değil, insülin direncini kırarak metabolizmayı yeniden dengelemektir. Kişiye özel beslenme planı, doğru egzersiz ve gerektiğinde medikal destekle bu döngüyü kırmak mümkündür" ifadelerine yer verdi.
Kaynak: Haber Merkezi

0 Yorum