On bir ayın sultanı Ramazan’ın gelmesiyle birlikte, anne adaylarının en çok merak ettiği konuların başında "Gebelikte oruç tutulur mu?" sorusu geliyor.
Bu kapsamda Özel Metrolife Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Tuna Akçal, hamilelik sürecinde oruç ibadetini yerine getirmek isteyen gebeler için hayati tavsiyelerde bulunurken, hangi durumlarda dikkatli olunması gerektiğinin de altını çizdi.
AKÇAL: YOĞUN BULANTI VE KUSMASI OLAN GEBELERE ORUÇ TUTMALARI TIBBİ AÇIDAN ÖNERİLMEYEBİLİR
İlk 3 ay, bebeğin organ gelişiminin en hızlı olduğu ve temelinin atıldığı evre olduğuna dikkati çeken Op. Dr. Akçal, "Tıbbi olarak her gebenin durumu farklıdır. Bebeğin gelişimi, annenin sağlık geçmişi ve hamileliğin hangi evresinde olunduğu bu kararda belirleyicidir. Bu nedenle anne adaylarımız, doktoruna danışmadan ve gerekli kontrollerini yaptırmadan uzun süreli açlık kararı almamalıdır. İlk 3 ay, bebeğin organ gelişiminin en hızlı olduğu ve temelinin atıldığı evredir. Bu dönemde anne adaylarında yoğun mide bulantıları ve kusmalar sıklıkla görülür. Bu durum annenin zaten beslenmesini ve sıvı alımını zorlaştırırken, üzerine uzun süreli açlık eklendiğinde vücut direnci iyice düşebilir. Bu nedenle, yoğun bulantı ve kusması olan gebelerimizin hem kendi sağlıkları hem de bebeklerinin gelişimi için oruç tutmaları tıbbi açıdan önerilmeyebilir” dedi.
“UZUN SÜRELİ AÇLIK ANNE VE BEBEĞE ZARAR VEREBİLİR”
Dr. Akçal, özellikle riskli grupta yer alan gebelerin oruç konusunda daha hassas olması gerektiğini belirterek şunları kaydetti:
“Gebelikte bazı durumlarda uzun süreli açlık veya susuz kalmak hem anne hem de bebek sağlığı açısından risk oluşturabilir. Özellikle gebelik şekeri veya diyabeti olanlar, insülin direnci nedeniyle kan şekeri dengesini koruyamaz; uzun süreli açlık kan şekeri dalgalanmalarına yol açarak anne ve bebeğe zarar verebilir. Benzer şekilde, yüksek tansiyon hastaları de sıvı kaybına karşı hassastır; yeterli sıvı alınmaması tansiyon dengesizliğini tetikleyebilir. Ayrıca, erken doğum riski bulunan gebeler, yeterli sıvı almadıklarında rahim kasılmaları artabilir ve bu durum doğum riskini yükseltebilir. Gebeliğin ilk ve son üç ayında olanlar da özellikle dikkatli olmalıdır; ilk aylarda yoğun mide bulantısı yaşayanlar ve son aylarda bebeğin hızlı büyüme döneminde olanlar susuz kalmamaya özen göstermelidir.”
“SAHURU İHMAL ETMEYİN, SIVI TÜKETİMİNE DİKKAT EDİN”
Sağlık durumu uygun olan ve oruç tutmak isteyen anne adayları için önemli tavsiyelerde bulunan Op. Dr. Akçal, “Sahuru asla ihmal etmeyin; sahurda yumurta, süt, peynir ve tam tahıllı gıdalar gibi proteinden zengin, kan şekerini yavaş yükselten besinler tercih edilmelidir. İftar ile sahur arasında en az 2,5–3 litre su tüketmek hayati önem taşır; çay ve kahve suyun yerini tutmaz, aksine vücuttan su atılmasına neden olur. İftar yemeğini ise birden yüklenmeden, küçük porsiyonlar hâlinde ve yavaş yavaş yemek gerekir; ağır, yağlı ve çok tuzlu gıdalardan kaçınmak sindirim sağlığı açısından önemlidir. Gün içinde enerji tüketimini azaltmak için ağır işlerden kaçınmalı ve gün ortasında kısa şekerlemelerle dinlenmeye özen gösterilmelidir.” İfadelerine yer verdi.
“BU BELİRTİLERİ HİSSEDERSENİZ HEMEN DOKTORA BAŞVURUN”
Dr. Akçal, oruç tutarken herhangi olumsuz bir durumla karşılaşılması halinde mutlaka bir uzmana başvurulması gerektiğini hatırlatarak, sözlerini şu şekilde tamamladı:
"Eğer şiddetli baş dönmesi, baygınlık hissi, bebek hareketlerinde azalma, karın ağrısı veya mide bulantısı yaşanıyorsa oruca devam edilmemeli ve hemen doktor aranmalıdır."

0 Yorum