Kuru üzüm, kayısı, incir ve erik gibi meyvelerden hazırlanan hoşaf, uzun açlık süresince vücudun su ve enerji dengesini koruyor.
Özellikle sahurda tüketilen hoşaf, gün boyu yaşanabilecek susuzluk hissini azaltarak oruç tutanlara büyük kolaylık sağlıyor. Lifli yapısı sayesinde sindirim sistemini destekleyen hoşaf, yapay aroma ve renklendirici içermemesiyle de sağlıklı bir alternatif oluşturuyor.
ŞANLIURFA’DA HOŞAF GELENEĞİ DEVAM EDİYOR
Şanlıurfa’da tescilli lezzetlerin başında gelen hoşaf, kurutulmuş meyvelerin suda bekletilip kısık ateşte pişirilmesiyle hazırlanıyor. Şeker miktarı ise isteğe göre ayarlanabiliyor veya tamamen meyvenin kendi doğal tadıyla sunulabiliyor.
Geleneksel yöntemlerle hazırlanan hoşaf, hem iftar sofralarını tamamlayan bir lezzet hem de sağlıklı bir serinletici olarak Ramazan’da yaşatılmaya devam ediyor.
İftar ve sahur sofralarının vazgeçilmezi, Osmanlı’dan günümüze miras kalan "hoşaf", bu yıl da sofraların başköşesine kuruluyor.
Sadece bir içecek değil, aynı zamanda bir şifa kaynağı olan hoşaf, hem sıvı ihtiyacını karşılıyor hem de uzun süren açlığın ardından vücudu dengeliyor.
SAHURDA SUSUZLUĞA KARŞI DOĞAL KALKAN
Şanlıurfa’nın iklimi sıcak olmasından dolayı sahurda hoşaf tüketimi önem taşıyor. İçeriğindeki meyve şekeri ve yüksek su oranı sayesinde vücutta sıvı depolanmasına yardımcı olan hoşaf, gün boyu süren susuzluk hissini dindirmede etkili oluyor.

0 Yorum