Fırat Nehri üzerinde kurulu olan Birecik Barajı’nın kapaklarının açılması, bölgede hareketli saatlerin yaşanmasına neden oldu. Baraj kapaklarının açılmasıyla birlikte nehirdeki su debisi hızla yükselirken, ortaya atılan bir iddia ilçede adeta infial yarattı. Bölge ulaşımının ve lojistiğinin en kritik damarlarından sayılan tarihi Birecik Köprüsü’nün ayak kolonlarında, artan su basıncı nedeniyle hasar oluştuğu öne sürüldü.
Resmi makamlardan konuya ilişkin henüz net bir açıklama gelmezken, kulaktan kulağa yayılan bu iddia hem ilçe sakinlerini hem de köprüyü aktif olarak kullanan sürücüleri tedirgin etmeye yetti.
SADECE BİR KÖPRÜ DEĞİL, TÜRKİYE’NİN MÜHENDİSLİK ANITI
İddiaların odağındaki Birecik Köprüsü, yalnızca iki yakayı birbirine bağlayan sıradan bir geçit değil; Türkiye’nin modern mühendislik tarihindeki en önemli dönüm noktalarından biri. 1956 yılında inşa edilen 720 metre uzunluğunda ve 10 metre genişliğindeki bu devasa betonarme yapı, dönemin şartlarında "Türkiye'nin en uzun açıklıklı betonarme karayolu köprüsü" unvanıyla kayıtlara geçmişti.
Cumhuriyet Dönemi’nin en özgün ve ünik mimari örneklerinden biri kabul edilen tarihi köprü, doğu-batı sentezini mimarisinde de barındırıyor. Karma bir yapı modeline sahip olan köprünün doğu (Birecik) kesiminde 55’er metrelik 5 adet estetik kemerli sistem kullanılırken, batı (Gaziantep) kesiminde ise 26'şar metrelik 14 bölümden oluşan kirişli sistem göze çarpıyor.
2007’DE TESCİLLENDİ…
2 şeritli, 7 gözlü olan ve her iki tarafında birer metrelik yaya yolu bulunan köprü, hem bölge halkının kültürel mirası hem de taşıdığı akademik değerler nedeniyle 2007 yılında tescillenerek koruma altına alınmıştı. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ni batıya bağlayan bu stratejik yapı, günümüzde halen aktif olarak normal taşıt ve yoğun yaya trafiğine hizmet vermeye devam ediyor.

0 Yorum