Manevi, İlkeli ve Liyakatli Diyanet ve Vakıf Çalışanları Sendikası (Mil Diyanet Sen), Şanlıurfa Şube Başkanı Ömer Çapan, iki aydır boş bulunan İl Müftülüğü görevine bir an önce atama yapılması çağrısında bulundu.
Çapan, Şanlıurfa gibi büyük ve dinî açıdan önemli bir şehirde müftülük makamının boş kalmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.
ÇAPAN: TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK 7. VİLAYETİNE İKİ AYDIR NEDEN MÜFTÜ ATANAMIYOR
Şanlıurfa’nın genç nüfusu, sosyal sorunları ve sınır kenti olması nedeniyle din hizmetlerinin güçlü bir şekilde yürütülmesi gerektiğini dile getiren Çapan,şunları kaydetti:
“Yaklaşık üç milyona varan nüfusuyla Türkiye’nin en kalabalık metropollerinden biri olan; inanç turizminin kalbi, "Peygamberler Şehri" Şanlıurfa, iki ayı aşkın bir süredir il müftüsüz yönetiliyor. Dinî, tarihî ve kültürel açıdan ülkemizin manevi lokomotiflerinden biri olan bu kadim şehirde, böylesine hayati önemdeki bir makamın bu kadar uzun süre boş bırakılması şehrin manevi kimliğine zarar vermektedir. Ülkemizin geleceği olan genç nüfus oranında Türkiye birincisi olan, mevsimlik tarım işçiliği gibi devasa sosyal meseleleri bulunan, sınır hattında yer alması sebebiyle entegrasyon ve manevi rehberlik hizmetlerine her gün ihtiyaç duyan bir şehirde, "Müftülük" makamı sıradan bir makamı değil toplumun tüm kesimlerine hitap eden büyük bir temsiliyeti ifade etmektedir.
Şanlıurfa halkı adına soruyoruz... Eski İl Müftüsü'nün emekli olacağı aylar öncesinden bilindiği halde, Türkiye’nin en büyük 7. vilayetine iki aydır neden müftü atanamıyor, daha liyakatli bir isim bulunamadı mı? Müftülük için acaba hangi kriterler isteniyor... Liyakat mi aranıyor yoksa sadakat mi aranıyor...”
“MÜFTÜLÜK MAKAMINA DUYULAN GÜVEN DUYGUSUNA BÜYÜK ZARAR VERMEKTEDİR”
Çapan, şehirde müftülük atamasına ilişkin farklı isimlerin konuşulduğunu ve sürecin uzamasının çeşitli iddiaları da beraberinde getirdiğini belirterek,
“Şehrin farklı kesimlerinde, halkın arasında her gün birbirinden farklı isimlerin İl Müftüsü olarak konuşulması ve bu atamanın siyasi kulislerde 'Atanacak Müftü benim adamım olsun' şeklinde pazarlık konusu yapıldığına dair dedikoduların halkın arasında yaygınlaşması ile birlikte atama sürecinin uzaması hem Diyanet İşleri Başkanlığı'na, hem de Müftülük makamına duyulan güven duygusuna büyük zarar vermektedir.
Şanlıurfa gibi hassas ve büyük bir şehirde vekâleten yönetim, işlerin sadece "idare edilmesi" demektir. Vizyoner projelerin üretilmesi, aile kurumu başta olmak üzere gençliğe yönelik kalıcı adımların atılması ve şehrin manevi yaralarına merhem olunması ancak güçlü, yetkili ve asaleten atanmış bir iradeyle mümkündür” dedi.
“ ŞANLIURFA HER AÇIDAN ACİL HİZMET BEKLEYEN KADİM BİR MERKEZDİR”
Çapan açıklamasının devamında, Peygamberler şehrini bu kadar uzun süre başsız ve rehbersiz bırakmak kabul edilemez olduğuna değinerek,

0 Yorum