İstinaf mahkemesinin “mutlak butlan” kararı sonrası “yönetim” konusunda tartışmaların yaşandığı CHP'de yeni bir gelişme daha yaşandı.
Söz konusu hükmün ardından Genel Başkanlık görevinden alınan, sonrasında milletvekilleri tarafından Grup Başkanı seçilen Özgür Özel, bu kez veda etmek için kürsüye çıktı.
“VAKTİ GELMİŞ BİR VEDANIN HÜZNÜNÜ TAŞIYARAK ÇIKTIM”
Özel, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) düzenlenen toplantıda şunları söyledi:
“Bugün vakti gelmiş bir vedanın hüznünü taşıyarak çıktım. Bugün bu salonun atmosferinden de, uğradığımız o büyük haksızlıklardan sonra daralıp çıktığımız sokaklarda kurduğumuz diyaloglarla. Tüm il başkanlarımızın, ilçe başkanlarımızın mahallelerinde, ailelerimizin akşam sohbetlerinde bu memlekette bir şeylerin değiştiğini, bir şeylerin yeniden kurulduğunu görüyoruz.
Özgür Özel'in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
"Bugün bu kürsüden çok önemli beklentiler var. Ona dair konuşacağız. Bugün bu kürsüye her zamankinden farklı duygularla, belki de vakti gelmiş bir vedanın hüznünü taşıyarak çıktım. Kasım 2023'ten bu yana hep beraber yaşadıklarımızın siyasi tarihte çok önemli bir yer tutacağından hiçbirimizin şüphesi yok. Size söz veriyorum; her şey bittiğinde asla unutkan olmayacağız. Her şey bitecek ama hep birlikte hatırlayacağız. Bugüne kadarki tutumlarınızdan, bugüne kadarki duruşlarımızdan birileri gelir geçer, unutulur, yapanın yaptığı yanına kâr kalır diye kimse düşünmesin. Her son bir başlangıçtır. Zalimi zalim, mazlumu mazlum olarak, sinip kaçanı korkak, sorumluluk alanı birer kahraman olarak, dost olanı dost, olmayanı bugünlerdeki tutumunu unutmayarak bizzat anacağız. Tarih herkesi bugünlerde nasıl duruyorsa öyle yazacak! Yarıştık, kazandık, tarihte ilk kez mevcut genel başkanı bir yarış sonu seçimle değiştirdik. İşte biz değişmeyen aktörleri millete dayatan, düzenin tekellerine ilk çomağı birlikte soktuk. O gün partide genel başkan değişti, yöneticiler değişti. Ama esas o gün partide ve ülkede, bir yönetim anlayışı değişti. O gün 'tıpış tıpış oy verecekler', 'benim dediğimi yapacaklar', 'CHP'liler zaten, başka nereye gidecekler' diyen bir anlayış yerine; sokağı dinleyen, il başkanını dinleyen bir anlayış partide yönetime geldi.
"BİZ BİR BÜTÜNÜZ, ASLA BOZAMAZLAR"
Partinin adı değişir, partinin logosu değişir, gün gelir devran değişir, ayrı düşenler birleşir ama bizi bölemezler. Biz bir bütünüz, bu bütünü asla bozamazlar. Çünkü bu bütün, 103 yıllık bir gelenekle birbirinden ayrı durmayan, düşünmeyen bir bütündür. Belediye başkanlarımıza art arda operasyonlar başladı. Partinin adaysızlaştırma, kurumsuzlaştırılma ve lidersizleştirilme sürecinin düğmesine Recep Tayyip Erdoğan tarafından basıldı. Arkadaşlarımıza yapılan kumpaslara karşı 'Bağımsız yargıya güvenimiz tamdır. Yargı süreçlerinin tamamlanmasını bekleyeceğiz, arkadaşlarımızın aklanması lazım, partimizin bunlardan arınması lazım' diyecek genel başkan; iki emekli öğretmenin evladı, 10 yaşından beri yatılı okulda arkadaş satmamış Özgür Özel olamazdı, olmadı, olmayacak! Kurultayı kaybedip hazmedemeyenler ile yerel seçimleri kaybedip hazmedemeyenlerin, büyük kurguyu yapıp içinde bir memur çocuğuna, bir parasız yatılı öğrenciye, arkasında lobilerin olmadığı, arkasında çıkar gruplarının olmadığı, geçmişinde bağlantıları, geleceğe yönelik taahhütleri olmayan birine yarının iktidarını verecek miyiz yoksa derin devletin kirli hesabına uyacak bir işbirliği mi yapacağız sorusuna cevaptır bizim yürüyüşümüz.
Kadının iradesine karar veren erkekler. Yetki nereden, butlandan. Butlan yetkisi nereden, Saray'dan. Kadının seçtiğine karşı, Saray'ın seçtirdikleri karar verecek.
KILIÇDAROĞLU'NA SESLENDİ
CHP'liyim diyebilene söylüyorum; ister yarıştığımız kongrenin delegesiyle, ister son kongrenin delegeleriyle, ister 2 milyon üyemizin her birisiyle sandığı koyalım ortaya, karar versinler genel başkana. Yüzde 90'ın altında oyu güvensizlik sayarım, partinin önünü açarım. Hodri meydan, var msın!
YENİ PARTİYİ AÇIKLADI
Bugün mecbur bırakılmış, vakti gelmiş, hüzünlü bir vedanın hemen eşiğindeyiz. Ancak yeni bir başlangıcın sarsılmaz umudunu içimizde taşıdığımızı da milletimizle paylaşmak isterim.
Artık partimiz butlanla, yargı kollarıyla, Saray duvarları arasına sıkışmış bir esaretin ve bir işgalin altındadır. İşgal altındaki İstanbul'da saray kuklası bir paşa olmak yerine; ölümü gözü alıp, Anadolu'ya geçip kurtuluş mücadelesini veren Mustafa Kemal Atatürk'ün gösterdiği yol, bizim yolumuzdur.
Biz siyasette gömlek çıkarmıyoruz. Biz bu ülkenin yarınları için siyasette ateşten bir gömleği hep beraber giyiyoruz.
Milletvekillerimiz ile birlikte yeni partiyi kuruyoruz. Yeni kuracağımız partimizle açık ara farkla TBMM'nin ana muhalefet partisi oluyoruz. CHP grup kürsüsüne veda ederken ana muhalefet grup kürsüsünü asla bırakmıyoruz. Ancak artık ana muhalefet grup kürsüsüne veda etmenin, iktidar partisi grup kürsüsüne kavuşmanın gününü sayıyoruz. Atatürk'le sorunu olmayan, Misak-ı Milli sınırlarıyla sorunu olmayan, cumhuriyetle sorunu olmayan tüm demokratları Türkiye ittifakında kucaklamaya, birlikte iktidara yürümeye davet ediyorum. Bu davetin sahibiyiz."

0 Yorum