Şanlıurfa’nın tarihi Haşimiye Meydanı’nda küçük dükkânında yıllardır saatleri yeniden çalıştıran Mustafa Gerener, zamana karşı direnen mesleklerden biri olan saat tamirciliğini yaşatmaya çalışıyor.
Çocuk yaşta başladığı meslekte 47 yılı geride bırakan Gerener, geçmişte hayatın önemli bir parçası olan kurmalı, otomatik, duvar ve masa saatlerinin artık eski ilgiyi görmediğini söyledi.
Cep telefonları ve akıllı saatlerin saat tamirciliğini de etkilediğini belirten Gerener, buna rağmen mesleğini severek sürdürdüğünü ifade etti.
Gazeteipekyol.com’a konuşan Gerener, çocuk yaşta başladığı saatçilikte 47 yılı geride bıraktığını söyledi.
GERENER: İŞİMİZİ SEVEREK YAPMAYA DEVAM EDİYORUZ
Çocuk yaşta başladığı saat tamirciliği mesleğini yarım asırdır sürdüren Gerener, “Saat tamirciliğine 10 yaşlarında başladım. 10 yılda çıraklık olarak çalıştım. 47 yıldır bu işi yapıyorum. Eski dönemlerde kurmalı, otomatik, duvar saatleri, masa saatleri vardı. Hatta masa saatleri Ramazan ayında sahura kalmak için ayarlanırdı. Günümüzde bu saatler neredeyse yok. Tabi cep telefonları, internet, akıllı saatleri bizim işimizi etkiledi ama yine de işimizi severek yapmaya devam ediyoruz. Yeni nesilden de saat işine merak edenler var. Eski saatler artık görsel amaçlı, süs eşyası olarak kullanılır. Biz akıllı saatlerden pek anlamıyoruz.” diye konuştu.
“SAAT DÜNYANIN EN KÜÇÜK MAKİNASIDIR”
Mesleğin son temsilcilerinden biri olduğunu söyleyen Gerener, mesleğin yaşaması için devletin el atması gerektiğine dikkat çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bizim işimiz mekaniktir. Ben mesleğimi severek yapıyorum. Mesleğimizin devam etmesi için devletinde artık bir el atması gerekiyor. Üniversitelerin birçok bölümünde aşçılık, garsonluk gibi alanlar var ama saatçilik yok. Bizim işimiz sabır isteyen bir iştir. Mesleğimizde çırakta yetişmiyor. Titizlikle çalışılan bir iştir. Saat dünyanın en küçük makinasıdır. Uçakta da bir makine var saate de bir makine var. İşimiz iğneyle kuyu kazmak gibi bir şeydir.”


0 Yorum