kaynak olarak ekleyin
ŞANLIURFA- Nice kahramanlarının sayesinde kurtuluşunu kazanan Şanlıurfa'da, bugün o kahramanlardan biri yeniden anıldı.
Araştırmacı-Yazar Selahattin Eyyübi Güler, Urfalılar arasında “Acemi Paşa” olarak meşhur olan Çö Aslanı lakaplı Uceymi Sa'dun Paşa'yı yazdı.
Şanlıurfa'nın tarih ve kültürüne yönelik çalışmalarıyla tanınan Araştırmacı-Yazar Selahattin Eyyübi Güler, yazısıyla Sa'dun Paşa'yı tanıyanlara kendisini yeniden hatırlattı, tanımayanlara ise tanıma fırsatı sundu.
İşte, Türklere ihanet etmeyi aklından ucundan geçirmeyerek Irak’ta 150 bin dönüm toprağını bırakıp Kurtuluş Savaşı'nda Urfa'nın özgürlüğüne kavuşmasında aktif rol oynayan Çöl Aslanı lakaplı Uceymi Sa'dun Paşa ile ilgili o yazı:
ŞÖHRETİN ZİRVESİNDEYDİ
"1887 yılında Irak Nasıriye’de doğdu. Babasının adı Sa‘dun annesinin adı ise Vadha’dır. Uceymi Paşa es-Sa‘dun’un ismi Urfalılar arasında ‘Acemi Paşa’ olarak meşhur olmuştur.
Geniş bir aşiretler topluluğu olan Müntafık’ın Şeyhül-meşayihi olan Sa‘dunoğulları soyca Hicaz eşrafından olup 15. yüzyıl başlarında bir kolu Irak'a göç etmiş, burada 400 yıla yakın bir emirlik kurmuşlardır. Şu‘aybe Savaşı’nda şöhretinin zirvesine ulaşan ‘Uceymi Paşa, Kurtuluş Savaşı'nda İngilizlere karşı Osmanlıların yanında durmuştur.
IRAK KRALLIĞINI REDDETTİ
Bütün Osmanlı döneminde bölgede, Osmanlı yanlısı olan Sa‘dun ailesi, Türk Ordusu'nun geri çekilme süreçlerinde de yardım etti. Türk ordusu çekilirken Uceymi emrindeki süvariler, Türklerin yanından ayrılmadı. Lawrence, Türklere ihanet etmesi karşılığında Uceymi Paşa'ya savaştan sonra kurulacak Irak Krallığı'nı önerdi. Türklere ihaneti karşılığında teklif edilen Irak Krallığı’nı tereddütsüz reddetti. Irak’ta 150 bin dönüm toprağını bırakarak 5 Haziran 1920’de Mardin’e geldi. Genelkurmaya başvurarak, Kurtuluş Savaşı’nda adamlarıyla birlikte Fransızlara karşı mücadele etmek istedi.
Şeyh Uceymi, 30 Ekim 1918'de imzalanan ve Osmanlı Devleti'nin yenilgiyi kabul ettiği Mondros Mütarekesi'nin imzasından sonra İngilizlerle çete savaşı yapmaya devam etti.
URFA İÇİN FRANSIZLARLA SAVAŞTI
5 Haziran 1920'de Mardin'e gelen Şeyh Uceymi, Ankara Hükümeti’ne başvurarak, Kurtuluş Savaşı'nda adamlarıyla birlikte Fransızlara karşı mücadele etti. Urfa'nın özgürlüğüne kavuşmasında aktif rol oynadı.
Urfa’nın Fransızlarca işgal edildiği dönemde Kuvayı Milliye’ye destek vermiş, Binbaşı İlyas ve Şevket Beyler Resulayn’da bulunan Uceymi Paşa'nın yardımlarıyla Suruç ve Aneze aşiretlerini birleştirerek Cerablus ve Arappınar arasındaki şimendifer hattını tahrip etmişlerdir.
İngilizler, bir süre sonra, Irak'ta kendilerine ağır darbeler indiren Şeyh Uceymi’yi TBMM Hükümeti’nden istedi. Ancak Mustafa Kemal Paşa, teklifi hiç düşünmeden reddetti.
ATATÜRK'ÜN KENDİSİNE TEKLİFİ…
Uceymî Paşa, ilk önce Mardin’e ve 1927'de Antep’e yerleşerek 4.000 kişilik kabilesiyle Türk vatandaşı oldu.
Atatürk, bu koca Türk dostunu, Cumhuriyet kurulduktan sonra unutmadı. Hizmetleri karşılığında Urfa'da 14 köyün bağışlanmasını istedi. Teklif TBMM tarafından kabul edildi. Ancak, çevresindeki adamlarının büyük kısmının Irak'a dönmesi nedeniyle sadece bir köyün yeterli olacağını söyleyen Uceymi Paşa, 9 bin dönümlük arazi üzerine kurulu Germüş Köyü’ne (şimdi Dağeteği) yerleşti ve daha sonra Şubat 1928 tarihli tapusu da kendisine verildi. 1934 yılında “Sümer” soyadını aldı.
VEFASI VE VEFATI
Dört yakın adamı ondan hiç ayrılmadı.
Urfa’nın Arap ailelerinden birisinin kızıyla evlenen Uceymi'nin üç çocuğu oldu: Mübine, İsa ve Abbas. Kendi çocukları çiftçilikle uğraşırken, kendisiyle kalan en yakın adamlarından zenci asıllı Şüleyde Özdemir'in çocuklarının hepsini okuttu. İlki Hacettepe Üniversitesi'nde Ortopedi profesörlüğünden emekli Prof. Dr. Nasır Özdemir, ikincisi Cumhuriyet Savcısı Şükrü Özdemir, üçüncüsü de Ankara Üniversitesi’nden emekli Halk Bilimi Profesörü Hasan Özdemir'dir.
Uceymi 1958 yılında Germüş Köyü’nden kalkarak ailesiyle Ankara’ya yerleşti. Köyü oğulları İsa ve Abbas’a bıraktı. Ankara'ya yerleştikten iki yıl sonra, 29 Ekim 1960 tarihinde 73 yaşında Ankara'da vefat etmiş ve cenazesi Ankara Cebeci Asri Mezarlığı’na askerî törenle defnedilmiştir.
Uceymi'nin kızı Mübine Sadun bugün Ankara'da.
GAZETECİ ÖZDİL: TANINMAYAN KAHRAMANLARDAN BİRİ OLDU
Gazeteci-Yazar Yılmaz Özdil Uceymî Sadun Paşa hakkında şunu öne sürer:
'İngiliz casusu Lawrence’ın maşası olsaydı, kendisine teklif edilen serveti alarak, Türkleri sırtından vursaydı, eminim Hollywood'da filmleri çekilirdi, bütün dünya tanırdı... Türk dostu olduğu için, maalesef, Türkiye'de bile tanınmayan kahramanlarımızdan biri oldu.' "
Kaynak: Ahmet Hakkı Ak

0 Yorum