Suriyelilerin vatandaşlık talebinde "Erdoğan gerçeği”

Türkiye, özellikle iç savaştan kaynaklı göç dalgalarına maruz kalmaya devam ederken “geçici koruma” statüsü verilen Suriyelilere vatandaşlık verilmesi ile ilgili “seçim” odaklı yeni bir gündem oluştu. Suriyelilerin bugünlerde vatandaşlığa ilgi göstermelerinin ardındaki gerçeğin yapılacak seçimlerde "Erdoğan kaybederse ülkemize geri gönderilebiliriz" korkusu olduğu öğrenildi.

Haber albümü için resme tıklayın

ŞANLIURFA - İçişleri Bakanı Süleyman Soylu geçtiğimiz günlerde 2021 yılı sonuna itibarıyla Türk vatandaşlığına geçen Suriyeli sayısını açıkladı. Bakan Soylu, "31 Aralık 2021 tarihine kadar 84 bin 152'si çocuk olmak üzere 193 bin 293 Suriyeli Türk vatandaşı oldu" dedi. Açıklanan rakamlar bu bilgilerle de sınırlı değildi. Bakan Soylu Türkiye'de 700 binin üzerinde Suriyeli çocuğun dünyaya geldiğini, 3 milyon 700 bin civarında da Türkiye'de geçici koruma statüsünde Suriyeli bulunduğunu belirtti. 

Bundan birkaç yıl öncesine bakılacak olursa 2018'de 80 bin civarında Suriyeliye vatandaşlık verildiği belirtilmişti. Takvimler 2019'un ağustosunu gösterdiğinde Bakan Soylu, 92 bin 280 Suriyeliye vatandaşlık verildiğini söylemişti. Mülteciler.org.tr sitesindeki bilgilere göre Aralık 2019 sonu itibarıyla bu sayı 110 bine ulaştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan da tam da o dönem bu sayısı artıracaklarını belirterek "Diğerleri için de vatandaşlık sürecini daha da artırma konumundayız. Niye? Çünkü bu insanlar ülkemde kaçak köçek yaşamasın. Herhangi bir kurumda, kuruluşta rahatlıkla işini bulsun, çalışsın" demişti. Siyasi gelişmeler ve üst düzey devlet yetkililerince yapılan açıklamaların ardından da sayı hızla artarken son gelinen noktada vatandaşlık verilen Suriyeli sayısı 200 bine yaklaştı. 

SURİYELİLER NEDEN VATANDAŞLIK İSTİYOR?

Suriyelilerin yeni bir hayat kurma arzusu ile yerleşik hayata geçmek için ihtiyaç duydukları vatandaşlık talebinin arkasında aslında, seçimde ortaya çıkması muhtemel tablo korkusu olduğu konuşuluyor. Ülkelerine geri dönmek istemeyen geçici koruma statüsündeki Suriyelilerin çoğu, “vatandaşlık” hakkı alıp seçimden sonra cumhurbaşkanının değişmesi durumunda geri gönderilmeme garantisi elde etmeye çalışmak olduğu anlaşıldı.

TURİZM BÖLGELERİNDE İSTENMİYORLAR İDDİASI

İçişleri Bakanlığı’nın yabancıların mekânsal yoğunlaşmasını önlemek amacıyla açıkladığı “seyreltme projesi” gündemdeki yerini koruyor. Projeye göre, Ankara, Antalya, Aydın, Bursa, Çanakkale, Düzce, Edirne, Hatay, İstanbul, İzmir, Kırklareli, Kocaeli, Muğla, Sakarya, Tekirdağ ve Yalova’dan oluşan 16 şehirde yabancılar için kayıt kapatılacak. Kayıt kapama dışında atılan ikinci adımdaysa, yoğunluğun bulunduğu yerleşim yerlerindeki Suriyeliler farklı ilçe ve illere yerleştirilecek. Bu projenin amacının Suriyelileri turizm bölgelerinden arındırıp Gaziantep ve Şanlıurfa gibi illerde tutmak olduğunu savunanlar oldu.

Mülteci dernek temsilcileri, projenin insan haklarına aykırı olduğunu belirterek eleştirdi.

Projenin detaylarına dair açıklama yapılmadı henüz. 16 il hangi kriterlere göre belirlendi? Bu konuda mülteci dernekleri, mültecilerle ilgili çalışma yapan kurum ve kişilerin de bilgisi yok. Mülteci Medyası Derneği Yöneticisi Deysem Siti, projenin 'nerden tutulsa elde kaldığını' ve 'pratikte uygulamanın çok zor olduğunu' belirtti. Projede geçen “gönüllü olarak başka il ve ilçelere yerleşme" ifadesine dikkat çeken Siti, hiçbir mültecinin düzenini bozup, başka il ve ilçelere gitmeyeceğini açıkladı.

Deysem Siti, projede belirlenen ve aralarında mültecilerin çok yoğun yer almadığı 16 kentin ne tür kriterler baz alınarak seçildiğini bilmediğini kaydetti. Antalya ve Muğla gibi turizm kentlerinin ‘görüntü kirliliği’ açısından projeye dahil edildiğini ifade eden Siti, “Antep, Kilis ve Şanlıurfa mülteci sayısının fazla olduğu iller. Listede yok. Ne düşünülmüş çok anlayamadım. Listede yer alan turizm kentleri tahminimce ‘görüntü kirliliği’ açısından dahil edilmiş. ‘Çarşafla denize girip, plajda dolaşıyor' ya da 'plajda nargile içiyor’ haberleri çok çıktı. Bu yanı da düşünülmüş olabilir ama ana sebebin seçime dönük siyasi hamle olduğu düşüncesindeyim” dedi.

GAZETE İPEKYOL

28 Şub 2022 - 10:26 - Güncel